TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanvekili CHP’li Umut Oran, AKP iktidarının, Avrupa Birliği ile donmuş olan ilişkileri tümüyle askıya alma yolunda olduğunu kimi örneklerle açıkladı:
“Venedik Komisyonu Başkanı Gianni Buquicchio, Türkiye’de başkanlık ya da yarı başkanlık sistemine geçilmemesini önerdi. İyi işleyen bir başkanlık sisteminin bile otoriterlik eğilimlerine yol açabileceğini söyledi. Anayasanın değiştirilemez maddelerinin uzlaşıyı zorlaştıracaksa aynen kalabileceğini dile getirdi. Erkler ayrımı, temel hakların korunması ve laikliğin koruma altına alınması gereken ilkeler olduğunu kaydetti.
Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, anayasa değişikliğinin hükümet diktesi ile değil, tüm toplumun geniş uzlaşısı ile gerçekleşebileceğini ifade etti.
AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stephen Füle de TBMM’nin yasama faaliyetlerinin AB’nin yasama mantığına, uzlaşma kültürüne uymadığına, dayatmayla tek partinin ortaya koyduğu politikaların geçerli olduğuna değindi.
Bütün bu konuşma ve önerilere, geçen günlerde tanık olduk.
Avrupa, başkanlık sistemi istemiyor; Tayyip Bey, başkan olmak istiyor. Avrupa, laikliğin korunmasından yana; AKP Anayasa Mahkemesi’nce laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğu gerekçesiyle cezalandırılmış. Avrupa, çoğulcu parlamenter sistemi savunuyor; Tayyip Bey, ülkeyi tek parti yöntemiyle yönetiyor.
Şimdi Tayyip Bey, niye böyle bir Avrupa’nın parçası olmak istesin ki?”
Ordu’da da Kota Yok
Ordu muhabirimiz Erdoğan Erişen bildiriyor:
“CHP’nin diğer 17 ilçede olduğu gibi blok liste ile yapılan Ordu merkez ilçe kongresinde de, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun övündüğü yüzde 33’lük kadın kotası ile, yüzde 10’luk gençlik kotası ‘5 dakikada Beşiktaş’ yapıldı.
İki listenin çekiştiği kongreyi yürüten Ankara Milletvekili Levent Gök, aday listeleri belli olduktan sonra itirazlar için sadece 5 dakika süre verdi. Bu 5 dakika içinde 16 kişilik ilçe yönetim, 8 kişilik yedek, 135 kişilik de il delegesi listesi incelenecek ve itiraz edilecekti. Doğal olarak herkes ismini ararken kimse kadın ve gençlik kotasının oldubittiye getirildiğinin farkında olamadı.
Kaybeden listede kotalara uyulduğu için il delegesinde 47 kadın, 15 de genç üye ismi vardı. Kazanan listede ise genç sayısı 2, kadın sayısı ise ancak 19’du. Kotaya uymayan listeyi destekleyenlerin Ordu milletvekili İdris Yıldız, Belediye Başkanı Seyit Torun, eski milletvekilleri Kazım Türkmen, Rahmi Güner ve İl Başkanı Bahattin Cörüt olduğunu da hatırlatmakta yarar var.
Seçimi kaybeden aday Mustafa Kemal, doğal olarak ‘Ben de kotaya uymayıp onlar gibi kadın ve genç üye yerine delege olan isimleri yazsaydım 19 oyla kaybettiğim seçimi rahatlıkla alabilirdim’ diyor.”
CHP yönetimindekiler, “Biz bu kota işini beceremedik” diyorlarmış.
O zaman, tüzük niye değişti ki?
Kadınlara İş Olanağı
Kadını yasaklara büründürmek için bin bir takla atılırken Ankara’da bir grup iyi yurttaşın kurduğu Toplumsal Dayanışma Gönüllüleri Derneği (TODAG), kadına hak ettiği toplumsal kimliği kazandırmak amacıyla bir güzel tasarımı yaşama geçirmek üzere. TODAG Başkanı Yıldırım Kılınçaslan’ı dinleyelim:
“3 bin kişiye yemek üretecek bir merkez kuracağız. Personelin yüzde 80’i kadın olacak. Personelin özellikle kadınlardan oluşması, Türkiye’deki kadın nüfusunun toplumda yer aldığı sosyal kimliğinin oluşturulmasına katkıda bulunmak içindir. Bu nedenle çalışanların çoğunluğu şiddete maruz kalan, maddi özgürlüğünü yakalayamamış, toplumda kimlik arayışı içindeki kadınlardan oluşacaktır. Ayrıca kurulacak işletmenin gelirinin bir kısmı burslar için ayrılacak ve maddi gücü olmayan, ancak okumaya gönül vermiş gençlere destek olunacaktır.”
Uygarlık, içimizde soluk almaya devam ediyor. Türkiye’de toplumsal dayanışmanın ve çağdaş düşüncenin köküne kimse kibrit suyu dökemeyecek...
Çöz - Tak
Değini, dostumuz Tarık Emre’den: “Tasmacıya kulak asma. Tasma çözüyor, pranga takıyor.”
Engelsizlerle Mücadele
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Türkiye Sakatlar Konfederasyonu’nun genel kurulunda konuşuyor:
“Engelsizlerle ilgili mücadelede de hukukun önünde, demokrasinin önünde ciddi şekilde engellerin olduğunu gördük. Bir taraftan bu engelleri kaldırmaya çalıştık, bir taraftan engellilerimizin yaşam kalitesini yükseltmeye çalıştık.”
Ya, gördünüz mü bak! Hükümetimizin işi başından aşkın... Engelsizlerle bile uğraşıyor.
Bülbül
İleri demokrasimiz epey yol aldı. Grevler yasaklanıyor, işçiler topluca işten atılıyor, memurlara üç kuruş zam yapılıyor. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, kıdem tazminatının, artık toplu ödenen bir rakam olmaktan çıkacağını ve bireysel emeklilik sistemi üzerinden çalışacağını açıklıyor.
Teslim alınmış Türk-İş yönetimi ise bülbül. Dut yemiş bülbül...
Yorum Gönder