“Senin niyetin ne” demezler mi? - Hasan Pulur

 “Senin niyetin ne” demezler mi?
Adama sorarlar: “Senin niyetin ne?” diye… Anayasa’yı değiştirerek ileri demokrasi değil mi?
Meydanlarda bar bar bağırıyorlardı:
“Yetmez ama, evet!”
N’oldi şimdi?
Karadenizlinin dediği gibi!..
* * *
Anayasa’yla uğraşacağına, siyasi partiler ve seçim kanunlarıyla uğraşsaydın ya!
Kıbrıslılar da bir ara tutturmuşlardı:
“Ye s be anem!”
Buradakiler de “Yetmez ama evet!” diyorlardı, ne oldu?
* * *
Evet, sormak lazım, senin niyetin ne?
Kürt sorununu böyle mi çözeceksin?
Eski suçları gündeme getirerek seçilme yasağı koyan Yüksek Seçim Kurulu’nun bu kararı “siyasi”dir demeyen kaldı mı?
Varsa bile sesleri çıkmıyor!
* * *
Bu karar siyasidir.
Elbette, görüntü öyledir ama, acaba “hukuki” tarafı yok mudur?
Yüksek Seçim Kurulu, bu kararı alırken hiç hukuktan yararlanmamış mıdır?
Uygulanan o kanunun maddesini Yüksek Seçim Kurulu koymamıştır ya!
* * *
Anayasa’ya “evet” diye dolanıp duracağınıza siyasi partiler ve seçim kanuna bakmak hiç aklınıza gelmedi mi?
Eski cezalara yasak getiren bu madde, Anayasa’ya aykırıdır!
Gidersin, Anayasa Mahkemesi’ne itiraz edersin.
Anayasa Mahkemesi’ne kim başvuracak?
* * *
Yüksek Seçim Kurulu başvursun, yani desin ki, ben böyle bir karar vereceğim, Anayasa’ya aykırı gibi gözüküyor, ne dersiniz?
Demesi gerekir değil mi?
Diyemiyor, çünkü Yüksek Seçim Kurulu mahkeme olmadığı için böyle bir başvuru yapamazmış.
Hukuk böyleymiş…
* * *
Sıkışınca hukuk devleti deriz ya, hukuk devletini hukuk devleti yapan, ayrıntı gibi gelse de gerçek bu…
* * *
Şimdi gelelim yazının başına:
“Sizin niyetiniz ne?”
Yoksa “kart, kurt”lu günlere geri mi döneceğiz?
Hani adamlar karda yürürken, ayaklarındaki kızaklar “kart, kurt” diye sesler çıkarırmış da onlara “Kürt” denirmiş!
Geçin bu safsataları…
Adam televizyonda Kürtçe konuşuyor, “Benim çocuğum, sabahları ‘Türküm, doğruyum’ diye yemin edemez, çünkü ben de Kürdüm, çocuğum da Kürt!” diyor.
Adam televizyona çıkıp Kürt olduğunu açıkça söylüyor da, yaşadığı toprakların adını şimdilik söyleyemiyor. Cuma namazlarını bile Kürt imamın arkasında kılıyor, yakında İmralı’ya tarifeli vapur seferleri konulacak, Napolyon’un Elbe adasından Paris’e geldiği gibi karşılanacak.
* * *
Onun için sorduk ya:
“Sizin niyetiniz ne?”
Hâlâ görünen köye kılavuz mu arıyorsunuz?
O köyü siz bu hale getirdiniz, tanırsınız…
İlk PKK baskınına “Üç beş çapulcunun marifeti!” diyen rahmetli Başbakanınızla ya da uykudan uyanmış gözleri mahmur, “Kürt realitesini” kabul eden müstakbel Cumhurbaşkanınızla…

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget