Yeni Türkiye inşa ediyormuş! - Tünay Süer

Sevsinler senin yeni Türkiye’ni sayın başbakan. Türkiye’yi bölüp parçalanmak ne zamandan beri yeniye giriyor?
Uğrunda bir damla kan akıtmadığın bu vatana, Atatürk sayesinde oturduğun koltuğa, seni başbakan yapan Türk Milletine ihanet içindesin.
Hakkâri elden gitti' açıklaması yapan HEPAR Genel Başkanı Osman Pamukoğlu’nu “Bu nasıl bir zihniyet? Üstelik ordunun içinden gelen bir kişi olarak bunu söyleyeceksin. Utanmadan, sıkılmadan başbakanı televizyona davet ediyor, kimsin sen, gramın ne, çapın ne?! Diye eleştirmiştin ya, paşa az bile söylemiş oysa Güneydoğu’yu sen gözden çıkartmışsın. Acaba senin çapın ne ?
                                                          ***
Küresel güçlerin katkılarıyla binlerce asker ve sivil vatandaşımızın kalleşçe ölümlerine sebep olan PKK’nin hamisi, Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın değerli dostu Barzani’nin birlikte Diyarbakır’ı yıldız(!) Yapma şovlarını Antalya’dan dönüş yollarında olduğumdan izleyemedim.
Basından takip edebildim. Hesapta bilmem kaç tane açılış yapacakmış, zaman zaman Türkiye’nin sınır ötesi operasyon yapması halinde güçlü karşılık göreceğimiz tehditlerini savuran, PKK’ye hamilik yaptığı bilinen, Yahudi asıllı peşmergebaşını da bu açılışa davet etmiş.
Ne alaka diyemeyiz zira emperyalistlerin adım adım planladıkları senaryonun bir bölümüdür bu.
Barış, daha çok özgürlük, daha çok demokrasi ve yeni Türkiye adı altında halkın kandırılmasından başka bir şey değildir.
Daha doğrusu 2004 yılında, başbakanın Kanal D’de, Teke Tek programında, “Hani şu Amerika’nın da düşündüğü Büyük Ortadoğu Projesi var ya, orada Diyarbakır bir merkez olabilir, bir yıldız olabilir” açıklamasının uygulamasıdır.
Başbakan kendisini çok kurnaz sanıyor ama bizlerin de aptal olmadığımızı biliyor ve aklı sıra hazmettire, hazmettire yoluna devam ediyor.
Hükümetiyle, devletiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne bütün kameralar önünde “Meşe ağacının hangi dalı nerenize battı sayın hükümet” “Bizi şahin ve güvercin diye ayıranlara has..tirin diyorum” diye küfür eden Baydemir’i ziyaret etmesine gelince şaşırmamak elde değil.
Bir başbakan bunu nasıl unutabilir, hazmeder, hayret ki hayret! Bu nasıl bir iktidarda kalma hırsıdır?
Tüm bunlardan anlaşılıyor ki başbakan çok sıkıntıda. Amerika’ya ve İmralı’daki caniye verilen sözleri zaman içerisinde yerine getiremedi. Amerika onu gözden çıkarttı, Kürtçüler halen sözlerin yerine getirilmesini bekliyorlar. Evdeki hesap çarşıya uymadı. Onu engelleyen Türk Milletinin GEZİ olayları ile ayağa kalması oldu.  Önümüzde seçimler var seçimleri kazanabilmek için Kürtçülere taviz üstüne taviz verdiğini hep birlikte gördük ve görüyoruz.
Aslında başbakanın bu yaptıkları suçtur ama ondan hesap soracak yargı da elinde olduğu için şimdilik devam ediyor. Başbakan yanlış sularda yüzüyor. Bunu birlikte bin yıldır yaşadığımız Kürt halkımız da biliyor. Bundan ötürü Diyarbakır şovu onun beklentisini karşılamadı.
 29 Ekimde Anıtkabir’e 1 milyon 89 bin 615 kişi giderken Diyarbakır’da ise 3+4 bini Kuzey Irak’tan getirilen, Barzani'li, Şivan'lı, İbrahim Tatlıses'li şovda ancak 30 bin kadar insan toplanmış. Hadi diyelim ki yüz bin, benden de bir yüz daha diyelim. Hepsi o kadar işte.
Diyarbakır konuşmasında kendi kendisini general ilan eden Molla Mustafa Barzani’ye övgüler yağdırarak; “Bugün de onun oğlu değerli dostum Mesut Barzani’yi misafir ediyoruz. Tıpkı, babanız, amcanız gibi kardeşlerinizin toprağına (!) hoş geldiniz. Diyor.
 Merak ettim, kimmiş o kardeşlerimiz? Kanımızı içmeye kalkan düşmanlarımız mı? Hayret!
1932’de Ahmet, Sadık ve Mustafa Barzanileri Irak’taki İngilizler sıkıştırınca dağlarda ölümle burun buruna kalan kardeşler yanlarında 100 kişi ile birlikte Türkiye’ye sığınmışlar, bir yıl sonra af çıkınca geri dönmüşler ama Barzanilerin eşkıyalıkları hiç bitmemiş.
Aslında ayaklandırılmaya çalışılan Kürtçülerin bizim Kürtlerimiz olduğuna da inanmıyorum. Eylül 1980 ile Ağustos 1988 arasında Irak'ın İran'la olan savaşında Saddam Hüseyin'in ABD desteğiyle kimyasal silah kullandığı zaman ve1990-1991 krizinden sonra ise 500.000 ile 600.000 arası Kürt, Türkiye sınırına akın etmiş. Muş, Mardin ve Diyarbakır'da oluşturulan kamplara yerleştirilmişler. 2 senedir Suriye’den kaçan Kürtleri de ve bunların üremelerini de sayarsak içimizdeki düşmanları kolayca bulabiliriz.
Yıllar geçtikçe dışarıdan gelenler emperyalist ülkelerinde katkıları ile topraklarımıza göz diktiler
 Aksi takdirde bir insan doğup büyüdüğü, ekmeğini yediği, suyunu içtiği vatanına asla ihanet etmez. Bizim Kürt vatandaşlarımız yıllardır PKK tacizlerinden, tehditleri yüzünden büyük şehirlere çeşitli ilçelere yerleşen vatandaşlarımızdır. Oralardan buralara göç edemeyen Kürt kardeşlerimiz de yanlış politikalarımız yüzünden mecburen BDP ve PKK tarafından ya kandırılarak, ya da taciz edilerek işbirliği içine girmek durumunda kalıyorlar.
 Devletin yapacağı, toprak reformu, ağalığı, beyliği kaldırmaktır aslında ama bu günkü iktidarın böyle bir derdi yok. Amaç, BDP ye giden oyları alabilmektir.
                                                              ***
Şimdiye dek görülmemiş bir şey yapmış iktidar. Belki ben öyle biliyorum, kim bilir? Gazi Mustafa Kemal ve şehitler için saygı duruşu ve de İstiklal Marşımızın okunması gibi..
Hayret ki hayret! Hem Biji Kürdistan sesleri yükselecek hem de saygı ve İstiklal Marşı. Bu nasıl bir şeydir ya? Sanki bizle alay ediyorlar...
Kimi kandırmaya çalıştılar acaba? Atatürk’ü yok etmek, kalplerden silmek isteyen ve bunun için elinden geleni yapan bir iktidarın bunları yapması artık ne yapacağını şaşırmış durumda olduğunun göstergesinden başka bir şey değildir. Burada amaç Kürtçüleri oyalamak ve Türk Milletini kandırmaya yöneliktir. Hele bir daha iktidarı eline geçirmeye görsün, ne parti kalacaktır ne de politika bunu her zaman söylüyorum.
Sonuç olarak başbakan Diyarbakır’da bir oyun oynadı. Kürdistan’ı  ve Apo’ya özgürlüğü vereceğini, dağdakileri indireceğini  ilan etti..
Ey! Başbakan;
Madem bunları yapmaya kalkacaktın bunca insanın şehit olmasını neden bekledin diye sormazlar mı adama? Cesaretin mi yoktu, yoksa!
Mustafa Barzani ve Mesut Barzani’ye bu itibar nedendir?
Irak’ın Kuzeyindeki terörist kampları kimin kontrolü altındadır? 90 lı yıllardaki Saddam zamanında, ordu o kamplara girer, dağıtırdı. Bu dostluktan dolayı mı TSK mızı tasfiye ettin?
Barzani AKP 4 Olağan Kongresinin onur konuğu idi. Kürsüye çıkarken  “Türkiye seninle gurur duyuyor” sloganını bunun için mi attırdın?
Dağdakileri indirecek, cezaevlerini boşaltacakmışsın. Yani genel af çıkartacakmışsın. Öyle demişsin.. Kime sordun bunu merak ettim açıkçası.
TC.Tünay Süer

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget