AKP’de Farklı Sesler - Orhan Birgit

Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkma arzusu, görevdeki Cumhurbaşkanı’nın süresinin 7 yıl olması gerektiğini belirleyen Yüksek Seçim Kurulu kararından sonra iktidar cenahından çıkan sesleri çoğalttı.
Allah sağlık verirse Recep Tayyip Edoğan Bey, iki yıl daha Başbakanlık koltuğunda oturacak.
Ondan sonra, yine YSK kararına göre, görevdeki Cumhurbaşkanı’nın bir kez daha seçilme hakkı olmasına karşın, AKP’nin bu iki önemli liderinin arasında olduğu anlaşılan kavil gereği, Abdullah Gül koltuğunu yol arkadaşı için bırakacak (mı?) Başbakanlık koltuğu için Bülent Arınç’tan başlayarak öteki yardımcılar Bekir Bozdağ, Beşir Atalay sahne almakta gecikmeyerek ayrı ayrı yorumlar yaptılar.
Bakanlar Kurulu orkestrasında her enstrüman sahibi farklı notalarla seslendirme yaparken yardımcı koro olarak da adlandırabileceğimiz AKP grubunun ve MKYK’sinin birinci kemanları da orkestra şefini bekleme gereği duymadan eyleme katılmış oldular. Oysa şefin önünde, ülkenin geçen haftaki gündemini belirleyen olayların sıralandığı bölüm başlıkları vardı ve o başlıklar sırasıyla:
Gül’ün görev süresi..
Öcalan için ev hapsi beklentisi..
Özel yetkili mahkemeler..
Kürtajın serbest bırakılması..
Fethullah Gülen’e ‘Ülkene Dön’ çağrısı..
Parti ile cemaat arasındaki durum.. olarak sıralanabilir.
On yıldır tek başına iktidar olan AKP’de, bugünlerde duyulmaya başlanan bu farklı seslerin, kim nasıl inkâr etmeye kalkışırsa kalkışsın, ardında “Erdoğan Çankaya’ya çıktıktan sonra..”nın hesabı yatmaktadır.
Gerçi Erdoğan Mersin il kongresinde, bu senaryo ile ilgili tahmin ve yorumları “..Makam hırsı olanlar, makama rant aracı olarak bakanlar süreç içinde aramızdan elendi. Bu hareketten uzağa düştü” demiş olsa da gerçekler, iktidar yolcularının arasında birbirlerinden kuşku duymanın doğal olduğunu söyler.
İkinci adamların parti tabanına olduğu kadar kamuoyuna da oynamak istemelerini de eşyanın tabiatına bağlamak bu nedenle doğal görülmelidir.
Bu olgudan yola çıkacak olursanız, Başbakan yardımcılarından Arınç’ın birinci derecede terör örgütü suçlusu olarak ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmış olan Öcalan’ın İmralı Adası’ndan alınarak ev hapsine çıkartılması önerisine “Silah bırakırlarsa olabilir” diye sıcak bakmasını özellikle önemli bir seçmen kitlesinden oy kapma arzusu olarak da değerlendirmek olasıdır. O olasılığı, yine başka Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, “Gündemimizde böyle bir konu yok” diye sıcağı sıcağına tekzip ederken Başbakan yardımcılarından Bekir Bozdağ, Arınç’ı yalnız bırakmamak istemiştir!
Başbakan, kendi kabinesinde görüşülmemiş böylesine önemli bir öneriye karşı çıkmak yerine “olabilir” diyen Arınç’a ve kendisini destekleyen Bozdağ’a Meksika yolundan hayli sert yanıt vermek durumunda kalmıştır.
Cumhurbaşkanı’nın görev süresiyle ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararın da AKP’nin doruğunda farklı yorumlara neden olduğu görülüyor. Erdoğan’a “iki yıl daha bulunduğun makamda otur” diye yorumlanacak olan o hükme genel başkan yardımcılarından Salih Kapusuz’dan “Beklenen hayırlı bir karar” desteği gelirken Bozdağ, Cumhurbaşkanı’na ikinci kez seçilebilme vizesi verilmesinin anayasaya aykırı olduğunu söylemiştir.
Bir kitle partisinde ülkenin önemli sorunları karşısında farklı görüşler olması doğaldır. Ancak o tür tartışmaların partilerin yetkili organlarında; örneğin grup genel kurullarında ve öncelikle de merkez karar organları toplantılarında ele alınması beklenir. Yıllarca susturulmuş olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nde, birdenbire duyulmaya başlanan farklı sesleri, demokrasimizin erdemleri içinde mi değerlendireceğiz?
Yoksa kaçınılmaz bir liderlik tartışmasının başlangıcı olarak mı göreceğiz?
O konunun belirginleşmesi için galiba bir süre daha beklememiz gerekecek...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget