Metin Altıok ‘Kendinin Avcısı’ adını vermiş şiirlerine...
Anımsadınız mı?
Şair Metin Altıok; felsefeci, şair...
Kendini aramış, bir avcı gibi!
Benim de sık sık yaptığım. Belki sizlerin de... Kendini arayan bir avcı!.. Koşmuş avcının peşinden, hem avcı, hem kurban!..
Öyle de olmuş!..
Kendinin avcısı olacakken birden aydınlık düşmanı güçlerin kurbanı olmuş...
***
“Ne dedim, ne yaptım / Nasıl davrandım / Düştü peşime izledim/ Sanki ben ve bendim / Önümsıra, arkamsıra / Dehlizinde kendimin
O mu öndeydi, ben mi? / O dediğime bakmayın / Ayırt etmek içindi / Av mıydım, avcı mıydım? / Tuhaf ama ben ve ben / Hem kaçtım, hem kovaladım
Hangisiydim acaba? / Önüm sıra kaçan mı? / Kovalayan mı ardımdan? / İki kadınla, / İki çocuk arasında / Koştum iki ayrı acıya
Çekip tetiği sonunda / Kendimi vurdum. / Ne av var artık, ne avcı / Sadece küf kokusu / Dehlizinde kayboldum.”
Metin Altıok, Sivas kıyımının kurbanlarından...
Birçokları gibi bir vahşetin, bir düşmanlığın, bir karanlığın elinde yok oldu. Asım Bezirci gibi, değerli tüm arkadaşları gibi... Sivas’ta bir otel odasında göz göre göre yakılarak dumanlarla boğuşarak. Oysa otelin önünde kıyımcıların arasında polisler ve askerler de vardı. Ama kılları kıpırdamadı otel ve insanlar alevlere verilirken.
Metin Altıok gibi bir felsefeci, bir şair de içindeyken.
***
“Kendinin Avcısı” bir kitap! Altıok’un sanatsal gücünü, şiirinin niteliğini gösteren dizelerle dopdolu. “Nasıl olsa bir sonu olacaktı bu aşkın / Bir gün ansızın gerçekleşiveren” diyen şair artık yok; yıllar geçti, şiirleri kaldı. Şiirlerle birlikte yaşayan bir şair olmak bir mutluluk avuntusu mu?
Sanki görmüş gelecekte olacakları. Şair bu, bilir, görür, sezer. “Biri mutlaka vardır / Zonguldak’ta Sivas’ta / Yakında ya da uzakta / Binlerce baca arasında / Dumanı lekesiz biri / Ama ben anlaşılan / Biraz karıştırıyorum kendimi.”
Yetmemiş dedikleri, şunları da eklemiş: “Birini bulurum mutlaka / Yangınımı körükleyen birini.”

Yorum Gönder