Recep Tayyib Erdoğan sıradan bir vatandaş değil, Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı. Yani AKP ye oy vermesek te hepimizin başbakanı. Başbakan bunu bir türlü kabul etmiyor sanırım. Eleştiriye hiç tahammülü yok, dediğim dedik çaldığım düdük misali hep kendi burnunun doğrultusuna gidiyor. Televizyonda gel tartışalım diyene de verip veriştiriyor. Neden acaba? Çünkü karşısına çıkacak kişi ne soracak hesapta bu var. Yandaş gazetecilerle yaptığı söyleşilerde önceden belirlenmiş sorular gibi olmayacağı bellidir.
Oysa dünyada gelişmiş ülkelerde gerek adayların gerekse devlette önemli yerlerde olanların tartışmaları halk tarafından ilgiyle izlenir ve sanki bir gelenek haline gelmiştir. Tıpkı Amerika’da olduğu gibi.
Bizim başbakan neden bunu kabul etmez düşünüyorum.
Kendisine güvenmiyor mu? Yoksa kendisini herkesten üstün görecek bir sıfatı var da biz mi bilmiyoruz.
Ana muhalefet partisi CHP ‘nin Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun kaç kez çağırdığını unuttum artık. Kılıçdaroğlu şu kritik dönemde Meclisi olağanüstü toplantıya çağırdı, başbakanın verdiği tutarsız cevaba bakın.
"Terörün, TBMM içinde, hem de Ana Muhalefet Partisi nezdinde Türkiye'de siyaseti şekillendirmesine asla izin vermeyeceğiz"
Yani bu ne demek şimdi?
Söylediği sözler çok büyük laflar, ne yani CHP terör örgütü ile birlikte mi hareket ediyor? Böyle düşünüyorsa CHP liderini kendisi tartışmaya çağırır, çıkar televizyona varsa onun ipliğini pazara döker değil mi?
Ama başbakan karşılıklı konuşmalardan kaçıyor. Halktan korkuyor .Böyle olmasa 400 koruma ile dolaşır mı?
Ben bu arada başbakanın bu sözlerine karşın CHP den çok sert bir cevap bekledim ama ne yazık ki duymadım.
Meclise gitmemek ne demek? Mademki sık sık Milli İradenin meclis olduğunu söylüyorsun ki bu da bence bir aldatmacadır, zira meclis çoğunluğu elinde olduğundan muhalefet ne derse desin yine senin dediğin oluyor, e, o zaman nezaketen gider dinlersin. Bunu bile yapmıyorsun.
Neden?
Öyle kestirip atmak var mı?
Sonra buna tek başına nasıl karar veriyorsun? TBMM Başkanlığı neye yarıyor? Demokrasilerde başbakanın arzusuna mı kalmıştır meclisin toplanması? Açıkçası merak ettim.
Yazdığım yazıların çoğunda sayın başbakanın Türkiye’yi başbakan gibi değil, bir diktatör gibi, hatta gibisi fazla, öyle yönettiğini söylememde haklıymışım demek.
Sonra ne yalan söyleyeyim hayatım boyunca Sayın Erdoğan gibi külhanbeyi bir başbakan görmedim. Sayesinde siyasetin seviyesi iyice düştü. Önüne gelen bağırıp çağıran, cibilliyetsizler, çapın ne diyen sıkıntıya düştükçe karşısındakini aşağılayan sözler söyleyen bir başbakan olamaz.
O makam bağırıp çağıran, karşısındakiler hakir görenlerin makamı değildir. Mademki baş olmuşsun vatandaşını dinleyecek ve sabırlı olacak ve seviyeli üslup kullanacak. Makamın hakkını vereceksin.
Yok, ben yapamam böyleyim dersen o zaman istifa edip gideceksin sayın başbakan.
*****
Gelelim Önceki gün Emekli Tümgeneral ve HEPAR Genel Başkanı Sn.Pamukoğlu’na söylediğin sözlere. Ne seviyesini bıraktın, ne çapını.
“General olmuşsun ne olmuş yani.” Diyerek aslında onun şahsında tüm askerlere hakaret ettin.
General olmak o kadar kolay mı acaba? Hele de Kurmay subay olmak..
Kahraman olmak, Efsane olmak bu kadar basit mi sence?
Kısaca bakalım senin gramın ne, çapın ne dediğin kişiye…
1993 Mayıs ayında Kara Kuvvetleri Komutanı ve Genelkurmay başkanı tarafından kendisi ile yapılan 45 dakikalık görüşme sonunda şark görevi yokken ve henüz kurmay Albayken ve mevcut 80 General bulunurken ( !) kendisine teklif edilen Hakkâri görevini kabul edip 3 gün sonra bölgeye hareket etmiş,
Dile kolay, Hakkâri’de 778 gün dağlarda çarpışmış, karakollarda, kışlalarda, çatışmada bir saat bile askerinin başından ayrılmamış, (Git bakalım o mayın tarlalarına, çatışmalara katıl. Bir saat kalabilir misin acaba?)
Çarpışmalara bizzat katıldığı için tüm askerler tarafından EFSANE komutan denilen,
Yönetmeliklerde Asteğmenlik ve Mareşallik arasında 3 kere alınabileceği hesaplanmış olan Üstün Birlik Nişanını 5 kez alarak mevcut yönetmeliği altüst etmiş, 1. dereceden Cesaret ve Feragat nişanlarından 3 kez almış;
VE yine 1992 yılında Kara Kuvvetleri Komutanlığınca yapılan değerlendirmede komuta ettiği alay savaş hazırlığında Türkiye 1. si olan,
5 kez Üstün Birlik Nişanına sahip Türk ordusundaki tek Generaldir.
İşte çapını, mapını sorduğun kişi budur. Kaldı ki Atatürkçü tüm askerler erinden generaline kadar yürekli ve cesurdurlar.
Bir Türk subayına böylesine aşağılayıcı sözler söylemek seni yüceltmez sayın başbakan.
Milletim adına böyle kahraman bir askere nasıl bu sözleri söyleyebildin diye inan ki üzüldüm.
Bak sayın başbakanım, İstanbul’da doğup İstanbul Tuzla’da eğitim alıp Hasdal’dan 77. Piyade Alayında kantincilik yaparak askerlik görevini ifa etmek fakir çocuklarına nasip olmuyor. Yüzlerce evladımız polis olsun, asker olsun bu terör örgütü yüzünden kahpece şehit ediliyorlar.
Daha iki üç gün önce çöp toplayarak ailesini geçindiren ve cebinde ailesinin kendisine yolladığı 50 lirayı, çocuklarına bayramlık alabilmek için saklayan bir çocuğumuz şehit oldu.
Bunlar sana hiçbir şey anlatmıyor mu? Bu kadar taş yürekli olduğuna inanamıyorum.
Yani askerlerimiz yan gelip yatmıyorlar ama sen onlar için bir zamanlar kelle demiştin değil mi?
Kendi çocuklarından teki rapor aldı askere gitmedi, diğeri ise sanırım 15 gün yaptı. Demek ki askerlik nedir ve ne zor şartlarda geçer bilemiyorsun.
Anlıyorum Suriye meselesinden ve Kürt açılımı sözünden, bir yandan ABD ile yaptığın seni kıskıvrak bağlayan o anlaşmalardan ötürü canın çok sıkkın. İşler istediğin gibi gitmedi. Böyle olabilir ama bu zatıâlinize önünüze gelene hakarete varan sözler söylemeyi gerektirmez. .
POSTACI Hillary Clinton
Anlayamadığım nokta sayın başbakan, biz kendi kendimizi idare edemiyor muyuz? Yargı birilerinin eline geçmiş, neredeyse seni yargılayacaklar, Türkiye’nin ipleri ABD nin elinde. Türkiye’yi karanlıklara sürüklüyorlar, bunun ötesinde haritadan silmek istiyorlar.
2002 de balkondan tüm millete sesleniyordun,” gömleğimi değiştirdim, terörü bitireceğim Türkiye’yi mutlu bir Türkiye yapacağım”.
Yıl 2012. Şimdi diyorsun ki, ”terör şehirlere yayılıyor.” Söz verdin ama sözünü tutamadın sayın başbakan. Tüm bu olanların sebebi biz miyiz, yoksa yaptığın yanlış politikalar mı? Bu güzelim vatanımız hepimize yeter, en güzel makamdasın. Hiç bir şey için vatanı bölmeye, yok etmeye değmez. Şayet vatan yok olursa sen de, biz de yok oluruz. Tekrar ediyorum DEĞER Mİ Sayın Erdoğan bir düşün lütfen…
Tünay Süer

Yorum Gönder