Deniz Feneri gibi olmasın - Güngör Mengi

Vatan yazarı Güngör Mengi,nin 17 Mart 2012 köşe yazısı:
Deniz Feneri gibi olmasın


Rahmetli Erbakan’ın büyük kızı Zeynep Erbakan, miras yüzünden ailesini mahkemeye verdi.

Zeynep Erbakan, kardeşleri Elif Erbakan Altınöz ve Fatih Erbakan ile enişteleri Mehmet Altınöz’ün babalarına ait varlıkları aralarında paylaştıklarını iddia ediyor.

Suçlamanın gerçek olup olmadığı yargı süreci sonunda belli olacaktır ama şimdiden belli olan ve düzeltilmesi gereken bir büyük yanlış var ki o da şu:

Paylaşılan ve bugün iki kardeşle eniştenin mal varlığında görünen Boğaz’daki yalı, iki fabrika, Ankara’daki bina, bankada duran 10 milyon TL nakit başta da Zeynep Erbakan’ın “babasının malı” değildi.

Büyük bölümü Milli Görüş hareketinin emektarı Oğuzhan Asiltürk’ün deyimi ile “cihat parası” idi.

Necmettin Erbakan da seçmen tabanından toplanan bu paraların oluşturduğu varlığa “İslâm devleti hazinesi” anlamına gelen “Beytül mal” derdi.

Kapatılan her Milli Görüş partisinin mallarına el konulduğu ve aynı yapılanmanın faturasını ödemekten bıktığı için Erbakan partiye ait malları üzerine alır bir kısmını da güvendiği yakınları üstünde tutardı.

Yani önümüzdeki olay, aile içi bir ihtilâf değildir. Paylaşılamayan varlıkta, rahmetli Erbakan’ın affa uğrayan para cezası nedeniyle Hazine’nin ve bu varlığı bağışlarıyla oluşturan Milli Görüş destekçilerinin hakkı vardır.

Herhalde bu paraları, Erbakan’ın çocukları zengin olsun diye vermediler.

Milli Görüş partilerinin geçmişi, biraz dadin ve merhamet istismarı ile toplanmış büyük paraların buhar edildiği olayların tarihidir.

Erbakan ailesi içindeki ihtilâfın irdelenmesi yalnız geçmişteki istismarlara ve utanç verici vurgun ve soygunlara ışık tutmayacak, gelecek için yararlı dersler de verecektir.

Dini geleneklere dayanan yapıların en çürük yanı denetim boşluğudur. Erbakan’a saygısızlık yapmamak için hesaplar denetlenememiş, rahmetli Erbakan’ın ruhuna en büyük azabı verecek bir son yaratılmıştır.

Yargı bu meselenin üstüne ciddiyetle gitmelidir.

“Deniz Feneri”nden daha ciddiyetle!
*****

Denge aramak çok yanlış olur

Siyasetçiler ayaküzeri konuşmalardan sakınmalılar.

Başbakan dün cuma namazı çıkışı gazetecilere Sivas katliamı sanıklarından firardaki 5 kişi hakkında verilen zaman aşımı kararının sanki dava toptan zaman aşımına uğramış gibi gösterilmesini yanlış bulduğunu söyledi.

Bunda haklıdır. Çünkü idam cezası kalktığı için ağırlaştırılmış müebbete hüküm giyen 33 kişi var içerde..

Ama yine de Başbakan, yaptıklarının beş kaçağın yanına kâr kalmasını vicdanlarına kabul ettiremeyen insanların hassasiyetini hafife almamalıdır.

Komünist örgütlere bağlı teröristlerden de zaman aşımından yararlanmış bunca insan bulunduğunu hatırlatması yerinde olmamış, yakışık almamıştır.

Madımak katliamı, hiçbir denge arayışına konu olmayacak kadar vahim ve vahşi bir olaydır.

Başbakan yaptığı bu tür konuşmaların toplum vicdanını tatmin edecek adaletin önünü keseceğinden endişe etmelidir.

Sivas’taki zaman aşımı için Yargıtay’a bozma başvurusu yapıldı.

Dileriz Yargıtay Başbakan’dan etkilenmez!

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget