Ne sıkıntısı? - Güngör Mengi

Yeni Anayasa’yı yazan kurulun masasına göktaşı gibi bir öneri düştü.
Başbakan Erdoğan “Partili bir cumhurbaşkanı sıkıntıları ortadan kaldırır” dedi.
Yandaşlar korosu şimdi her sözünde keramet buldukları Başbakan’ın meseleyi yine canevinden yakaladığına dair ezberlerini okuyorlar.
Yeni önermenin açılmaya ihtiyacı var:
Partili cumhurbaşkanı hangi sıkıntıları ortadan kaldıracak?
Tayyip Erdoğan’ın Abdullah Gül’den sonra Çankaya’ya çıkmak istediği artık şüphe götürmüyor.
İki gün öncesine kadar Erdoğan’ın başbakan yetkilerini de yanında Çankaya’ya taşıyan bir Başkan (cumhurbaşkanı) olmak istediğini sananlar atv’deki mülâkatı izlerken yanıldıklarını gördüler.
Başbakan’ı meğer bu kadarı tatmin etmiyormuş.
Gönlündeki aslan, partinin de sahibi olan bir Başkan’mış...
Güçlü cumhurbaşkanının istikrarı güçlendireceği iddiası bir yere kadar doğru olabilir.
Ama... Gerçekten öyle mi?
Güç zehirlenmesi denilen hastalığın yakın tarihteki meşum sonuçları ne çabuk unutuldu?
Partili cumhurbaşkanı “padişahtan beter” bir ucubedir. İyi bir diktatör belki istikrar getirir, ama onu izleyecek diktatörün de iyi çıkacağını kim garanti edebilir ki?
Bu tür önermeler, sadece ortamı bulandırıyor, yeni anayasa çalışmalarına katkı sağlamıyor.
Biz “tek adam” düzenine ve lider sultasına son vermek için milletvekillerini önseçimle belirleyen ve “dar bölge“ sistemi ile seçen uygulamanın hayalini kurarken Başbakan Erdoğan millete adeta kâbus senaryosu öneriyor.
Millet “Başkan Baba” rolü oynayacak bir “Milli Şef” istemiyor.
Cumhurbaşkanı Gül’ün son zamanlarda gördüğü olağandışı sempati ve özellikle Ağrı ve Patnos’ta muhatap olduğu sevgi doğru değerlendirilmelidir.
Erdoğan’ın sıkıntı iddiası sadece AKP’nin, demokrasi gösterip padişahlık getirmeye çalıştığından endişe edenlerin canını daha çok sıkmıştır!
******

Utandıran şöhret...
Adaleti devletin temeli sayan bu ülkenin yargısı, kim derdi ki bir gün yabancıların alay konusu olacak?
Başbakan Erdoğan’ın katıldığı bir toplantıda “Parasız eğitim istiyoruz, alacağız” yazılı pankart açtıkları için 8 yıl 5 ay hapse mahkûm edilen öğrenciler haberi Kanada medyasında eleştirel yorumlara konu oldu.
Çünkü orada da Quebec eyaletinin üniversite harçlarına yaptığı zammı geri aldırmak isteyen öğrenciler, dört aydan beri sokaklarda eylem yapıyor polisle çatışıyor.
Orada da gözaltına almalar oluyor ama gösteri hakkını kullanmaya karşı 8 yıl hapis gibi korkunç bir gözdağı uygulaması yargıdan gelmiyor.
Kanada medyasına yansıyan şu alaycı yoruma bakar mısınız?
“Başbakan Charest, elinin altında Türkiye’deki gibi savcı ve hakimler olmasını isterdi!”
Bu utandırıcı yorum gençlere bu kadar acımasız davranmanın adalete de insanlığa da sığmadığını açıkça anlatıyor.
Yargı mensuplarının temyiz aşamasında uyanmalarını sağlar umarız.
Şükür ki dünyada yalnız değiliz!

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget