TÜSİAD iş dünyası olarak tüm kişi kurum ve kuruluşları birlikte düşünmeye ve diyaloğa çağırdı.
Ne bu?
Maalesef “âdet yerini bulsun çağrısı...”
Çünkü ana muhalefetin terör ve Suriye sorunlarını görüşmek üzere öngördüğü Meclis birleşimi yapılamayacaktır.
İktidar CHP muhalefetine “aklınıza ihtiyacım yok” demek istiyor.
Muhalefetle bir araya gelmeyi gereksiz bulan iktidar sorumlularının dün Türkiye’ye gelen ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’la üst üste toplantılar yapması acaba kafalarda şüphe yaratmamış mıdır?
Çünkü herkes biliyor ki yıllardan beri Türkiye’yi kanatan hançer Amerikan himayesinde Kuzey Irak’ta bileniyor, oradan çıkıp kalbimize saplanıyor, yine oraya dönüp saklanıyor.
Clinton ve Barzani her zaman çıkarları neyi gerektiriyorsa onu telkin ederler. İktidar doğruları parlamentoda bulacağını bilmelidir.
Strateji uzmanı MHP Milletvekili Sinan Oğan, meclis kürsüsünden söyleyemeyeceği gerçeği dün VATAN’a söyledi:
“PKK Foça’da eylem yapıyor, istihbarat olarak haberdar olamıyorsunuz. Sonrasında eylem yapanları yakalayamıyorsunuz. Bu olmaz... Gazetecilerin rahatlıkla gidip Kandil’de görüştükleri terörist elebaşılarını bulamıyor, operasyon yapamıyorsunuz. Bu da olmaz!”
Hillary Clinton dün “PKK’nın Suriye’de konuşlanmasını istemiyoruz” dedi.
PKK’nın Kandil’de bugünkü boya gelmesinin neredeyse tek sorumlusu olan Amerika’ya nasıl güvenebiliriz?
Bakın, Afganistan ve Irak’ta kirli işlere karıştığı ihbar edilen Blackwater adlı güvenlik şirketi, Adalet Bakanlığı’nın açtığı dava sonunda 50 milyon dolar cezaya hüküm giydi.
Bu şirketin suçları arasında yasadışı yollarla Irak’a soktuğu silâhları PKK’ya sattığı iddiası da bulunuyordu.
O silâhlarla acaba kaç askerimiz şehit edildi?
Blackwater’ın ödeyeceği 50 milyon cezanın tamamı şehit evlâtlarımızdan birinin bile kanını karşılamaz!
Dışarda ittifak ararken kendi içimizde birbirimizi dışlamayalım!
İki ihtimal var...
Hükümet Sözcüsü Arınç, kamu vicdanının da sözcülüğünü yaptı.
İlker Başbuğ konusunda zehir zemberek bir eleştiride bulundu:
“Genelkurmay Başkanlığı yapmış birine ‘Sen teröristsin’ demek ne vicdana sığar, ne hukuka. Adamın asli görevi terörle mücadele. ‘Örgüt elemanısın’ iddiası camiayı (orduyu) da rencide eder. Bunlar (yargı) nerede duracaklarını bilmiyorlar. Nasıl şey; her geleni içeri atıyorsun!”
Bülent Arınç yazar olsa işinden kovulurdu ve belki Ergenekon sanığı olurdu.
Başbakan Erdoğan’ın geçen hafta benzer şeyler söylemesi bile onu kurtarır mıydı bilemeyiz.
Neyse, imtiyazını adalet için değerlendirmesini takdir etmek lâzım.
Ama cevabı zor bir soru var ortada:
Başbakan da yardımcısı da İlker Başbuğ’a yapılan şeyi çirkin ve haksız bulduklarını söyledikleri halde eski Genelkurmay Başkanı zındanda kalmaya niçin devam ediyor?
İki ihtimal:
Ya bizi işletiyorlar veya daha baskın bir irade hükmünü yürütüyor!

Yorum Gönder