Bosna savaşında tecavüzden hamile kalan kadınlardaki intiharların artması üzerine Din İşleri Yüksek Kurulu’nu toplayarak “Bu durumdaki kadınlar için kürtaj caizdir” kararı alan Diyanet’in o dönemki başkanı Prof. Dr. Mehmet Nuri Yılmaz, kürtaj konusunda günlerdir göz ardı edilen bir noktaya değindi. Yılmaz, “Ancak anne için yaşamsal bir durum varsa, bilimsel görüşler doğrultusunda kürtaj yapılabilir. Annenin psikolojisinin bozulması da bunun bir parçasıdır” dedi. Yılmaz, Melih Gökçek’in “Tecavüze uğrayan anne çocuğunu değil, kendini öldürsün” sözünün de kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Kuran’da ve peygamberin hadislerinde kürtaj konusunda açık ifadelerin bulunmadığını belirten Yılmaz, “Ancak ayetlerden anlaşılan, çocuğun korunmasıdır. Zorunluluk hali yoksa, kürtaja izin verilmemiştir” dedi. “Zorunluluk halinden” annenin yalnızca fiziksel değil, ruhsal sağlığının da anlaşılması gerektiğinin altını çizen Yılmaz şöyle devam etti:
“Saraybosna’da kadınlar yaşadıkları psikolojik bunalımlar sonucu intihar ediyorlardı. Biz bu tablo karşısında şöyle bir karar aldık; ‘bu bir zorunluluk halidir ve bunların aldırılmasında sakınca yoktur’ dedik. Hamilelikte şu kadar süre olmuş, bu kadar süre olmuş aslında bunlar fazla dikkate alınmamalıdır. Annenin hayati tehlikesi olabilir, psikolojik durumu kötü olabilir.”
İntihara sürüklüyor
Sadece dini yorumla hareket edilemeyeceğini vurgulayan Prof. Yılmaz, “Burada psikolog konuşur, bilim adamı konuşur, işin uzmanları fikirlerini ortaya koyar, sonuçta eğer bir tehlike söz konusu ise ona göre din de görüşünü bildirir. Bilimsel araştırma üzerine kesinlik kazanan bir durum söz konusu olursa, o zaman din de ona göre görüş bildirir. Zorunluluk hali çeşitlidir; sonuçta psikolojik rahatsızlık kadını intihara sürüklüyor” dedi.
Yorum Gönder