Tahammül! - Cüneyt Arcayürek

“Tahammülümüz kalmadı” başlıklarını görünce dün sabah gazetelerimizde; oh, nihayet dedim.
Halkımız Maliye Bakanı Şimşek Mehmet’in “Zam yapmıyoruz. Özel
tüketim vergisini güncelleştiriyoruz” diyen açıklamalarına artık isyan ediyor.
Sokaklara dökülecek, meydanları dolduracak diye bir kez daha hayallere kapıldım.
Yanılmışım. Meğer hükümet; Bağdat’a, Kuzey Irak’ta dokunulmazlık bahşettiği PKK’ye… “Ya bu örgütü temizle ya da gelir ben temizlerim ha” demiş!..
Arap da artık kurnaz mı kurnaz, burnu Kaf Dağı’ndaki hükümetimizi artık nasıl idare edeceğini biliyor.
Bağdat; ikide bir kapısını çalan, PKK’nin temizlenmesiyle ilgili Türkiye’nin görüşlerini ileten hükümetin hızını, ne yapsak da kessek diye bir ay düşündü. Irak Başbakanı bir sabah, “evraka” diye, buldum diye yataktan fırladı ve…
….K. Irak’taki mukim, -yoksa yerleşik mi demeliyim- PKK üzerine Irak askerlerini göndereceğini dokunduran bir açıklama yaptı.
RTE’nin medyamızı hayran bırakan müthiş tehdidinin hızını kesiverdi.
Bağdat hükümetinin yeni politikasının gayri resmi adı; Türkiye’yi “uyutma” formülü!
Uyutmayı gerçek gibi göstermek için bir topçu bölüğü ile bir tabur askerden kurulu silahlı gücü Kandil’i temizlemek için K. Irak’a göndermeye hazırlanıyor diyen haberler alırsak Bağdat’tan, şaşırmayalım.
***
Şaşırtıcı olmayan, tahammülümüzü zorlamayan bir başka olay; son zamlar!
Halkın sorunlarını yansıttığı, savunduğu iddiasında olan bilumum medya, zamlardan yakınıcı olunca; sade halkımızın artık “Tahammülümüz kalmadı” diye sokaklara döküleceğini, -bir zamanlar Türkiye’de olduğu gibi binlerce kadın ellerinde tencerelere vurarak- meydanlarda “Hükümet istifa” diye haykıracağını bekleyenler varsa…
…ensesine Osmanlı tokadı vurulsa, “Allah daha kötülerini yaşatmasın” diyecek kadar uysal toplumdan alacakları olası yanıt; “Ne yapalım? Bu hükümet Allah’ın takdiri der, yaşarım” olursa, şaşıracak mıyız yani?
Hadi canım sen de! Üstelik hükümet, zamları neden yapıyor? Halkı tüketici toplum illetinden kurtarmak için!
***
Peygamber, “Kötülüklerin kaynağı alkoldür” buyurmuş.
Öyleyse? Başbakan’ın da bir ara dediği gibi, insanlarımızın kötülüklerin kaynağı içkiyi “zıkkımlanmasını” önlemek için örneğin rakıya bastır zammı!
Kimileri gam def etmek için, kimileri yaşamın giderek ağırlaştığından yakınarak ya da evde kadın dırdırını, çocuğun karşılayamadığı okul gereksinimlerini unutmak için vuruyor kendini şaraba, rakıya… Ne yapsın hükümet?
Halkın sağlığı için zamlı çabaları boşuna!
Peygamberin alkole karşı sözünü kimi belediyeler sokak duvarlarına asmış. Dinleyen de yok!
***
Ayağını yorganına göre uzat sözü eski, yaşlanmış söz. Yenilendi toplum, genç.
Şimdikiler ayağını yorgandan dışarı uzatıyor. Çarşıda pazarda banka kredi kartı. Ödemeyince milyarlık borçları, faizi ile icra kapıda.
Herkesin altında araba. Ya banka kredisiyle aldığın arabanın taksidini zamanında ödeyemezsen? Boş ver!
Şarkı ne diyor, şarkı: “Bir kere geldik dünyaya”... Gıcır gıcır arabayı çek altına! Düşmana inat! Pazar günü çoluk çocuk doğru pikniğe!
Sol elinde milyarlık cep telefonu, kulağında. Sağ eli direksiyonda. Yüz, yüz elli, belki daha da pahalı kocaman ithal arabalarda Müslümanlık gereği, İslam emri başları türbanlı, ama belden aşağıları erkeği tahrik edici kıvamda, dar giysiler içinde kıvrak mı kıvrak!
Çoğalıyor mu çoğalıyor.
Zamların arkası varsın gelsin. Halkımız vefalıdır, vefalı.
Nitekim vefasını; içkiden uykuya dek her açıdan sağlığını böyle düşünen bir partinin, hükümetin oylarını giderek arttırarak kanıtlıyor!

Cüneyt Arcayürek/Cumhuriyet

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget