Acayip! - Cüneyt Arcayürek

Cumhuriyet yazarı Cüneyt Arcayürek, in 9 Mart 2012 köşe yazısı :
Acayip!

Parlamento içinde ve dışındaki uzun tartışmalardan sonra Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa üzerinde iktidarla muhalefet uzlaştı.
Gazetelerde kadın konusunu işleyen geniş yayınlar yer aldı.
Yayımlanan anketlerde (örneğin Milliyet’teki) kamuoyu araştırmacılarının önde gidenlerinden sayılan Adil Gür’ün 42 ilde 3.252 kadınla yaptığı araştırma; “boşanan kadınlar tablosu - çocuk gelinlerin dramı - eğitimin şiddeti azalttığı” gibi sonuçların yanıtlarını içeriyor.
Erkeğin neden şiddete başvurduğu rakamlarla değerlendiriliyor. Kadınların yüzde 67.9’una şiddet uygulanma nedeni “kadını baskı altında tutma çabasına” bağlanıyor. Fakat anketteki tutumda bir acayiplik var. Temel bir soru yok.
***
Meclis’te yasa üzerindeki görüşmelerde erkeğin kadına uyguladığı şiddetin köklerinin araştırıldığına tanık olmadık.
Tek bir kadın milletvekili dışında.
CHP Balıkesir Milletvekili Ayşe Nedret Akova, bu konuya değinen konuşmasında, “Mükemmel yasalar hazırlansa dahi kadını ikinci sınıf gören ‘toplumsal zihniyet’ değişmediği sürece bir sonuç alınamayacağını” söyledi...
... Ne var ki bu doğru saptamasını kimi verilerle kanıtlamadı.
Ayşe N. Akova; belki olası tepkilerden sakındı. Belki genel başkanının CHP’nin dinsiz bir parti olmadığını kanıtlayacaklarını içeren özdeki açıklamasına ters düşmemek amacıyla, bu gerçekçi saptamasını kanıtlamaktan kaçındı ve...
… Müslüman bir toplum olan Türkiye’de, yüzyıllardır erkeğin genlerine yerleşmiş kadına bakışı içeren İslami kurallar değişmedikçe, değiştirilmedikçe…
… “kadına şiddetin asla önüne geçilemeyeceğini” vurgulayamadı.
***
Akova: Soruna bakış açısını küçük örnekler vererek İslamın kadını ikinci sınıf insan kabul ettiğini, kadının tanıklığını bile geçersiz saydığını, evde kocasının cinsel gereksinmelerine ve çocuklarına hizmet etmekten öteye toplumsal ve insancıl hiçbir hakka sahip kılmadığını açıklayabilir ve şiddet olaylarına değerli ve de gerçekçi bir bakış açısı armağan edebilir.
Hatta, kadına şiddeti önleyecek dinsel açıdan değişmesi artık zorunlu girişimlerin başlamasına da önayak olabilirdi.
Kadına İslamın bakış açısını uygulayan somut örnek şeriatla yönetilen Suudi Arabistan. Bu çağda kadını en basit haklardan mahrum ediyor.
Seçme seçilme hakkı hak getire. Kadının otomobil kullanmasını bile düne kadar yasakladı.
Suudiler; dinci AKP iktidarı gelinceye kadar Atatürk’ün laik Türkiyesi’ni uyguladığı şeriat düzeni için tehlike saydı.
Suudi Arabistan ile yakınlaşma, kucaklaşma; Erbakan’ın Mekke-Medine kapılarında Suudi krallarından bir milyar dolar dilenmesiyle başladı. AKP’de yoğunlaştı.
Kadına değer verdiği pompalanan RTE, Suudistan olamıyor, lakin acayip bir tezada imza atıyor.
Kadını eve kapayan İslami kurallara -istese de- riayet edemiyor. Ama kadını baştan aşağı, saçından ayak başparmağına dek kapatıyor.
***
Kadın hakları savunuluyor. Kadına şiddete savaş açılmış. Sorun Meclis Genel Kurulu’nda bir yasa ile çözümlenmeye çalışılırken bir başka acayip tabloyla karşılaşılıyor.
Oturuma TBMM’deki 79 kadın milletvekilinin ancak 10’u katılıyor.
MHP Milletvekili Ruhsar Demirel tepkisini, “Bu önemli tasarının görüşülmesi sırasında gösterilen duyarsızlıktan hicap duyuyorum” diye dile getiriyor.
Acayip ve ayıp bir tablo: Kadına şiddeti önleyeceği varsayılan yasanın TBMM’deki görüşmelerde tümüne katılarak maddi-manevi desteğini kanıtlaması beklenen kadın milletvekilleri yerine…
…tasarıyı erkek milletvekilleri tartışıyor. Gerekli görürlerse değişiklikler yapıyor. Savunuyor ve yasalaşmasına çalışıyorlar.
İyi mi?..

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget