Bu mahkeme Fenerbahçe'yi cezalandıracak - Rıza Zelyut

3 Temmuz 2011'de futbol maçlarının sonuçlarını etkileme operasyonu başlatılınca 5 Temmuz'da şöyle yazdım: 'Gerçeği görelim: Araya başka kulüpler de sokuşturulsa; bu operasyon Fenerbahçe'ye karşı başlatılmıştır. Diğer isimler; bu anlaşılmasın diye araya konulmuş süs biberleridir.'
Aradan 11 ay geçti; daha sonraki yazılarımda da dile getirdiğim bu  iddia gerçek oldu.
'Fenerbahçe'yi kim, neden elegeçirsin ki?' diye konuşanlar; ya korkularından böyle konuşuyorlar ya da süreci ve dava dosyasını hiç bilmiyorlar.
Aziz Yıldırım'a karşı yürütülen kararlı yok etme kampanyasının sebebi gayet açıktır: O, Fenerbahçe'nin başında oldukça hiçbir siyasi odak, kulübü yönlendiremeyecekti. Ne sağ ne sol; ne dinci ne laik... Önce onu göndermek gerekiyordu.
Savcı'nın Aziz Yıldırım'ı cezalandırmak için yarattığı gerekçeye bakın: Aziz Yıldırım, bir suç örgütü kurarak bu yolla Fenerbahçe'den çıkar sağladı.

SORUYORUM
Bu iddiada bulunan Savcı Mehmet Berk'e  adalet soruyorum:
- Aziz Yıldırım ile birlikte yıllardır çalışan Nihat Özdemir, Abdullah Kiğılı,  Ali Koç gibi koca koca işadamları; onun kulüpten maddi çıkar sağladığını anlamadı da bir siz mi anladınız?
- Sayın Savcı neden bu isimleri çağırıp da 'Kulübün Aziz Yıldırım tarafından kendi suç örgütüne çıkar sağlamak için kullanıldığını biliyor musunuz?' diye sormadınız?
- Davaya bakan özel yetkili mahkemeye de soruyorum: Bu ağır suçlamanın muhataplarından sayılacak olan eski Fenerbahçe yönetim kuruluna niçin böyle bir soru sormadınız? Alacağınız cevabın Aziz Yıldırım lehine olacağından çekindiğinizi düşünürsem acaba hata mı yapmış olurum?
- Bir de Fenerbahçe'nin mali tablosu var: En büyük delil o... Neden ona bakmıyorsunuz? Aziz Yıldırım'dan önce neydi, şimdi nedir?
Göreceksiniz ki; Fenerbahçe'ni borsa değeri diğer büyük üç kulübe denktir? Bu mudur Aziz Yıldırım'ın çıkar sağlaması?
Gerçeğin özeti bence şu:  Savcı Mehmet Berk; kendi kafasına göre bir senaryo yazmış; o senaryoya göre Aziz Yıldırdım'ı  çete lideri yapmış.
Özel yetkili  bu mahkeme de tanığı, belgesi bulunmayan bu iddiaya sahip çıkıyor.
Sonucu şimdiden söylüyorum: Aziz Yıldırım'a ceza verecekler; o cezadan sonra da Fenerbahçe UEFA'dan ceza yiyecek; kulüp yeni bir bunalıma iteklenecektir.

HÜSEYİN TOPBAŞ'A SORUN
Fenerbahçe yönetiminde İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın oğlu Hüseyin Ersan Topbaş da bulunuyor. Aziz Yıldırım'la çalışan bu genç yöneticiye mahkeme neden 'Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe'y kullanan çetesi'ni sormadı?
Sayın Hüseyin Topbaş; basına yaptığı açıklamada özetle diyor ki: 'F.Bahçe'ye haksızlık yapılmasaydı, milyonlar kenetlenmezdi. Biz çete değiliz. Bu haksızlığa karşı bir tepki, infial var. Ama biz katil değiliz, başkanımız da değil. Bunlar kesin olgular. Adli yargı kararı verecektir ama bu süreçte haksızlık olduğu kesin. Haksızlığa bir tepki, infial var. Biz de bu süreci yönetmeye çalışıyoruz.'
Bu gerçeğe bir itirafı daha ekleyin: Kayıtlar ortadadır: Kanal Türk'teki Telegol programında, Gökmen Özdanak ile Erman Toroğlu, değişik tarihlerde kaç kez; 'Bu davanın arkasında siyasi irade var; savcıya siyasi destek olmasa, bu dava açılamazdı!' dediler ve dava ile AKP iktidarı arasında örtülü bir bağ olduğunu söylemiş oldular.
Bir gerçeği daha hatırlayın:  Aziz Yıldırım'dan çok daha fazla şüpheli konuşmaları bulunan ama güçlü siyasetçilerle dirsek teması olan önemli bir isim için son duruşmada beraat istenmiştir..

DAYAN AZİZ BEY
Karşımızda Türk işi bir Dreyfüs Davası var. Belli oluyor ki yazılan senaryo gereği  Aziz Yıldırım'a ceza verecekler.
Tanık ve kanıt olmasa bile...
Yargıtay; 'Sadece telefon konuşmaları ile ceza verilemez!' diye doğru bir içtihatta bulunmuş olsa bile...
-Biz ceza verelim; git sen suçsuzluğunu yukarılarda ara.
Ne demişler:
-Arka su gelinceye kadar kurbağanın gözü patlar.
Dayan Aziz Yıldırım; inadına dayan...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget