Hayret Etmek Veya Etmemek! - Cüneyt Arcayürek

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle toplanan Türkiye Öğrenci Meclisi’ndeki törende, türbanlı,
baştan aşağı kapalı Hacer Eşut’un Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünde ant içmesine ve yurdun dört bir köşesinden cımbızla seçilip gelen öğrenciler tarafından ayakta alkışlanmasına hayret ettiniz mi?
Ben etmedim!
Afyon Valisi’nin “gar, otogar, meydan, cadde, sokak, tarih ve kültürel mekânlar” diye başlayan, gezinti yerlerinde bile içkiyi yasaklayan genelgesine hayret ettiniz mi?
Ben etmedim!
Başkentin burnu dibindeki Pursaklar’da; okullara dağıtılan formlarda velilerden Kuranıkerim, Peygamber’in hayatı dersleri arasından birini “tercih” etmeleri istenildiğini, bu dersleri istemediği seçeneğinin yer almadığını içeren habere hayret ettiniz mi?
Ben etmedim!
Cumhuriyet’te iki gün önce yayımlanan Fırat Kozok’un haberinin, başka sorunlara önem veren yandaş, dindaş olmayan gazetelerde yer almadığına hayret ettiniz mi?
Ben etmedim!
Artık Meclis kapısındaki polislerin bile; Atatürk baskılı fotoğraf ve “Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözü yazılı fularını “siyasal simge ve sembol içeren obje” diye gerekçe göstererek bir vatandaşın parlamentoya girmesini engellemelerine hayret ettiniz mi?
Ben etmedim!
Melih Aşık dün Milliyet’te; Kılıçdaroğlu’nun ziyaret ettiği Bosna Hersek’te uyguladığı programı yazdı.
CHP Genel Başkanı, Bosna’da Diyanet İşleri Başkanlığı’nı ve müftüyü, imam hatip okullarını, Mostar’da tarihi Bektaşi Alperenler Tekkesi’ni ziyaret etti. Orduevinde Bosna şehitleri için mevlide ve Genç Müslümanlar Teşkilatı’nın akşam yemeğine katıldı. Hayret ettiniz mi?
Ben etmedim!
***
AKP iktidarlarında tepkiyle karşılanması gereken uygulamalar toplumda “muafiyet kazanıyor”.
Hayretle karşılanan bu türlü olaylara her gün bir yenisi ekleniyor!
Örneğin; Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Meclis kürsüsünden, “yeni” Türkiye inşa ettiklerini ve “yeni” doğan Ortadoğu’nun sahibi, öncüsü olacaklarını, Ortadoğu’daki değişimleri yöneteceklerini ilan eden açıklamasına; RTE’nin Suriye’ye, “Güçlü bir ordumuz var. Gelirim ha!” diye gözdağı veren demecine hayret ettiniz mi?
Ben etmedim!
Osmanlı’ya hasret RTE ve kadrosu artık sınır tanımıyor.
Bugün Ortadoğu’nun sahibi, öncüsü.
Ama yarın Ortadoğu ile yetinmeyerek; dünya devletlerinin öncüsü, kimilerinin de sahibi olduklarını iddia ederlerse hayret eder misiniz?
Ben etmem!
***
Şu öykü RTE’nin düş dünyasına cuk oturuyor:
Dünyanın gelişmiş ülkeleri bir araya gelmişler. En son teknolojiyle üretilmiş bir bilgisayara bütün ülkelerle ilgili verileri yüklemişler ve sormuşlar:
“Dünyanın sahibi kim olacak?”
Bilgisayar uzun süre bilgileri değerlendirmiş ve büyük an gelmiş. Nefesler tutulmuş. Bilgisayar sonucu yazıcıya göndermiş. Hakem heyeti sonucu ilan etmiş:
“Türkiye!”
Herkes şaşırmış. Mutlaka bir yanlışlık olmuştur düşüncesiyle aynı soruyu bir kez daha sormuşlar. Bilgisayar yine sonucu yazıcıya göndermiş:
“Türkiye!”
Tüm dünya şoka girmiş. Bilgisayara sormuşlar:
“Neden?”
Bilgisayar sonucu yazıcıya hiç düşünmeden göndermiş:
“Herkes bir gün uzaya çıkacak ve dünya Türklere kalacak!”
İyi pazarlar...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget