Anlatabilir misiniz? - Ali Sirmen

Cumhuriyet yazarı Ali Sirmen, in 6 Mart 2012 yazısı :
Anlatabilir misiniz?
Son zamanlarda Türkiye’de demokrasi ve hukuk konularıyla ilgilenen yerli yabancı herkesin eninde sonunda gelip çarptığı duvar “özel yetkili ağır ceza mahkemeleri”.
Türkiye’de okuyan, yazan, siyasetle uğraşan, fikrini söyleyen, hele hele muhalif olan herkesin kâbusu bir gün özel yetkili ağır ceza mahkemesinin önüne çıkmak.
Çıkıyorlar da...
Gösteri yapıyorlar...
Özel yetkili ağır ceza mahkemesine.
Parasız eğitim istiyorlar...
Özel yetkili ağır ceza mahkemesine.
Toplu halde konser bileti alıyorlar...
Özel yetkili ağır ceza mahkemesine.
Bu mahkemeler herkesi korkutuyor, herkesi yıldırıyor.
Demokrasilerde insanların yargıdan korkmaları, yılmaları iyi bir şey değil.
Demokraside yargı korkutmaz, adalet dağıtır, yasalardan korkulmaz, yasalara uyulur.
Ama özel yetkili yargı korkutuyor.
Yalnız sade vatandaşı değil, MİT Müsteşarı’nı bile korkutuyor.
***
Özel yetkili ağır ceza mahkemelerine kimse taraftar değil, herkes sakıncalı buluyor.
Cumhurbaşkanı endişe ihzar ediyor.
TBMM Başkanı arka çıkmıyor.
Hükümet sözcüsü çekincelerini dile getiriyor.
Başbakan adamlarını onun elinden kurtarmak için kişiye özel yasalar çıkarttırıyor.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ da demokratik hukuk devletlerinde, özel yetkili ağır ceza mahkemeleri ve benzerlerine yer olmadığını, ama bundan kendilerinin sorumlu tutulamayacağını söylüyor.
Oysa, özel yetkili mahkemeler AKP’nin eseri.
Avrupa Konseyi’nden dışlanmamız tehlikesi, DGM’lerin kaldırılmasını gerektirmişti.
O zorunluluk doğunca onun yerine ÖYACM’ler kuruldu.
O günlerde çok uyarıldı, ama askerlerin de desteğiyle, AKP bildiğini okudu.
Kimileri bunları, çeteleri çökertecek ihtisas mahkemeleri olarak niteledi.
Bunun da doğru olmadığı, Hrant Dink davasında çıktı ortaya. Bu davayı gören özel yetkili ağır ceza mahkemesi şu acı itirafı yaptı:
- Bu cinayetin ardında çete var, ama ben çıkaramadım.
Böylelikle bu sav da çöktü.
***
Başbakan Yardımcısı Bozdağ diyor ki:
- Bu mahkemeler terör ile mücadelede kullanılıyor, onun için zorunlu.
Bugün, İstanbul Barosu’nun eski başkanlarından, ülkemizin önde gelen ceza avukatlarından Turgut Kazan Erzurum Özel Yetkili 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, 3 yıla kadar hapis ve meslekten men talebiyle yargılanacak.
Özetlemek gerekirse, hemen hemen herkesin anımsayacağı İlhan Cihaner davası sırasında, cezaevinden cezaevine gönderilen ve çok ilginç iddiaları içeren bir mektup ortaya çıkıyor. Cihaner’in vekili Kazan da savcıdan gerçeğin ortaya çıkarılması için araştırılmasını istiyor. Savcı iki ay boyunca hiçbir işlem yapmıyor. Kazan da bu tavrı eleştiriyor. Araştırma yapmayan savcı terfi ettiriliyor, araştırmanın yapılmamasını eleştiren savunma avukatı hakkında da Erzurum Özel Yetkili 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılıyor. Olay kısaca bu.
Şimdi Sayın Bekir Bozdağ’a sormak istiyorum:
- Sayın Bozdağ, hani bu mahkemeler, terörle ilgiliydi. Av. Turgut Kazan’ın terörle ne ilgisi var, şunu bana anlatabilir misiniz?
- Turgut Kazan veya savunduğu İlhan Cihaner terörist midirler, söyleyebilir misiniz?
Bu arada, hem Sayın Bozdağ’ın hem de sivil darbenin savunucularının bilgisine bir gerçeği de arz edeyim:
12 Eylül döneminde, o günlerin ünlü savunma avukatı Turgut Kazan aleyhine savunmasından dolayı, hapis ve meslekten men talebiyle herhangi bir dava açılmadı.
Ama bugün açılıyor hem de terörle mücadele amacıyla kurulmuş özel yetkili ağır ceza mahkemesinde...

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget