Mehmet Perinçek neden görevinden çıkarıldı? - Tünay Süer

Ergenekon davasından hakkında 6 yıl hapis cezası verilen Akademisyen Mehmet Bora Perinçek İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü araştırma görevliliğinden çıkartıldı.
Bu haberi okuduğumda içim cız etti. Türkiye’de Atatürkçü olmanın bedeli demir parmaklıklar arkasında olmak veya işsiz kalmaktır, bunu bir kez daha anladım.
O, Ermeni soykırımı iddiaları için verdiği mücadele ve bunun doğru olmadığını kanıtlayan genç bir akademisyen.
O, aslında bir araştırma görevlisi, bir bilim adamı ama biz onu Doğu Perinçek’in oğlu olarak tanıyoruz.
Buna şans mı, şanssızlık mı desem bilemiyorum.

Hatırlayalım;
Yaşam hayatı neredeyse dışarıdan çok demir parmaklıklar ardında geçen baba Perinçek Prof. ünvanlı bir hukuk doktoru ve aynı zamanda İşçi Partisi Genel Başkanı. Ergenekon örgütü soruşturması kapsamında 21 Mart 2008 günü saat sabah 04.30 sıralarında, evine baskın yapılmak suretiyle Cumhuriyet başyazarı gazeteci İlhan Selçuk, İstanbul Üniversitesi eski rektörü Kemal Alemdaroğlu ve pek çok kişi ile birlikte gözaltına alınmış, yapılan sorgulamanın ardından tutuklanmıştı.
Baba Perinçek 5 yılı aşkındır halen Silivri Ceza Evinde.
Suçu, diğer esir alınan vatansever komutanlar, bilim adamları, gazeteciler ve halkın oyları ile seçilmiş milletvekilleri ile hemen hemen aynı.  Silahlı terör örgütü kurma, yönetme, zorla hükûmeti ıskata teşebbüs, TC hükûmetine karşı silahlı isyana tahrik(!), açıklanması yasak belgeleri temin etme suçlamasıyla 5 Ağustos 2013'te İstanbul ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
                                                             ***
Türkiye’nin başına Ergenekon diye düzmece bir senaryo kâbus gibi çökmüştü.
Hiçbir düşmanın yenemediği, destanlar yazmış Mustafa Kemal Atatürk’ün ordusunu darmaduman etti. Elbette silah gücü ile değil, sahte delillerle ve PKK’lı gizli tanıklarla, müebbet hapis alan katiller kadın satıcıları ve de siyasallaşmış yargı emperyalistlerin, içerideki işbirlikçilerin katkıları ile.
Aydınlarımız ve ordumuz arkadan kahpeçe hançerlendiler.
BALYOZ  -Kafes, Poyrazköy, gibi senaryosu önceden hazırlanmış diğer davalar da Ergenekon’a bağlandı.  Birbirlerini hiç görmemiş, tanışmamış insanlar hakkında ne yazık ki Özel yetkili Mahkemeler, sanıklar arasında fiilî ve hukukî irtibat olduğunu belirterek önüne geleni tutuklayıp zindanlara kapattı.
Bu tutuklamalar aslında Atatürk’ü yargılamak ve Atatürkçüleri sindirme operasyonlarıydı. Suçsuz oldukları defalarca kanıtlanan ama bu kanıtları dikkate almayan engizisyon mahkemelerine dönüşen bir irade ile uzaktan kumanda edilerek kararlar alındı. Türkiye sıkıyönetim dönemlerinde dahi savunmanın haklarının bu denli ihlal edildiği bir yargılamaya tanık olmadı, davalarda hukukun üstünlüğü değil güçlünün hukuku egemendi.
İşte böyle bir ortamda Ulusal Kanal ve Aydınlık Gazetesi ve İşçi Partisine malum nedenlerle bir baskın düzenlendi. Tutuklananlardan biriside Mehmet Bora Perinçek’ti.
Mehmet Bora Perinçek neden tutuklular arasındaydı?
Doğu Perinçek’in oğlu olduğu için mi yoksa bazı gerçekleri ortaya çıkarttığı için miydi?
Mehmet’i anlatmaya kalkarsak bu gencecik bilim adamının İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsünde, araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladığını;
2005-2006 öğretim yılında Moskova Uluslararası İlişkiler Devlet Enstitüsü (Üniversitesi)’nde (MGİMO(U)) misafir araştırma görevlisi olarak, çalıştığını. 2007-2008 yıllarında TC Dışişleri Bakanlığının projesi çerçevesinde Rusya Federasyonu devlet arşivlerinde araştırmalar yaptığını öğreniyoruz.
Rusya Devlet arşivinde resmi olarak görevli olan Türkiye’de hiçbir şekilde siyasi faaliyeti olmayan genç bilim adamının yurda döndükten altı gün sonra tutuklanması kafalarda sorular yaratmıştı.
Yapılan polis baskınlarının gerekçesi Tayyip Erdoğan'ın ses kayıtlarını bulmaktı. Tabi bu bir bahane, tezgâhtı aslında. Çünkü ses kayıtları yaklaşık 1 yıl önce yayınlanmış, buna ilişkin arama ve tutuklamalar yapılmıştı. Perinçek yurt dışındaydı nasıl olurda Ergenekon’a dâhil edilirdi?
Kısa zamanda kokusu çıktı.
Rusya, Türkmenistan ve Özbekistan gibi ülkelerdeki cemaat okulları “yabancı bir devlet adına casusluk” gerekçesiyle kapatılmış, öğretmenleri sınır dışı edilmişti. Bu operasyonlardan hemen sonra cemaat basını Mehmet Perinçek'i hedefe koymuş, hakkında yalan olduğu defalarca kanıtlanan iddialarla haberler yapılmıştı. Kısacası Cemaatin hedefi olmuştu.
Rusça, Almanca, İngilizce ve Osmanlıca (Eski Türkçe) bilen genç bilim adamının Kaynak Yayınları tarafından okuyucuya sunulan, Sovyet Devlet Kaynaklarında Kürt İsyanları kitabı, konusu ile ilgili Türkçedeki ilk kapsamlı kitap oluyor.
Tarihimizi Yeniden Yazdıracak Değerde Belgeleri binlerce arşivler arasından bulup çıkaran Perinçek kendi kaleminden şöyle diyor.
Rusya Devlet Arşivi’nde, Türkiye’ye ilişkin on binlerce belge bulunuyor. Olağanüstü zenginlikte bir hazine, Kurtuluş Savaşımızı, Kemalist Devrim’i, Türkiye- Sovyetler Birliği ilişkilerini, Kürt ve Ermeni sorunlarını inceleyen araştırmacıları bekliyor. Yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılan belgeler, Türkiye tarihinin yeniden yazdırılmasını gerektirecek önemdedir.
Bu belgeler,
* Türkiye Devrimi’nin dünya ölçeğindeki önemini,
* Atatürk’ün büyük devrimci kişiliğini,
* Türk-Sovyet dostluğunun dünya tarihini etkileyen rolünü,
* Ermeni sorununda Türkiye’ye yöneltilen emperyalist suçlamaların haksızlığını,
* Kürt isyanlarının gerici karakterini yansıtmaktadır.
Belgeler, Türkiye’nin ulusal kuvvetlerinin, uluslararası alanda ve iç cephede yürüttüğü ideolojik ve siyasal mücadele açısından eşi bulunmayan kanıtları içermektedir.

Küçük Perinçek’in başarılarını bence anlatmakla bitmez.
Kısacık bir araştırma ile onun genç ama yaşına göre çok değerli bir bilim adamı olduğunu anlıyoruz. Bu değerli bilim adamının iktidarın kuklaları olmuş kişiler tarafından iftiralarla yok edilmek istenmesi, görevine son verilmesine insanım diyen her kişinin tepki göstereceğinden eminim.
CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun bazen güzel şeyler söyleyebildiğini her zaman söylemekteyim.
Bugünkü Parti Meclisi toplantısından önce yaptığı konuşmada;
Yargının siyasallaştığını, militanlaştığını ileri sürerek Ergenekon davasında 2 yıl tutuklu kalmasının ardından tahliye edilen Mehmet Perinçek'in tutukluluğu sırasında İstanbul Üniversitesi'ndeki (İÜ) görevine son verilmesini eleştirdi. Kılıçdaroğlu, "Hangi anlayışla, hangi gerekçeyle son veriyorsunuz. Sizde vicdan yok mu, ahlakın kırıntısı yok mu, nasıl bilim insanısınız siz. Bir insan araştırma yapacak, kalıcı eserler bırakacak, hapse atılacak. Hapisteyken dilekçe verecek 'Ben tutukluyum diye', siz görevine son vereceksiniz. Yüreklendiren kim bunları, işte bu diktatör dediğimiz adam. Sorun buradan çıkıyor, işin kaynağı da burası" Dedi. Ben de bu sözlerine gönülden katılıyorum.
Evet, Mehmet Bora Perinçek’e büyük haksızlık yapılmıştır. Bunu şiddetle kınamalıyız.
Ayrıca Doğu Perinçek’in oğlu olması onu her zaman onurlandırır. Bundan kimsenin şüphesi olmamalıdır. Doğu Perinçek birçok sahte Atatürkçüden daha Atatürkçü ve Kemalist’tir. Demir parmaklıklar ardından en büyük muhalefeti yapmakta, cumhuriyete ve Atatürk devrimlerine sahip çıkmaktadır. Atatürkçüyüm diyen nice insanları gördük ki  bir kez bile esir tutulan  silah arkadaşlarını ziyarete gitmemişler, onlar için parmaklarını kıpırdatmamışlardır.
Doğu Perinçek hakkında ileri geri konuşanlar için onun ATV kanalında 2006 da Fatih Altaylı ile TEKE TEK programında Atatürk karşıtı Prof Atila Kaya ile tartışmasını sunuyorum. İzleyin ve utanın.

TC.Tünay Süer
Kemalizm Tartışması / Doğu Perinçek Atilla Yayla

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget