Derin Devlet Var mı Yok mu? - Hikmet Çetinkaya

Bir ülkede çantasında üç yumurta taşıyan, karakola götürülmek istenirken polise direnmekten 11 yıl ağır hapis cezasıyla yargılanan Yiğit Ergün’ün yargılanma sonunda aklandığını öğrenince şu soru geldi aklıma:
“Çantasında yumurta taşıyan üniversite öğrencisi potansiyel terörist mi?”
Türkiye’de cebinde yumurta taşımak suç...
Türkiye’de insan hakları, demokrasi ve özgürlük sözde var!
Oysa gelişmiş demokratik ülkelerde polis, cebinde, çantasında yumurta taşıyan bir üniversite öğrencisini potansiyel terörist olarak görmez.
Türkiye’de durum farklıdır, görür...
Mersin’de 17 yaşında bir çocuk, terör örgütüne yardım ve yataklık etmekten gözaltına alınır, yargılanır ve 10 yıl hapis cezası, bilmem kaç bin lira para cezasına çarptırılır.
Verilen ceza ertelenmez!
Gazeteler yazar çizer, televizyonlar 20 saniyelik haber yapar, konu kapanır.
Bugün Türkiye’de 500 öğrenci tutuklu...
***
Biz 17 yaşındaki çocuklarımızın boynuna “terörist yaftası” asıp yargılıyoruz; 10 yıl, 15 yıl hapis cezası veriyoruz, ardından da demokratik hak ve özgürlüklerden söz ediyoruz.
Faili meçhul cinayetleri aydınlatmıyoruz; Uğur Mumcu, Musa Anter, Cem Ersever, Gaffar Okkan cinayetlerinin arkasındaki “derin güçleri” ya da “kontrgerillayı” ortaya çıkaramıyoruz.
Bakın, TBMM’nin Darbeler ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu üyesi milletvekillerine, dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ne diyor:
“Darbelerde kesinlikle ABD’nin etkisi olmadı... Kontrgerilla diye bir şey yoktur...”
Ben de buradan yanıt veriyorum:
“Bal gibi vardır... Derin devlet denilen şey Özel Harp Dairesi’dir... Abdi İpekçi’nin katili Mehmet Ali Ağca’ya ve öteki faşistlere verilen yeşil pasaportlar derin devlet tarafından sağlanmıştır...”
***
Derin devlet bir duvardır, o duvardan bir tuğla bile çekilmemiştir...
Bunu ben değil, Mehmet Ağar söylemiştir Güldal Mumcu’ya.
1 Mayıs 1977 katliamı derin devletle ABD’nin kanlı eylemidir...
Mahkeme tutanaklarına baktığınızda görürsünüz...
O davanın kimi yargıçları yaşıyor...
Gidip konuşursunuz, Soner Yalçın’ın kitaplarını, belgesellerini izleyebilirsiniz.
Dahası var, anımsatayım...
1994 yılında hazırlanan TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma ve Susurluk Komisyonu Raporu...
Peki Demirel, 1977 seçimleri öncesi Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak Bülent Ecevit’ten neden Taksim mitingini yapmamasını istemişti?
Acaba komisyon üyesi milletvekilleri bu soruyu sormuş muydu?
Ya da İzmir Çiğli Havaalanı’nda Ecevit’e yapılan, ancak Mehmet İsvan’ın yaralandığı suikast girişimini!
Polisin kullandığı kimyasal silah Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarında görünmüyordu.
Peki, silahı nereden bulmuştu polis?
***
Başbakan Erdoğan’ın Roman açılımında “parasız eğitim” pankartı açan Berna Yılmaz ve Ferhat Tüzel 8.5’er yıl hapis cezası yerken, Hrant Dink cinayetinin işleneceğini bildikleri halde önlem almayanlar bugün vali, milletvekili...
Kimileri ise “görevi ihmal” suçundan yargılanıyor...
Malatya Zirve Yayınevi katliamının arkasında “iyi saatte olsunlar” olduğu için onlara dokunulmuyor...
Türkiye’de tetikçi bulmak kolay, her cinayeti, öğrenci eylemini “terör örgütüne” bağlamak daha kolay.
Türkiye’de terör yok mu?
Var!
Eli kanlı PKK, bir kaymakam, sağlık memuru, askerimizi kaçırdı, aylardır haber alınmıyor.
PKK hem içeriden hem de AB ülkelerinden destek alıyor, yurtdışında ve içinde haraç topluyor.
Bunları biliyoruz...
***
Terörle mücadele etmek başka bir şey, demokratik hak ve özgürlüklerin ihlali başka bir şey.
Terörle mücadele yöntemi bellidir.
Demokratik ve özgürlükçü toplumlarda birey kendi düşüncelerini topluma yansıtabilmeli...
Eğer birey bunu yapamıyorsa, bir korku toplumu yaratılır, sivil faşist bir yönetim işi azıtır!
İnsanların sesi soluğu kesildiği için de eli silahlı teröristlerin ekmeğine yağ sürersiniz...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget