Haydi Anadolu İstanbul’a... - Hikmet Çetinkaya

 Haydi Anadolu İstanbul’a...

Not defterimde pazartesiden bugüne değin yazmak isteyip yazamadığım notlar... Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçim gezileri, Erdoğanın çılgın projesi”, giderek artan işsizlik ve yoksulluk, liseli gençlerin içine düştüğü durum...
Hangisini yazayım?..
“16. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Ödülleri töreninde onur ödülünü alan Genco Erkal’ın konuşması, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini çok iyi anlatıyordu:
Sevinemiyorum bu ödülü aldığımdan ötürü... AKM kapalı, Muammer Karaca Tiyatrosu otele çevriliyor, Başbakan istedi diye heykel yıkılıyor, sanatçılara saldırılıyor.
Genco Erkal bunları söylerken, Mehmet Aksoyun Kars’taki İnsanlık Anıtının iki başı tekbir sesleriyle koparılıyordu.
***
O anda Madımak katliamını anımsadım, Kahramanmaraş’ı...
Gözü dönmüş caniler o zaman da tekbir getiriyorlardı. Kanlı Pazar’larda da görmüştüm tekbir getirenleri ellerinde bıçaklarla.
Teğmen Kubilayın Menemen’de başını bağ bıçağıyla kesenler de cami avlusunda tekbir getirmiyorlar mıydı?
Afganistanda, Pakistanda El Kaide ve Taliban da tekbir getirerek boğazlıyorlardı insanları.
Burada bir anımsatma yapayım... Taliban 2001 yılında tekbir sesleriyle Bamiyanda iki dev heykeli dinamitle parçalarken de tekbir getiriyordu.
***
Kars’taki İnsanlık Anıtının başı kesilirken tekbir getiren insanlar ve Mehmet Aksoy’un içimizi acıtan, yüreğimizi sızlatan sözleri:
Şu anda o iki çocuk, o masum iki çocuk katlediliyor...
Yazı masamın başından kalktım Aksoy’un sözlerini okuyunca...
Gecenin kanat çırptığı mavi derinliği ve masum çocukları düşündüm... Kelimeler titreşiyor gibiydi...
Sonsuzluğun içine gömülmüş kör bir bıçak gibiydi her şey...
Başbakan yeni bir seçim rantı bulmuş, Türkiyenin sorunlarını bir kenara bırakıp bir çılgınlığı ikinci boğaz projesiyle kamuoyuna sunmuştu.
Uzmanlar bu projenin kentleşme ve çevre açısından bir cinayet olduğunu anlatıyorlardı...
Rantçılar ise ellerini ovuşturarak çılgın projeye alkış tutuyorlardı.
***
Eğitimi umursamayan, ikinci boğazla İstanbul’u yaşanmaz hale getirmek isteyenler, Güneydoğu ve Doğudaki çocuklarımızı düşünmüyorlardı.
Tüm Anadolu İstanbula göç etmeliydi bundan sonra...
Ankara zaten çoktan gözden çıkarılmıştı...
Üretici daha da yoksullaşmış, taşeron işçilik almış başını gidiyordu...
Bunlar siyasal iktidarın umurunda değildi.
Nasıl olsa AKP için çıraklık dönemi bitmiş, ustalık dönemi başlamamış mıydı?
Unutmadan yazayım... Kişi başına ulusal gelirimiz bu arada 10 bin doların üstüne çıkmış, on yıl sonra 25 bin dolar olacaktı.
***
Mimar ve Kentbilimci Ahmet Vefik Alp Büyük Ülkenin Büyük Projesinin rant kapısının 3 milyar dolarla açıldığını öne sürerken haksız mıydı?
Bu projeyi yıllar önce Bülent Ecevit düşünmüş, sanırım daha sonra vazgeçmişti...
Varsılı daha varsıl, yoksulu daha yoksul kılan bir bozuk düzen çarkı Ya Allah ya bismillah denilerek dinsel bir eyleme dönüşürken, çokuluslu şirketler çoktan İstanbulu bölecek olan kanalın bulunduğu yerlerdeki alanları satın almışlardı.
Türkiye, kapitalizmin güler yüzü Küreselleşmenin zaten yıllardır avucunun içindeydi...
***
Bir koca kentin akciğeri nasıl yok edilir?
Aynen böyle!
Kanal projesinde neler yok neler...
Büyük bir rant kapısı.
Bana kalırsa 60 milyonu İstanbul’a taşımak gerekir Anadolu’dan....
Böylece işler tıkır tıkır yürür!
Nasıl olsa işsizlik ve yoksulluk kömür torbalarıyla, gıda paketleriyle gideriliyor, oylar AKP’ye akıyor.
Haydi Anadolu ayağa kalk ve İstanbula göç etmeye başla!

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget