Fener'e şike, Başbakan'a tuzak mıydı? - Rıza Zelyut

Şike operasyonundan bir buçuk ay önce, Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım yanına Alex de Souza'yı da alarak Sayın Erdoğan'ı ziyaret ederken; ona sadece Fenerbahçe formasını değil Fenerbahçelilerin desteğini de  sunmuş oluyordu.
Peki geldiğimiz noktada durum nedir?
Daha önce de yazdım: Önceki seçimlerde AKP'ye oy verdiğini söyleyen pekçok Fenerbahçeli yemin billah ederek artık o partiye oy atmayacağını bildirdi.

ŞİKE DEĞİL ÇETE NEDEN

Kamuoyuna şike davası, yani futbol maçıyla ilgili bir normal dava gibi yansıtılan bu operasyon;  savcı Mehmet Berk  tarafından çıkar amaçlı suç örgütü (çete) davası olarak kurgulandı. İddianameye göre Aziz Yıldırım, bir çete kurmuş; Fenerbahçe'den menfaat temin etmiş. Şike savcısı Mehmet Bey'e soralım: Trabzonspor Başkanı Sadri Şener'e kazandığı 92 milyon liralık ihaleyi  bırakan Aziz Yıldırım  mı menfaat çetesi kurup da Fenerbahçe'yi bu amaçla kullanacak? Hazırladığınız iddianamede; telefon konuşmalarında geçen en masum kelimeleri bile Aziz Yıldırım'ı mahkum ettirecek biçimde yorumlamadınız mı? Aziz Yıldırım lehine olabilecek hiçbir veriyi iddianameye koymadığınızı dünya alem bilmiyor mu?
Şüpheli kişilerle Aziz Yıldırım hiç konuşmamışken, onlarla konuşan başkalarını tanık olarak bile iddianemenize almayışınız, tek hedefin Aziz Yıldırım'ı mahkum ettirmek olduğunu göstermez mi?
Ve neden Fenerbahçe'nin diğer yöneticilerini de çağırıp, 'Aziz Yıldırım burada çete kurmuş; haberiniz var mı?' diye sormadınız? İddianıza gülüneceği için mi?

YETKİSİZ MAHKEME
Mahkemenin inatla içeride tuttuğu Aziz Yıldırım'ı, bırakın çeteyi  şikeyle suçlayacak bile ciddi belge ve tanık ifadesi yok. Ama mahkeme inatçı mı inatçı:
-Kaptım bir kere; asla bırakmam; diyor.
Ben en başından beri; bu davaya özel yetkili mahkemenin bakmasının bir hukuk rezaleti olduğunu yazdım.
İlgili mahkeme bu içi boş ve delilsiz suçlamalarla dolu iddianameyi kabul ederek, aslında görev gaspı sayılabilecek bir yanlışa imza attı. Mahkeme heyeti; belli oldu ki Aziz Yıldırım'a ceza verecek. Baksanıza; bu işi bilen uzman hukukçuların hazırladığı Etik Kurulu raporunda Aziz Yıldırım'ın aklanmış olmasını hiç önemsemiyor.
Yargıçlara önerim; bulundukları mahkemeyi Yassıada mahkemesi gibi hep kötü anılan bir mahkeme durumuna düşürmemeleridir. Orada siyasi değil adli bir  yargılama yürütüldüğüne inanmak istiyoruz.

CEMAAT İŞİ Mİ?
- MİT davası, *eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un terörist ilan edilerek tutuklandığı İnternet andıcı davası; *Uludere olayı ve *6222 Sayılı futbolda şiddet yasasının değiştirilmesi,
- Cumhurbaşkan'ı Gül'e  2. kez adaylık yolunun açılması süreci de dahil birçok olay gösteriyor ki Gülen  cemaati ile Başbakan Erdoğan arasında  bir çatışma var.
Bu çatışma, Başbakan Erdoğan Cumhurbaşkanı olursa, Türkiye'yi kim yönetecek; çatışmasıdır. Bu yüzden; Cemaat; Sayın Erdoğan'ın fazla güçlü olmasını istemiyor. Baksanıza Sayın Erdoğan; Fethullah Gülen'i açıkça ve ısrarla Türkiye'ye  çağırıyor ama o hiçbir ciddi gerekçe göstermeden bu çağrıyı reddediyor. Cemaat medyasındaki yayınlar da bu çatışmayı çok açık biçimde yansıtıyor.
Kafamda dönüp dolaşan soru şu:  Aziz Yıldırım'ı hapse attırıp mahkum ettirerek Başbakan Erdoğan'a karşı Fenerbahçelilerin tepi göstermesi mi planlandı?
Gerçekten  de  Fenerbahçe'ye karşı bu yıkım operasyonu, böyle hukuksuzca sürdürülürse; bundan en büyük zararı görecek olan isim Sayın Tayyip Erdoğan olacaktır. Çünkü; cumhurbaşkanlığı seçimi çantada keklik değildir.
Not: Son Anayasa Mahkemesi kararındaki 'Abdullah Gül, isterse 2014 seçimine de girebilir.' kararı da Başbakan Erdoğan'a verilmiş bir gözdağıdır. 'Sen cumhurbaşkanı ol ama partiyi ve dolayısıyla Türkiye'yi bize bırak.' mesajı...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget