Dil ve Durum - Mümtaz Soysal

BİR dildeki çok eski deyimlerin çok yeni durumlara uygun düşer duruma gelmesi endişe verici olmalı. Örneğin, doktorunuz “Abur cubur yemekten çocuğunuzun sindirim sistemi ya da büyüme temposu bozulmuş” dese endişe duymaz mısınız? Sizin açınızdan, abur cuburluk güncelleşmiş demektir. Yahut, politikanın “saçma sapan” sözlerle dolması ya da oğlanın okullarda “dikiş tutturamayışı” ailede yeni bir güncellik yaratmaz mı?
Çağ atladığı, hızlı büyümesiyle dünyaya parmak ısırttığı söylenen bir ülkede bu tür eski deyimlerin gitgide daha çok kullanılır olmaya başlaması sahiden düşündürücü değil mi?
Hele bunların “süper”, “dört çeker” türünden son yılların gözde deyimleriyle iç içe geçmiş ve birlikte kullanılır olması toplumdaki tutarsızlıkların belirtisi sayılmalıdır.
Doğu’yla Batı arasına sıkışmış melez bir kültürümüzün olduğu su götürmez. Ama bunu bir kusur olmaktan çıkarıp bir çeşit üstünlüğe dönüştürmek de bizim elimizdedir. Öte yandan, bunun sadece edebiyatla, sanatla sağlanabileceğini, daha doğrusu o alanlardaki sentezlerin yeterli olabileceğini düşünmek de büyük yanılgıdır.
Birçok konuda olduğu gibi bu konuda da melez kültürün gerçek bir atılım kaynağına dönüştürülmesini aslında üniversiteler düzeyinde sağlanabilecek bilimsel bir sorun olarak görmek gerekiyor. Medreseler sisteminin yıkılması, hatta İstanbul Darülfünun’un özerk üniversiteye dönüştürülmesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin kurulması gibi yakın tarihin reformları hep bu sorundan kaynaklanır. Cumhuriyet, eski-yeni sentezini bu topraklar üzerinde kurulmuş bütün uygarlıkların sentezi biçiminde sağlamayı amaçlamıştı. Şimdi, bırakın öyle bir anlayışı, çocuklara camileri sevdirmek ya da evlere imam ziyaretleri düzenlemek gibi acayip uygulamalarla ne olduğu pek anlaşılamayan bir döneme girmek üzereyiz.
Böyle geçiş dönemlerinde, neyin ne olduğunu kestiremeyen insanlar yol gösterici ışık arar. Bu ışık henüz ana muhalefet partisinden gelmedi. Ya da geliyor da fark edilmiyor.
Üniversiteler sessiz. Oysa, asıl bilimsel “tanı”yı koyması gereken onlar.
Ses çıkarmalarının zamanıdır.

Mümtaz Soysal/Cumhuriyet

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget