Cumhuriyet yazarı Cüneyt Arcayürek,in 15 Mart 2012 köşe yazısı:
Seç Seç Al!
Muhalefetin bir kanadı AKP iktidarının Alman Nazilerine taş çıkaracak uygulamalara başvurduğunu söylüyor.
Muhalefetin anası ise iktidarın orman yasaları uyguladığını...
İktidara gelince: RTE, yine kükredi grup toplantısında.
4+4+4’ü “mağduriyetleri” telafi etmek için çıkardıklarını ve muhalefet çatlasa da patlasa da feyiz aldığı kapatılan imam hatiplere, ortasından lisesine kadar kapıları ardına kadar açan, gelecek hafta Genel Kurul’a gelmesi beklenen öneriyi, üç hafta sonra yasalaştıracaklarını ilan etti.
Pazar günü komisyondaki meydan savaşından sonra muhalefet, iktidarın Nazileri kıskançlıktan çatlatacak uygulamalara giriştiğini, yönetime orman yasasının egemen olduğunu söyleyerek iktidarı suçlarken…
…RTE’den ülkenin demokratik kurallarla yönetildiğini içeren tek bir cümle, tek bir sözcük işitilmedi.
Artık demokrasiden, kurallarından söz etmediğine göre, Nazilere taş çıkaranı mı, orman yasalarını mı, yoksa AKP lideri gibi mağduriyetleri telafi edecek bir yöntemi mi hangisini istiyorsanız buyurun, birini seçin!
İktidarın turfanda malları bunlar!
Ama allahaşkına, bu ülke demokratik rejimle yönetiliyor, RTE’nin tek adam özentisi uygulamalarını ileri demokrasiye geçmeden önceki doğum sancıları diye nitelemekten lütfen vazgeçin!
***
Bir başkomutan edasıyla grupta, komisyonda yere düşen muhalefeti tekmeleyenlere, söz isteyenleri salonda bulunmalarına karşın “yok” diye konuşturmayan komisyon başkanı Nabi Avcı ve AKP milletvekillerine teşekkür eden, demokrasiyi ileriye değil, geriye götüren bir başbakanla gide gide işte bu noktaya geldik.
Mahkeme kararı yalnız Madımak’ta öldürülenlerin ailelerinin değil, toplumun yüreğini yakıyor. RTE’nin yorumu: “Hayırlı olsun!”
Dört gazeteci tahliye oluyor. 4 gazeteciyi düne kadar Ergenekon çetesine üye gören RTE’nin temennisi: “Hayırlı olsun!”
Hayırlı olsun’un anlamı nedir? Örneğin dava düştü. Böylece RTE hayırlı olsun dileğini, Madımak olayını soruna dönüştürdüklerine inandığı Alevilere ders verildi anlamında mı kullandı acaba?
4 gazeteci bugün serbest ama davaları devam ediyor. Acaba yarın beraat edecekler mi diye bir beklenti içinde mi RTE?
***
Sevinçle karşılanan tahliyeleri “geciken özgürlük” diye yorumlayan da var; içeride yattıkları 375 günün hesabını kim verecek diye sorgulayanlar da…
Ne var ki, tahliye edildiklerini eleştiren manşetler de, haber ve yorumlar da…
...Silivri’de 1106 gündür tutuklu, hücrede 382 gündür yatan Mustafa Balbay, üç yılı çoktan aşan bir süredir tutuklu Tuncay Özkan…
…ezkaza tahliye edilseler bugün; 375 gün değil, iki değil, üç yıldan fazla hüküm giymeden, tutukluluğu cezaya dönüştüren mahkeme kararlarıyla içeride yatmalarının hesabını kimin vereceğini sormak…
...4 tahliyenin yarattığı sevinç hay-u huy içinde, kimsenin aklına da, kalemine de uygun düşmüyor.
***
Komisyondaki arbededen sonra 4+4+4 Genel Kurul’da görüşülürken “hesaplaşacağız” diyen CHP’nin, bir yandan da RTE ile uzlaşma aramaktaki ısrarı ne kadar fuzuli bir çaba.
Devir değişti. Eski çamlar bardak oldu. Aydınlı efelerden de söz edilmez oldu…
Kasımpaşa’dan yola çıkan “efelerin efesi” dur durak bilmiyor.
Sağa sola, ulusal iradenin kılıcı benim; hayttt var mı yan bakan? “Hangi dilden anlıyorsanız o dilden konuşurum ha!” diyerek yeni meydan savaşlarına hazır olduğunu ilan ediyor.
Vatandaş mı? Nâzım’ın bir şiirinin bir dizesindeki gibi; “tabakta yatan uskumru gibi mahzun!”

Yorum Gönder