Frene bas ve düşün zamanı - Güngör Mengi

Demokratik Hukuk Devleti diye övdüğümüz ve övündüğümüz güzel ülkemizin hızla “Parti Devleti”ne dönüştüğünü fark ediyor musunuz?
İktidar kürtaj tartışmalarında çıkmaza saplanmış ama ne gam?..
Diyanet İşleri Başkanlığı Hızır gibi yetişiyor.
Prof. Mehmet Görmez de kürtajın cinayet hükmünde günah olduğunu savunan bir açıklamada bulunuyor.
“Her kürtaj bir Uludere” midir; bir tek onu tasdik etmiyor.
Acaba kim Diyanet’ten görüş istedi?
Tartışmanın iktidar tarafında yer alanlar zaten soruna din açısından yaklaşıyorlar. Diyanet’in kavgaya katılması, adaletsiz olan dengeyi daha da bozmuştur.
Başkan Görmez “İslâm dininin Katolik anlayışın aksine anne ile cenin arasında kaldığı durumlarda anneyi tercih ettiğini” belirtirken riske girmiştir.
Kürtaj yaptırmayı düşünen kadınlara cenini değil kendilerini öldürmelerini (!) öneren Ankara Belediye Başkanı Gökçek bu söze takabilir çünkü ve dindar sabrı bile onun dırdırcı husumetine dayanamaz.

Bakan’ın türban sinyali

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in eğitimcilere yönelik açıklamaları, yeni öğrenim yılının büyük bir sürprizle açılacağı işaretini verdi.
Bakan eğitim yöneticilerine şöyle seslendi:
“Yeni iklim yaratmaya, çocuklarımıza saygı göstermeye ihtiyacımız var. Onlar da biraz kendilerini gerçekleştirsinler. Bırakın saçlarını uzatsınlar, bazen farklı bir şey giysinler!”
Bu sevgi ve hoşgörü sözcüklerinin ne şekilde tercüme edileceğini hiç merak etmeyin.
Şüpheniz olmasın ki birçok tarikat ve cemaat bu sözleri, kılık kıyafet yönetmeliğinin askıya alındığına, İslâmi giyim kuşama yönelik yasağın bittiğine işaret sayacaktır.
Türban yasağı üniversitede kaldırılırken öne sürülen endişelerin vehim olmadığı bu yıl kanıtlanacaktır.
Türban ilk ve ortaöğretim okullarına kadar inecektir.

Anayasa fırsat ama...

AKP ilk iki dönemini niçin yüksek yargıyla çatışarak geçirdi, cevabı netleşiyor.
Türkiye’de yürütme ve yasama birbirine karşı hiç bağımsız olmamıştı. Güçler ayrılığı sadece yargının bağımsız tutumunda kendini duyurmuştur.
Şimdi bakıyoruz Danıştay Başkanı telefonlarının dinlenmesinden şikâyetçi olmadığını söylüyor.
“Çünkü herkesinki dinleniyor”muş!..
Anayasa Mahkemesi Başkanı ise başında olduğu yüksek mahkemenin “milletin iradesini temsil edenlere çelme takma yeri olarak kullanılamıyacağını” söylüyor.
Neresini düzeltirsiniz bu lâfların?
Bu kurumlara artık nasıl güvenebilirsiniz?
Laik değerlerden uzaklaşma hızı ile hukuk devletinden ve adaletten uzaklaşma hızlarının dürüstçe ölçülmesi gereken günlere geldik.
Siyaset bu ihtiyacı tespit etse yeni Anayasa yapma süreci iyi bir fırsattır.
Ama gelin görün ki iktidar çözümü değil bozulmayı tahrik edecek hedefler peşindedir.
Başkanlık ve yarı başkanlık arayışları hastalığı azdırır!

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget