Diyanet Reisi suç işliyor - Rıza Zelyut

Diyanet Reisi suç işliyor
Diyanet İşleri Başkanlığı, cumhuriyetin ilan edilmesinden 4 ay sonra, 3 Mart 1924'te kuruldu.
Bizzat Kemal Atatürk'ün istediği bu kurum; bugün, ne yazık ki büyük Atatürk'ü de onun kurduğu laik cumhuriyeti de kendisine rakip gibi gören bir noktaya getirilmiştir.
Şu anki Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, topluma '80 yıllık olumsuz dönem' izlenimi vermeye uğraşmaktadır. Bu zat-ı muhtereme göre; 80 yıldır devlet vatandaşla buluşamamıştır; üniversitelerimiz ve mimarlarımız 80 yıldır camilerimize küs kalmışlardır.
Bu 80'in üstüne koyun bir 10 yıllık AKP iktidarını... İşte  size cumhuriyet dönemi...
Yani; Diyanet İşleri Reisi; açıktan söylemese bile dolaylı yollardan cumhuriyet rejimini kötülemeye uğraşıyor.

YALAN SÖYLÜYOR
Adının önde bir de sözüm ona prof unvanı bulunan Mehmet Görmez; cami konusunda cumhuriyet dönemini alttan alta suçlarken açıkça yalan söylüyor. Cumhuriyet kurumları da rejimi de camiye asla küsmedi. Bu durumu; cumhuriyet döneminde yapılan cami sayısı açıkça gösteriyor.
Osmanlı İmparatorluğu'nun Yükselme Çağı'nda, yani 16. Yüzyıl'ın ortalarından sonra devletin çok genişlediği o dönemi hatırlayın.
Ünlü tarihçi Prof. Halil İnalcık; bu dönemde; Sinop'tan Antalya'ya çekilen hattın batısında ortala 3500 cami olduğunu yazıyor. Devlet-i Aliyye isimli kitabına bakanlar bu gerçeği görürler. Ki o zamanki 15 milyon kilometrekarelik Osmanlı topraklarının çoğu bu hattın batısında idi.
Gelin 3500 cami de doğuda kabul edelim. Size eder 7 bin cami. Bugünkü Türkiye'nin 20 katı genişliğindeki Osmanlı İmparatorluğu'ndaki cami sayısı 7 bin iken şimdi bu sayı  90 bini buldu.
Şimdi Bay Görmez gibi öbür cumhuriyet karşıtları cevap versinler: Osmanlı mı camiye küs, cumhuriyet mi camiye küs?
Küslüğü bırakın; tam aksine; cumhuriyet hükümetleri; gerekli gereksiz her yere cami yapılmasını sadece seyretti. Bu yüzden de planlı-plansız bir yığın ucube yapılar ortaya çıktı. Bunlara tenekeden minareler konduruldu. Kimse de 'dinsiz sayılmak' korkusuyla bu mimari rezalete sesini çıkartamadı.
İşin daha düşündürücü tarafı; bazı uyanıklarınr cami yaptırma dernekleri kurarak şehir merkezindeki değerli hazine arsalarına el koymaları idi.  Buralara yapılan camilerin altı mağaza, atolye, market gibi kullanıma açıldı.
Cumhuriyet dönemini camiye küs, yani karşı gibi gösteren  Mehmet Görmez sözde değil de özde profesör olsa idi; Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin bu konudaki fetvasını da okuyup ders alırdı.  O fetvalar da gösteriyor ki  Osmanlı yönetimi; bugün olduğu gibi, öyle her isteyenin istediği yere cami yapmasına asla izin vermiyordu. Ne yani; Osmanlılar altı ticarethane üstü ibadethane tipindeki mal götürme işine karşı çıktıkları için cami düşmanı mı idiler?

ANAYASAL SUÇ
Diyanet İşleri Başkanı'nın bugün yaptıkları, söyledikleri anayasal suçtur. Diyanet İşleri'nin kuruluşunu düzenleyen Anayasa'nın 136. maddesinde; 'Genel idare içinde yer alan Diyanet İşleri Başkanlığı, laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyas” görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine getirir.' deniliyor.
Bugünkü Diyanet İşleri yönetimi; bu maddenin tümünü çiğniyor... Laiklik ilkesini taktığı mı var? Mezhepçi Diyanet, Sünni İslam'ın hem de siyasal kanadında oynuyor. Milletçe dayanışmayı sağlamak yerine; parçalanmayı kışkırtıyor.
Buradan soruyorum: Ankara'da şu Diyanet İşleri'nin yaptıklarını sorgulayacak bir savcı yok mudur Allah aşkına?

Yorum Gönderme

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget