Libyalının kıldığı "şükür namazı" aptestsiz! - Necati Doğru

 Libyalının kıldığı
Bakmayın siz bizim iktidar sözcülerinin, gazetelerin ve TV’lerin “ezber tekrarından” aşırı  zevk duyan açıklamalarına.
Libya’da değişimi Libyalı yapmadı.
ABD, Fransa, İngiltere yaptı.
Bunlar bilinen kurtlardır.
Nerde petrol varsa onlar ordadır.
Bölerler, birbirine düşürürler.
Hem silah satarlar.
Hem petrolü onlar yönetir.

Diktatör eskir, sevimsizleşir.
Halkı kullanırlar.
Diktatörü devirirler.
Yeni yarı diktatör getirirler.
Petrol yine onların elinde kalır.
Silah satmaya da devam ederler.
Kaddafi’nin “bittiği” haberlerinin verildiği sırada adlarına şimdi “muhalif” denilen Libyalıların doldurup sevinç şarkıları söylediği başkentteki Yeşil Meydan’ın ortasında 4 kişinin büyük boy renkli posteri vardı.
Şükranlarını sunuyorlardı.
ABD Başkanı Obama
İngiliz Başbakanı Cameron.
Fransız Cumhurbaşkanı Sarkozy .
Ve ABD’nin BM Büyükelçisi.
Büyükelçinin adı  Susan Rice’dı.
Binlerce Libyalı, bu 4 isme  “Libya’nın özgürlük kahramanları” payesi sunuyor, minnet dolu olduklarını posterlerini taşıyarak belli ediyorlardı.

Xxx

Camilerden tekbir yükseliyordu.
ABD’deki Libyalılar da Başkan Obama’nın Beyaz Saray’ı önünde saf durmuşlar, “şükür namazı” kılıyorlardı.
Şükürler olsun NATO’ya!
Şükürler olsun Obama’ya!
Havadan bomba yağdırdı.
Denizden ablukaya aldı.
İçerden muhalife silah verdi.
Sivil gözetmedi. Çocuk, kadın, ihtiyar düşünmedi. BM Güvelik Konseyi kararlarını aştı, sivil insanı korumaktan çok Kaddafi yönetiminin çökmesi için muhalifleri silahlandırdı, eğitti, ordu haline getirdi, ellerine silah, altlarına tank verdi.
Kaddafi böyle bitirildi.



Kaddafi,  Libya’yı işgal etmiş İtalyan ordusuna karşı bağımsızlık hareketi başlatan Libyalı lider Ömer Muhtar’ı kendine örnek yapmıştı. Kaddafi, 1969 da darbeyle iktidara geldikten sonra Libya’da günde 1 milyon 800 bin varil nitelikli petrol ve yüksek doğal gaz üretiminin damlasını bile ABD, İngiliz, Fransız, İtalyan şirketlerine ücretsiz vermeyi durdurmuştu.
Arap'ım. Bedeviyim. Libyalıyım diyordu.
Aslını inkar etmiyordu.

Xxx

Evet kanlı pis bir diktatördü.
“Tek adamlık” düzeni kurmuştu.
Hukuku cebinde taşıyordu ancak petrol gelirini Libya için harcıyordu. 6 milyon nüfuslu Libya, Afrika’nın en yüksek gelirli ülkesi bu diktatörün, petrolü dünya kurtlarına yedirmemesi sayesinde olmuştu.  Libya’nın başkenti Bingazi de sokak çatışmaları başladığında ABD’nin, Fransa’nın, İngiltere’nin akıl vermesiyle Kaddafi karşıtları ilk önce  “bir kamu petrol şirketi” kurdular. Libya petrol bakanını Kaddafi’ye sövdürüp muhaliflerin safına geçirdiler. ABD, Fransa, İngiltere ile birlikte Libya’yı bombalamak üzere savaş uçağı gönderen tek Arap ülkesi Katar’a “petrol satma anlaşması” imzaladılar.
Kaddafi bitirildi.
Petrol kurtların oldu.
Irak’ta da aynısı yaşandı.
Saddam da diktatördü.
Saddam da bitirildi.
Irak petrolü kurtların oldu.
Kurtlar; Ortadoğu’da “iç savaşı durdurma-demokrasiyi yerleştirme-insan hakkı geliştirme” kılığına bürünüp bombalaya bombalaya geliyorlar. Libyalı muhalifler onların önünde “şükür namazı” kılıyor.
Bu namaz abdestsiz!

KUTU
(uyan borusu)

Türkiye’nin
Irak petrolünde
payı ne oldu!


Eski bakanlardan Hikmet Uluğubay, yeni belgeler bulmuş “Petropolitik” adıyla kitap haline getirmiş yazmıştı. Bu belgelere göre Türkiye Cumhuriyeti’ni kuranlar, Irak petrollerinden royalty hakkını anlaşmaya bağlamışlardı. Hikmet Uluğbay’ın titiz hesaplarına göre Türkiye’nin Irak petrollerinden bugün 30 milyon varil petrol alma hakkı var. Bu hak niçin hiç dile getirilmiyor?

Necati Doğru

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget