ABD’nin en çok izlenen televizyon programlarından biri Dr. Mehmet Öz’ün programı.
Bir tür show gibi çekilen program pek çok konuda sağlıkla ilgili bilgi veriyor, işlenen konuyla ilgili uzmanlar çağırıyor, kimi zaman bazı ilaçlar veya takviyeler konusundaki tartışmalar açılıyor...
Program Türkiye’de gösteriliyor ama sanıyorum izlenme oranları pek yüksek değil.
ABD’de yaşayanlar herhalde sağlık açısından bizden iyi durumdalar. En azından daha bilinçliler.
Ama biz en basit sağlık konularında bile dünyadan habersiz olduğumuz halde bu programları değil de evlenme, boşanma, ne giyelim, ne yiyelim programlarını izliyoruz.
Gerçekten ilginç bir durum.
Üstelik bu programı yapan bir Türk doktoru.
***
Sağlıkla ilgili konuları böyle bir program yerine konuyla daha ilgisiz kişilerin “Bir tutam kiraz sapını kaynatın, içine elma kabuğu koyun, tarçın ve zencefille birlikte için” şeklindeki açıklamalarından takip ediyoruz.
Hatta bunlara fazla takılmayıp Dr. Öz’ün programını eleştirenler de var.
Eskiden televizyon tartışma programlarında örneğin SSK konusu, eğitim konusu işlendiğinde fazla reyting almadığını görürdük.
Oysa Türkiye’de çok büyük bir çoğunluğu doğrudan ilgilendiren konular bunlar.
Ama bunların yerine çok saçma, kimsenin hayatını doğrudan etkilemeyen bir konu çok daha fazla izlenme oranlarına ulaşıyor.
***
Yine aynı şekilde Cosby Ailesi gibi hem güldüren hem aynı zamanda pek çok pedagojik bilgi içeren diziler bizde fazla tutulmuyor.
Bunun yerine dedikodu, arkadan iş çevirme, arkadaşını, kardeşini bile satma türünden entrikalı, kumpaslı diziler çok tutuluyor.
İngiltere, ABD gibi ülkelerde yıllarca devam eden bilgi yarışmaları yerine bizde herkesin birbiriyle kavga ettiği yarışma türü show’lar seviliyor.
Politik tartışmalar, futbol programları bile tümüyle katılanların birbiriyle dalaşması, kendi aidiyetleri ya da tümüyle kendi egoları üzerinden bir kapışmanın ötesine geçmiyor.
Bir yabancı olarak bir hafta televizyon izlesem, bunların tek derdi evlenmek ve birbirini çekiştirmek, birbirini yemek diye düşünürdüm herhalde.
Doğrusu bunun nedenini, “halk bunu seviyor”a da bağlamak mümkün, reklam verenlerin yani aslında bütün dünyada genel trendleri belirleyenlerin umursamazlığına ve değer yoksunluğuna bağlamak da mümkün, kalifiye insan azlığına bağlamak da...
Ama genel olarak kendi sorunlarımızdan kaçıp başkalarıyla uğraşma alışkanlığımıza da...

Yorum Gönder