Biraz utanın be! - Tünay Süer

Daha düne kadar her gün şehitler verdik. Bugün Hakkâri Dağlıca bölgesinde çıkan çatışmada 8 askerimizin şehit olması, 16 askerimizin de yaralanmaları karşısında akil adamlar diyenlerin, memleketi bu hale getirenlerin yüzleri kızarmıyor mu acaba? Bunlarda hiç mi vicdan kalmamış?
(10 PKK lı da gebermiş neyse. Sineğe bile kıyıp öldüremeyen ben ne hale geldim görüyor musunuz?)
Çözüm gerçek savaştır ve bu canileri top yekûn gebertmektir.
Masada değil savaş alanındadır veya adam gibi dış politika yapmaktadır.
Yeter ki devlet istesin.
Belki sözlerimi biraz fazla sert bulacaksınız ama sanki bizler acizmişiz gibi sinirler tepeme çıkıyor.
0 gencecik, henüz hayatlarının baharında iken kara toprağa verdiğimiz fidanlarımıza bağrım yanıyor.
Kendimi her bir fidanın anası gibi hissediyorum.
Vatan sağ olsun diyemiyorum artık.
Şehitler ölmez vatan bölünmez de demiyorum.
Çocuklarımızı davullu zurnalı askere gönderiyoruz, gururlanıyoruz ama çocuklarımız kahpece tuzaklarda ya kolları, bacakları kopmuş ya da şehit olup al bayrağımıza sarılı tabut içinde dönüyorlar.
Ocaklar sönüyor analar ağlıyorlar.
Bakıyorum da bazılarının elinde cımbız ve ayna, umurunda olmuyor dünya.
Olan hep fakir çocuklara oluyor.
Devlet baba derdik eskiden, devletin de umurunda değil,
İşte bu içimi acıtıyor.
***
Teröristlerin Kuzey Irak’tan sızdıkları gün gibi aşikârken sırf kör olası anlaşmalar yüzünden oraya müdahale edemiyoruz ve Barzani alçağını kırmızı halılarla karşılıyoruz.
Hükümet bu işi bitiremiyor değil, ABD nin emrinde bitirmiyor.
Çatışmanın devam ettiğini TRT haberden öğrendik.
Bu vatan evlatlarına yazık değil mi?
Sanılıyor ki birkaç dağlı ile çarpışılıyor. ABD’.nin desteklediği AB. nin de içinde yer aldığı ajanları ve paralı askerleriyle resmen savaş içerisindeyiz.
Amerika’ya İncirlik Üssü yetmedi bir de Kürecik’i verdik.
Amerikan köleliğimiz veya jandarmalığımız ne zaman bitecek?
Yok BOP eş başkanlığıymış, yok efendim Ortadoğu projesiymiş….
Yeter artık ya!
Karşımızdaki güç dünya gücüdür. Tıpkı İstiklal Savaşımızdaki birleşmişler gizliden gizliye Türkiye’yi bu şekilde çökertmeye, parçalamaya ve yok etmeye çalışıyorlar.
(PKK kimdir? Nedir be! Turp gibi soyar limon gibi sıkarız onları.)
Allah’ın belaları ilk önce işe ordumuzun güzide subaylarını, askerlerimizi, ses çıkartacak aydınlarımızı Silivri’ye, Hasdal’a kapatmakla başladılar.
Özel yetkili mahkemeler sayesinde neredeyse durumlara muhalefet eden herkesi potansiyel suçlu ilan ediyorlar.
Doymadılar!
Son erimize, aydınımıza kadar sanırım Hasdal’a, Silivri’ye (oralar dar gelmeye başladı) ,başka yerlere kapatacaklar.
Şimdi bizleri bataklığa sürmek isteyen anlaşmalara göz atalım.
ABD eski Dışişleri Bakanı Powell ve Cumhurbaşkanımız Sn. Gül’ün dışişleri bakanlığı sırasında yapmış oldukları anlaşmalar ki, Sn. Abdullah Gül, bu gizli anlaşmayı Sedat Sertoğlu'na itiraf etmiştir (Bkz. Vatan, 24 Mayıs 2003).
Daha sonraki yıllarda basına sızan ve Bugün Gazetesi’nin yayınladığı 12-13 Mayıs 2011 tarihinde PKK ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Yardımcısı Afet Güneş’in katıldığı Oslo anlaşmaları var.
Her iki anlaşmada benzer noktalar çok olduğu için şimdi sadece 2003 yılındaki anlaşmayı aktarıyorum.
1– Türk ordusu bundan böyle hangi gerekçeyle olursa olsun, sınır ötesi harekâtta bulunmayacak.
2– PKK’ya karşı Türkiye’nin egemenlik alanı içinde yapılacak askeri harekâtlar için, ABD askeri makamlarına bilgi verilecek.
3– Türkiye, ABD’nin İran’a ve diğer Ortadoğu ülkelerine karşı uygulayacağı sınırlı askeri harekâtlara, üs ve taşıma kolaylıkları sağlayacak, askeri birlik verecek.
4– Türk ordusunun asker sayısı ve silah kuvveti, ABD’nin uygun gördüğü sayı ve kabiliyete indirilecek. Özellikle tank ve ağır silahların miktarı düşürülecek, savaş uçağı sayısı sınırlandırılacak.
5– Irak’ın kuzeyinde kurulan Kürt oluşumu Türkiye tarafından resmen tanınacak.
6– Af Yasası, PKK yöneticilerini de kapsayacak şekilde genişletilecek.
7– Türkiye dört yıl içinde uygulanacak bir planla, üniter yapısını devrederek federasyona geçecek. Bu anlamda “kamu reformu yasası” çıkarılacak.
8– Yunanistan’la sorunlar çözülecek. Kıbrıs’ta Annan Planı kabul edilecek. Ege’de Yunan taleplerine esnek bir tutum takınılacak.
9– Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirilecek ve iyileştirilecek. Sınır ticaretinde Ermeniler lehine düzenlemeler yapılacak”.
İkinci anlaşma yani Oslo Anlaşması daha da beter. Onu bir sonraki yazımda yazacağım.
Bu anlaşmalarla Türkiye’nin eli kolu bağlanmıştır. Hangi akla hizmet bunlar imzalandı hükümetin buna cevap v ermesi gerekir.
PKK ve emperyalistlere ödün vermeden düğümü çözmeliyiz.
Türk Ulusu bunu yapacak güçtedir.
Yok, efendim akil adamlarmış, reform muş, federe devletmiş bunların hiç birini kabul etmeyiz.
AKP yeter ki doğru ve cesur adımlar atsın. Mesela İncirlik’i kapatsın ve Amerika’nın jandarmalığını bıraksın yeter.
Tünay Süer

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget