Bayık ve karayılan’ın yakalanması yeni değil ki! - Saygı Öztürk

 Bayık ve karayılan’ın yakalanması yeni değil ki!
15 Ağustos 1984, PKK’nın Eruh ve Şemdinli ilçelerini basarak silahlı eylemleri başlattığı tarihtir. O gecenin çok ilginç bir öyküsü var. “Devletin Derinlikleri” isimli kitabımda bunların ayrıntılarını, o geceyi yaşayanlardan dinleyerek yazdım.
İşte, o baskının yıldönümü öncesinde yine bir bomba patlatıldı, Abdullah Öcalan‘dan sonra PKK’nın iki numaralı ismi Murat Karayılan, İran’da yakalanmış. Hayırlı uğurlu olsun… İlk haberTRT’den, ikincisi ise Anadolu Ajansı‘ndan geldi. Ajansın başında, “laikleri şişe geçirmekten” söz eden, yaptığı belgeselin yayını yasaklanan bir genel müdür var.
Belki unutmuşsunuzdur, PKK’nın önemli isimlerinden Başkanlık Konseyi Üyesi Cemil Bayık da İran’da yakalandı. Zaten Öcalan‘ın, Şemdin Sakık’ın yakalanıp Türkiye’ye getirildiğini biliyoruz.
Sabrınız ne zaman taşacak?
Başbakan Erdoğan, PKK eylerimleri karşısında “bıçak kemiğe dayandı” dedi. Bu bıçak yıllardır kemiğe dayanmasına rağmen, hala bıçağın kemiğe dayandığından söz ediliyor. Hükümetin sabrı Suriye’ye karşı taşma noktasına gelirken, ülkemizde yol kontrollerinin terörsitler tarafından yapılması, askerinizi, kaymakamınızı, sağlık teknisyeninizi kaçırması, askerleri, polisleri, korucuları şehit etmeleri sabırları bir türlü taşırmıyor. bu sabır, şimdi taşmayacaksa, bu eylemleri gerçekleştirenlere karşı devlet olarak yapılması gerekeni yapmayacaksanız ne zaman yapacaksınız? Sabrınız ne zaman taşacak?
Cemil Bayık İran’da Murat Karayılan İngiltere’de yakalanmıştı.
Hürriyet ve Sabah‘ta 2 Nisan 2002 tarihinde manşetten yayınlanan “özel haber”de Cemil Bayık’ın İran’da yakalandığı ve getirilmesi için harekete geçildiğine ilişkindi.
Fatih Çekirge‘nin Genel Yayın Yönetmeni olduğu Star‘da, o gün hepimiz bu önemli haberi atlamanın üzüntüsü içindeydik. Beni hiç yanıltmayan haber kaynağımı aradığımda, “Ne soracağını biliyorum. Ama o haber palavra. Hiç aslı astarı yok” dedi. Aynı günlerde, bombalar devam ediyordu. Karayılan da İngiltere de yakalanmıştı.
Televizyonlar, Etimesgut Askeri Havaalanı’nda uçak görüntüleri yayınlıyor, muhabir arkadaşlarımız bu uçaklarla bordo berelilerin Cemil Bayık’ı İran’dan almaya gideceğini heyecanlı heyacanlı anlatıyorlardı.
İki meslektaşımıza haber, önemli bir isim tarafından söylenmişti. Ama verdiği bilgi doğru değildi.“Yalan haberin adı özel haber oldu” başlığıyla şunları yazdım:
“Cemil Bayık’ın İran’da, Murat Karayılan’ın İngiltere’de yakalandığını ilişkin haberlere sakın inanmayın. ‘Balon haber’lerin adı ‘son dakika’ ve ‘özel haber’ oldu. Bayık yakalanmadı. Karayılan’ın İngiltere’de yakalandığı haberi ise doğru. Ancak yakalanan Murat Karayılan ile PKK’lı Murat Karayılan’ın isim benzerliği dışında bir ilgisi yok.
Türk basınının saygın kalemlerinden birinin Sabah’ta ‘Bayık’ı İran’da yakalatan soru’, Hürriyet’te ise ‘Koordinat verdik, İran yakaladı’ başlıklı müthiş haberlerin gerisi nasıl gelecek? Dilerim yakalanmıştır. Ama yakalanmadığına göre, bu haberlerin devamı büyük bir olasılıkla, ‘İran serbest bıraktı’diye yazılacak ve konu unutulacak.”

Muhabire güven esastır ama

Haber, Genel Yayın Yönetmenimiz Fatih Çekirge’ye ulaştığında, telefonda, “Sanıyorum haber doğru” dedi. Ben de tereddütsüz “Doğru değil” dediğimde, “Benim için senin yazdığın önemlidir. Yazını birinci sayfadan veriyorum” dedi.
PKK’nın İran topraklarında yıllarca kampları, evleri, sabun fabrikaları ve halı atölyeleri bulunuyordu.Türkiye-İran resmi görüşmelerinin “Gizli” tutanaklarını inceliyorum. İşte iki ülke arasındaki görüşmelerde ortaya koydukları:
TÜRK TARAFI: PKK’nın, Hizbullah ve şeriatçı örgütlerin İran’daki faaliyetleri, (Bu ülkede terör eğitimi gören Türk militanlar, bunlara yaplan para, silah, eğitim ve barınma yardımları), İran’daki Türk vatandaşlarına karşı yol güzergahları ve sınır kapılarındaki kötü muamele, silah, uyuşturucu kaçakçılığı.

İRAN TARAFI:
İran Kürdistan Demokrat Partisi ile rejim muhalifi olan Halkın Mücahitleri Örgütü’nün Türkiye’deki faaliyeleri, hava ve kadar sahalarının ihlali, Türk basın ve yayın kuruluşlarında İran aleyhindeki yayınlar, mayınlı alanlar, rejim muhaliflerinin iadelerinin yapılmaması, İran vatandaşlarına kötü muamele edilmesi, kadınların erkek görevliler tarafından aranması.
SOMUT SONUÇLAR: Zaman zaman kesintiye uğrasa da 1992 yılından bu yana yaklaşık 30 kez, üst düzey yetkililerin katıldığı toplantı düzenlendi. Bu toplantılardan elde edilen iki somut olay var. İran’ın 1994′te 33 teröristi ölü, iki teröristi yaralı olarak Türkiye’ye teslim etmesi, 1995′te OrgeneralEşref Bitlis‘in çabalarıyla, İran güçlerinin PKK ‘ya karşı geniş kapsamlı bir operasyon başlatması oldu. Bunun dışında somut bir olay yaşanmadı.
İran, bir dönem PKK’ya verdiği desteğin sıkıntısını şimdi çekiyor. İran’ın “yakalandı” deyip yapmak istediği de psikolojik savaşın bir parçasıdır!..

Saygı Öztürk/SÖZCÜ

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget