Çeşitlemeler - Deniz Kavukçuoğlu

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Sivas’ta, Madımak Oteli’nde 33 aydının gözü dönmüş dinci kalabalık tarafından diri diri yakılmasının

Cumhuriyet yazarı Deniz Kavukçuoğlu,nun 14 Mart 2012 köşe yazısı:
Çeşitlemeler

Çeşitlemeler - Deniz Kavukçuoğlu
Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, Sivas’ta, Madımak Oteli’nde 33 aydının gözü dönmüş dinci kalabalık tarafından diri diri yakılmasının bir “insanlık suçu” olmadığına karar vererek, davayı zamanaşımı nedeniyle düşürdü. Böylece bu davanın aranan sanıkları Şevket Erdoğan, Köksal Koçak, Hakan Karaca, Necmi Karaömeroğlu ve İhsan Çakmak hakkındaki “kovuşturma” kararı yürürlükten kalkmış oldu.
Kovuşturma sözcüğünü yukarıda tırnak içine aldım, çünkü böyle bir uygulama zaten yoktu; sözde aranan sanıklar ellerini kollarını sallayarak aramızda dolaşıyorlardı. Örneğin, hakkında kovuşturma/arama kararı bulunan İhsan Çakmak 22 Mayıs 1997 günü askere gitmiş, 27 Temmuz 1999 günü Sivas-Altınyayla Belediyesi’nde evlenmiş, doğan çocuğunu nüfusa kaydettirmiş, Emniyet’ten ehliyet almıştı.
Mahkemenin bu kararı, zaten pek parlak olmayan hukuk tarihimizde bir “kara leke” olarak yerini alacak.
***
Başbakan, dünkü grup toplantısında, 4+4+4 yasa tasarısını görüşen TBMM Eğitim Komisyonu’nda görev yapan Komisyon Başkanı Nabi Avcı ve AKP’li komisyon üyelerini özverili çalışmaları ve üstün başarılarından ötürü kutladı.
Bilindiği gibi AKP’liler komisyonda bu yasa tasarısının kabul edilmemesi için direnen CHP’li ve MHP’li üyelerin çabalarına ancak bir hafta sabretmişler, sonunda komisyonun çalışma yaptığı salonu basarak, tekme-tokat, kavga-gürültü arasında tasarıyı komisyondan geçirmişlerdir. Başbakan’ın övdüğü, kutladığı işte bu “başarı”dır.
***
Başbakan, her defasında olduğu gibi dünkü TBMM’deki grup toplantısında da CHP’ye yüklendi. Yönelttiği eleştirilerin kaynağı CHP’nin bugün muhalefette izlediği politikalar olsa belki denecek pek fazla bir şey olmayacak, AKP’nin yorumudur denip geçilecek. Fakat Başbakan’ın eleştirileri/suçlamaları özellikle CHP’nin “tek parti iktidarı” olduğu 1920’li, 1930’lu ve 1940’lı yıllarda yoğunlaşıyor.
Başbakan, o yıllardaki CHP’nin “devlet partisi” olduğunu gözden kaçırıyor; daha doğrusu bunu bilerek, böyle yaparak bugünkü CHP’yi yaralayacağını düşünerek yapıyor.
Yoksa bugünkü CHP’nin geçmişteki İstiklal Mahkemeleri, Dersim Kıyımı, hayatın birçok alanındaki yasaklamalar ile bir ilgisi olmadığını/olamayacağını, eleştirdiği/suçladığı birçok olay ve uygulamanın sorumlusunun 1945 sonrasının Demokrat Partilileri olduğunu o da biliyor.
Bu suçlamaları yersiz de olsa bunların, düşünce dünyaları dar, eğitim düzeyleri düşük, tarih bilgileri kısıtlı insanları ya da diplomalı cahilleri etkileyeceğini düşünüyor.
***
Geçen cumartesi günü 10. Bursa Kitap Fuarı açıldı. Bu fuar gerek alan büyüklüğü gerekse katılımcı yayınevi ve ziyaretçi sayısı açışından İstanbul Kitap Fuarı’ndan sonra Türkiye’de düzenlenen en büyük kitap fuarıdır.
Bursa ve çevresi için önemli bir kültür etkinliği olan bu fuarın açılış törenine 11 AKP’li milletvekilinden dördü katılırken, 5 CHP’li milletvekilinden (İlhan Demiröz, Kemal Ekinci, Aykan Erdemir, Sena Kaleli, Turhan Tayan) hiçbiri katılmadı.
Binlerce Bursalı kitapseverin, yüzlerce yayıncının, yazarın, sanatçının, kültür insanının katıldığı bir etkinlikten CHP’li milletvekillerinin uzak durmaları bu partiye umut bağlamış olan insanları üzüyor. Bu uzak duruşa bir anlam veremiyorlar. Belki bir açıklayan olur da nedenini hep birlikte öğreniriz.
***
Nedim Şener, Ahmet Şık, Coşkun Musluk ve Sait Çakır’ın 375 günlük tutukluluktan sonra tahliye edilmeleri hepimizi mutlu etti. Kendilerine geçmiş olsun diyoruz.
Geride daha 102 gazeteci var; darısı onların başına.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget