Faşistler Faşistleri Korur - Hikmet Çetinkaya

Onların çığlıkları rüzgârda savrulan bir ırmak gibiydi...
Bakışları mavilere tutsak!
Kirpikleri buzul!
Kimseler duymadı onların sesini.
Sınır boylarında ölüm olan bir ülkede, olan çocuklara, gençlere oluyordu.
Karslı Berfo Ana 104 yaşındaydı ve 32 yıldır kayıp oğlunu arıyordu.
Kederli ve çorak bir yaz sıcağında, o mayıs çığlığını, isyanını yazmak için geç kalsam da o hüzünlü gerçek öyküyü yazmaya karar verdim:
“Analar, çocuklar ve faşizm.”
Hele hele zindanda yatan Birgün muhabiri Zeynep Kuray’ın içimi acıtan haykırışını duyduktan sonra:
“Bize bir şey olmaz diye düşünüyorsanız: Önemli olan düşüş değil çakılma anıdır...”
Zeynep, meslektaşlarına sesleniyordu. Kör ve dilsiz kalemlere gönderme yapıyordu...
Haklıydı!
Çünkü medyanın o bilinen yandaş ve dindaş kalemleri suskundu!
***
Zindanlarda genç Zeynep gibi nice gazeteci, öğrenci, genç vardı...
İçinde kırgın ve esmer bir yalnızlık var, zindanlarda yatanların...
Anneler bu yüzden isyanda...
Bir anlık suskunluk, başkaldırı, ateş, havayı tutuşturdu...
Çığlıklar giderek arttı!
Çiçeklenmiş bir dünyada barışa, sevgiye, kardeşliğe muhtaç değil miydik toplum olarak?
Birileri seyrediyordu gözü yaşlı anneleri...
Hiç umursamıyorlardı...
Yüreklerinde insan sevgisi, çocuk sevgisi yoktu.
Çığlıklar dalga dalga yayılırken “kürtaj” ve “sezaryen” gündeme oturmuştu.
Analar, ah analar!
Hep ağladınız siz, biliyorum...
***
Analar, dün olduğu gibi bu kez de Lice’den gelen haberle eli kanlı PKK’nin “mayınlı tuzağında” şehit düşen Mehmetçiğimiz için ağıt yakar.
Analar ağlar... Analar hiç gülmez...
Boğazları düğüm düğüm olur.
Gözyaşları nehir!
Analar haykırıyor şimdi:
“Çocuklarımızın anma günlerine, 1 Mayıs’a katılması suçsa bizi de içeri alın, zindanlara koyun!”
Çocuklar Deniz Gezmiş’i, Yusuf Aslan’ı, Mahir Çayan’ı, Hüseyin İnan ve İbrahim Kaypakkaya’yı andıkları için “terörist yaftası” takılarak zindanı boylamışlardı.
4’ü öğrenci, 7 genç tutuklanmıştı.
Annelerin isyanı bu yüzdendi...
***
Türkiye demokratik bir hukuk devleti değil miydi?
Öyle diyorlar!
İleri demokrasiye geçmedik mi?
Öyle yazıyor birileri!
Bahçelievler katliamında 7 TİP’li genç öldürülmüştü Haluk Kırcı tarafından...
Af niteliğinde bir yasayla dışarıya çıkacaktı yakında.
7 TİP’li gencin avukatı Erşen Sansal diyor ki:
“Niteliği faşist olanların, faşizmin inşasında hizmeti geçenleri koruyup kollaması doğaldır...”
Alın size bir Türkiye fotoğrafı...
8 milletvekili, 500 üniversite öğrencisi, 100 gazeteci zindanda...
Emekli, muvazzaf subaylar, generaller içeride...
Siz Balbay’ı, Tuncay’ı, Soner Yalçın’ı nasıl olur da diğerleriyle yan yana koyabilirsiniz?
Nasıl olur da meslektaşlarımı, mafya babalarıyla, katillerle aynı terazide tartarsınız?
Bir yanda eli kanlı katil Alparslan Aslan, öte yanda Mustafa, Soner, Tuncay, Müyesser Yıldız vb...
***
“İleri demokrasi masallarına” inananların sayısı giderek artarken, Başbakan “Her kürtaj bir Uludere’dir” diyebiliyor...
Gazeteci Zeynep Kuray, zindandan meslektaşlarına sitem ediyor.
Anneler çığlık çığlığa...
Kimse seslerini duymuyor.
Tutuklu üniversite öğrencileri var zindanlarda...
Eğitim hakları engelleniyor, gardiyanlar tarafından dövülüyorlar....
Demokratik bir hukuk devletinde olur mu böyle şeyler?
Oluyor...
Eğer “hayır” diyen varsa o anaların çığlığını duysun, onlarla konuşsun, yeter!
***
Ve yazıma noktayı koyarken ancak büyüteçle görülebilecek kadar minnacık bir haber:
“Mersin 1. Çocuk Mahkemesi, 17 yaşındaki B.Y’yi terör örgütü üyesi olmak iddiasıyla yargıladı ve kararını verdi. 10 yıl hapis, 12 bin lira para cezası. Kanıt, internetteki çıktılar ve polise verdiği ifade. Ceza ertelenmedi.”

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget