Seçmenlerin CHP yönetsin diye oy verdikleri Yenimahalle
Belediyesi’nin, CHP’den ayrılmış bir kadro tarafından yönetilmesine ilişkin kimi
yakınmaların parti genel merkezine yansıtıldığını duyurmuştuk. Örnek olarak da
CHP’den istifa etmesine karşın halen başkan yardımcılığını sürdüren ve fiilen
belediyeyi yönettiği söylenen Şenol Balaban’ın eşi
Ayfer Balaban’ın dışarıdan atama ile belediyeye özel kalem
müdürü ve başkan yardımcısı yapıldığını yazmıştık.
CHP Genel Merkezi’nin
haberdar edildiği bir başka yakınma daha elimize ulaştı:
Ümitköy 8. Cadde
üzerinde, bir yanında Türk Telekom Anadolu Lisesi, diğer yanında cami bulunan 3
bin 770 metrekarelik park alanı üzerinde inşaat çalışması başlatılır. Bunun
üzerine, CHP’li Yenimahalle Belediye meclis üyeleri, belediye başkanlığını, imar
yönetmeliğine göre, imar planlarında başka tesisler gösterilmemiş ise park
alanlarına “büfeler, havuzlar, çayhaneler ve heladan başka tesis
yapılamayacağı” konusunda sözlü olarak uyarırlar. Uyarıya kulak
asılmaz. Bunun üzerine CHP’li meclis üyeleri, belediye meclis başkanlığına bir
yazılı önerge vererek park alanında yasaya aykırı yapılmakta olan betonarme bina
inşaatının durdurulmasını isterler. Konu, belediye yasası gereği komisyona
gönderilmesi gerekirken doğrudan Yenimahalle Belediye Meclisi’ne sunulur.
Önerge, CHP’li 6 meclis üyesinin lehte oyuna karşılık, Başkan Yardımcısı Şenol
Balaban ile birlikte CHP’den istifa etmiş belediye meclis üyelerinin AKP ve
MHP’lilerle yaptıkları uzlaşma sonucu reddedilir.
CHP’li belediye meclis
üyeleri, park alanının bir baklavacıya kiralandığını, inşaatın da bu baklavacı
tarafından yapıldığını belirlerler.
Yenimahalle Belediyesi uzun süredir,
CHP’li belediye meclis üyelerinin ısrarla karşı çıkmasına karşın CHP’li olmayan
belediye meclis üyelerince “tatlı işler” çerçevesinde
yönetiliyor. CHP Genel Merkezi bu gelişmelerden haberdar ama her nedense sessiz
kalmayı sürdürüyor.
Böyle Bir Ortamda
“Üstat Bediüzzaman Hazretleri’nin vekili Ahmet
Husrev Altınbaşak” tarafından kurulmasıyla övünen Hayrat Vakfı,
Milli Eğitim Bakanlığı ile “Osmanlı Türkçesi” ve
“Kuran ve tecvitli okuma kursları” düzenlemek için işbirliği
protokolü imzalarken...
Ziraat Bankası’nın Milli Emlak’a devrettiği ve oradan
da hazineye bağışlanan eski Darüşşafaka Lisesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nca
“milli ve manevi değerleri ihya ederek geleceğe taşımak”
amacında olan İlim Yayma Cemiyeti’ne “imam hatip lisesi
yapmak” üzere bırakılırken...
Milli Eğitim Bakanlığı, kurucusu
olduğu Ensar Vakfı ile birlikte “İmam Hatip Liselerinde Arapça
Öğretimi Sempozyumu” gibi toplantılara öncülük ederken...
Hem
amacın “çağdaş yaşamı destekleme” olur hem de başını
bağlayıp erkeklere hizmette kusur etmemesi gereken kız çocuklarını burslu
okutmaya kalkarsan... Olacağı budur: Devlet gücünü kullanarak tepene
binerler...
CHP’nin Dışa Açılımı
Siyasetçilerimizin geleneğidir. Bir yere baş oldular mı ya da
olmak istediler mi, kapağı Amerika’ya atarlar. Bir tür icazet alırlar. Sırtları
azcık sıvazlandı mı da, motor takmış gibi dönerler Türkiye’ye...
CHP lideri
Kemal Kılıçdaroğlu, bu gelenekten ayrı bir tutum izliyor.
Genel başkanlıktan önce de sonra da ABD’ye gitmedi.
Diplomat kökenli CHP
milletvekili Osman Korutürk’e, “Kılıçdaroğlu’na
ABD’den çağrı oldu mu” diye sorduk. Kimi düşünce kuruluşları,
üniversiteler çağırmış ama şimdilik gitmeyi düşünmüyormuş. Ama, Çin’den, Çin
Komünist Partisi düzeyinde bir resmi çağrı geldiği için bu ülkeye ziyaret
gerçekleştirilmiş.
Korutürk’e, “Neden Çin” diye sorduk,
şöyle yanıtladı:“Çin göz ardı edilmeyecek, ekonomi ve siyaset
sahnesinde giderek ilerleyen bir ülke. CHP’nin hedefi, Türkiye’nin yönetimine
gelmek. Bu tür ülkelerle ilgili doğrudan izlenimler edinmesi, ilişkiler kurması
gerek. Çin, BM Güvenlik Konseyi daimi üyesi. Bizim ülkemizin çevresinde cereyan
eden olaylarda bu konsey içerisinde etkin rolü var. Güvenlik Konseyi’nde Batı
çizgisiyle örtüşmeyen bir rol bu. Bütün bunlar, Çin’in özel dikkatle izlenmesine
neden oluyor.”
Kılıçdaroğlu’nun bundan sonraki ziyaret listesi
içerisinde Irak, Mısır ve Tunus yer alıyor. Mısır’dan çağrı, doğrudan
Cumhurbaşkanı Mursi’den gelmiş ve Kılıçdaroğlu çağrıyı ilke
olarak kabul etmiş. Tunus’tan da iktidarın ortağı olan sosyal demokrat parti
çağrı yapmış. Güvenlik açısından durum parlak olmadığından Irak gezisi ise
şimdilik askıda...
Yoğunluğa Gel
“Kamu-özel işbirliği” adı altında sağlık tesislerini yıkıma
uğratma tasarısı, TBMM Sağlık Komisyonu’na “tali” olarak
havale edildi. Komisyon Başkanı AKP’li Türkan Dağoğlu,
“komisyonun iş yoğunluğu” nu gerekçe göstererek tasarıyı
görüşmeyi reddetti.
Sağlık komisyonu üyesi CHP’li Özgür
Özel, aynı kanıda değildi:“Tasarıyı
‘yoğunluktan’ dolayı geri gönderen komisyon 6 Haziran 2012’den bu
yana toplanmıyor bile.”
Yorum Gönder