Usame Bin Ladin’in geçen yıl Pakistan’da ABD saldırısında öldürülmesinin ardından El Kaide’nin başına Eymen El Zevahiri geçmişti...
Ladin’in ölümüyle birlikte büyük şok yaşayan El Kaide hücrelerini yeniden toparlamaya çalışan Zevahiri, örgütün internet siteleri üzerinden ilginç mesajlar da veriyor.
Önceki gün yayımlanan bir videoda söyledikleri ise Türkiye’yi de ilgilendirdiği için çok dikkat çekiciydi... Zevahiri, “Şeyh Usame, para babası, milyarder, tüm parasını cihat için harcadı” demişti.
Zevahiri’nin bu itirafını duyunca iki önemli nokta üzerinde düşünmeye başladım;
Birincisi dünya üzerinde terörün şemsiyesini açan Suudi müteahhit Ladin’in serveti ne kadardı acaba?.. Kimi kaynaklar 30 kimileri ise 300 milyon dolar olduğunu söylüyor!..
Zevahiri’ye göre bu kaynağın bir bölümüyle 1998’de, Kenya ve Tanzanya’daki ABD büyükelçilikleri hedef alınmış, ABD’de ise 2001’de yapılan 11 Eylül saldırıları finanse edilmişti.
Amerika’da, aralarında İkiz Kuleler’in de bulunduğu hedeflere yönelik saldırılarda 3 binden fazla insan yaşamını yitirmişti... Kenya ve Tanzanya’daki saldırılar da tarihin en büyük terör kayıplarına yol açmıştı.
Zevahiri’nin itiraflarının Türkiye’yi ilgilendiren bölümüne gelince:
El Kaide’nin en büyük eylemlerinden biri olan İstanbul saldırıları da en az 11 Eylül eylemi kadar dünyayı şoke etmişti.
15-20 Kasım 2003’te, İstanbul’daki HSBC Genel Müdürlüğü, İngiltere Başkonsolosluğu ve iki sinagoga yönelik bomba yüklü kamyonetlerle gerçekleştirilen saldırılar, Türk El Kaidesi’nin varlığını da ilk kez gün yüzüne çıkarmıştı.
Bu eylemde kullanılan teröristlerden bazıları Bingöl kökenli eski Hizbullahçılardı... Çoğu Pakistan ve Afganistan’da bomba ve silah eğitimi almış ve örgütün İstanbul hücrelerini oluşturmak için uzun süre dikkat çekmeden faaliyet yürütmüşlerdi.
Deterjan numarası!..
İstanbul’daki 4 intihar saldırısı eylemi ne kadar ürkütücüyse yöntemi ve finansı da o kadar şaşırtıcıydı!.. Çünkü bombacılar İstanbul’daki katliam için 6 ay öncesinden deterjan şirketi kurarak, burada kimyasal patlayıcı üretmişlerdi!.. Üstelik ne hikmetse bu faaliyetler hiç kimsenin dikkatini de çekmemişti!..
Teröristler, telefon görüşmelerini rahat yapabilmek ve çok sayıda sim karta daha rahat ulaşabilmek için cep telefonu bayileri bile açmışlardı!..
Daha şaşırtıcı olan ise intihar saldırısında kullanmak üzere 4 kamyonet satın alan teröristler, bunların sürücülerini uzun süre eğitmişler ve patlama bölgelerinde bir çok kez de prova yaptırmışlardı!..
Peki, aylar süren tüm bu hazırlıkları kim finans etmişti?.. Geliniz, bu soruya Türk El Kaidesi’nin üst düzey yöneticilerinden Baki Yiğit’in, “El Kaide Turka” kitabına da koyduğumuz ifadesiyle yanıt verelim:
“2002 Mart ayında İstanbul’a geldim. Habip Akdaş’ı ziyaret ettim. Habip; Baki Yiğit’le Afganistan’a gittiklerinde Usame Bin Ladin ve örgütün eski askeri kanat sorumlusu Ebu Hafs El Mısri ile görüştüklerini söyledi. Mısri kendilerine Türkiye’de İsrail ve ABD hedeflerine yönelik bir eylem yapıldığında destek olup olmayacaklarını sormuş. Onlar da paraya ihtiyaçları olduğunu söylemiş. Habip’in daha sonra Suriyeli Alaattin’le ilişkiye geçtiğini öğrendim. Bu kanal vasıtasıyla El Kaide’den eylemlerle ilgili finans sağladığını, bu paranın 60 bin dolarının ilk etapta kendilerine verildiğini biliyordum.”
Sinagog saldırılarıyla ilgili keşif yapan El Kaide yöneticilerinden Harun İlhan ise İstanbul Emniyeti’ndeki ifadesinde finansla ilgili bilgileri detaylandırmıştı:
“Eylemlerde kullanılmak üzere El Kaide tarafından 150 bin dolar civarında maddi destek sağladıklarını tahmin ediyorum. Ancak para trafiğini tüm detayları ile bilmiyorum.”
Finansörler, aracılar ve sonları!..
Suudili işadamı Ladin’in gönderdiği 150 bin dolar, 9 yıl önce Türkiye’de terör örgütlerinin en kanlı eyleminde kullanıldı... İşte o paralar, intihar saldırılarını planlayan Gürcan Baç tarafından “yeşil sermaye”ye ait bir İslami finans merkezindeki kasadan çekilmişti!..
Gelelim insan canının ne kadar pervasızca harcanabildiği gerçeğine... Sizce 150 bin dolar nelere yol açmıştı?..
El Kaide- Hizbullah bağlantısıyla gerçekleşen eylemlerde 60’tan fazla günahsız insan ölmüş, 700 kadar kişi de yaralanmıştı!..
Peki, hem eylem önerisinde bulunan hem de finans sözü veren Ebu Hafs El Mısri’ye ne oldu?.. Ne ilginçtir ki İstanbul’daki saldırıları göremeden 2001’de, Kabil’deki bir ABD saldırısında öldürüldü.
Eymen El Zevahiri’nin “tüm parasını cihat için harcadı” dediği Usame Bin Ladin’in öldüğünü ise yazının başında zaten anımsatmıştık... İstanbul’daki eylemlerin finansı için talimat veren Ladin, geçen yıl ABD’nin Pakistan’da düzenlediği bir operasyonda yaşamını yitirdi.
El Kaide’den aldıkları paralarla İstanbul’u kan gölüne çeviren teröristlerin akıbeti de pek farklı olmadı!..
Paranın ilk bölümünü alan Habip Akdaş İstanbul’daki korkunç eylemin ardından Kuzey Irak’a kaçtı ve orada ABD’nin düzenlediği bir hava saldırısında öldü.
El Kaide’nin parasını aralıklarla İstanbul’daki bankadan çekerek intihar saldırılarının planlamasında kullanan Gürcan Baç da, eylemin ardından Irak’a kaçmıştı... O da Felluce’deki bir ABD saldırısında öldürüldü...
Gelelim bu yazıdan çıkacak asıl mesaja!.. Geçtiğimiz Cumartesi günü bu köşede vurgulamıştım ya; yalnızca son bir hafta içinde düzenlenen 3 operasyonda PKK’ya ait 150 kilodan fazla patlayıcı ele geçirildi!..
Yok yok!.. Finansörü merak etmiyorum, bombaların gerisi de var mı acaba?..

Yorum Gönder