İnanılmaz Hukuksuzluk - Mümtaz Soysal

BU gazetenin cumartesi günü etraflıca duyurduğu bir haber, bütün ülkeyi telaşlandıracak kadar uyarıcı nitelikteydi.
Evet, bütün ülkeyi, ana muhalefetinden Meclis dışındaki partilerine kadar bütün politikacıları, hukukçusu ve memuruyla, gazeteleri ve televizyon kanallarıyla, üniversiteleri ve dernekleriyle, iş çevreleri ve işçileriyle, bütün ülke halkını endişelendirecek kadar uyarıcı ve önemli.
Sakın “n’olmuş ki” demeyin. Daha n’olacak? TBMM’nin gece oturumunda kabul edilen bir maddeyle hukuk devletinin beline kazma vurulmuştu. Hem de bir yasa önerisine eklenen tuhaf bir maddeyle.
Üstelik öneriyle hiç bağlantısı olmayan bir biçimde.
Asıl öneri, “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu başkanlarının görev süreleri”ne ilişkindi. Yani, sıradan ve bambaşka konuda bir öneri. Eklenen madde ise, milyarlarca liralık tartışmalı özelleştirmelere ilişkin olarak Danıştay’ın verdiği yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarını sıfırlamayı amaçlamaktaydı: İhaleyle kamu işletmelerini alan sözde “yatırımcı”lar, satışa karşı açılan davalar aleyhlerine sonuçlandığı halde kamu malını geri vermemişler ve özelleştirmeci kamu görevlileri de geri almakta ayak sürüyüp sorunu çözülmez duruma sokmuşlardı. Bu yüzden davalıydılar. Ama, şimdi eklenen maddeye göre, son sözü savcılar ve yargıçlar değil, hükümet söyleyecek.
Hukukta böyle çelişki görülmemiştir. Bile bile ve göz göre göre yürütmeyi yargının üstüne çıkaran bir yasa olur mu?
Söz konusu bazı kamu kuruluşlarını şimdi işletenlerin niçin davalı olduklarını öğrenince şaşacaksınız. Kamuyu zarara uğratıp işçileri perişan ettikleri için bazısı aleyhine suç duyurusu bile var. Ama artık, aldıklarının üstüne kalkmazcasına oturabilirler, suçlulukları da hükümet kararıyla affedilmiş olacak demektir.
Bu durumda, televizyon ilanlarıyla “hukuk devleti getiriyoruz” diye “yeni” anayasa yapmaya soyunanların iyi niyetine güvenilir mi?
Soyguna dönüşmüş özelleştirmelere karşı KİGEM adıyla mücadele veren Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Merkezi şu olup bitenlerin, hukuka değil ahlaka ve vicdana da sığmadığını ilan etti. Ama kamuoyunu yönlendirip kamuyu koruması gerekenler yine sessiz. Hukuk devletini bile özlemeyenler neyi özlüyorlar acaba?

Yorum Gönderme

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget