Kutulu Fetih - Mümtaz Soysal

VAN depremi başta olmak üzere büyük afetler dolayısıyla herkes yeni bir taşıma kolaylığıyla tanışmış oldu: Konteynır kolaylığı.
Ama, o konuşulurken “taşıma”dan çok “barınma” sözü ediliyor. Depremlerin, sellerin, yangınların evsiz barksız bıraktığı insanların imdadına, “konteynır” diye okunan “container”lar yetişmekte.
Kalın sacdan yapılmış, sonradan kapı pencere açılıp gerekli birtakım ayrıntılar eklenmiş, suya soğuğa dayanaklı duruma getirilmiş yatay kutular bunlar. Aslında hepsi çeşitli yükler kolay taşınsın ve ağır yüklerle uzak mesafeler fethedilsin diye yapılmışlar.
Böyle olunca, Türkçesi de “kutuyük” olsa daha doğru olmaz mıydı?
O kutulara ne konursa konsun, ister maden cevheri, ister iyi paketlenmiş değerli ve kırılgan eşya falan olsun, hiçbirine hiçbir şey olmaz, nasıl giderse gitsin, gideceği yere sapasağlam varır.
Kutuyükler uzak yerlere büyük gemilerle yolculuk ederler. Rıhtımların daha çok yatay çalışan kancalı vinçleriyle dev gemilerin ambarlarına ve güvertelerine yerleştirilirler. Öylesine yüksek tepeler oluştururlar ki; kaptan köşkünün köprü üstüne kadar yükselir, vardiya zabitlerinin ve serdümenlerin görüş açısını bile kapatmış gibi olurlar.
Bu yolculuk her zaman rıhtımda başlayıp rıhtımda bitmez; çoğu zaman gittikleri yerde bu amaçla yapılmış vagonlara ya da “TIR”lara sımsıkı tutturularak uzak yerlerin karayollarını fethe çıkarlar.
Geçen gün Milliyet’te yayımlanan bir söyleşiyle anlıyoruz ki, Lucien Arkas’ın sahipliğindeki güçlü bir holding, kutuyüklerin her türlü araçla taşınabilirliğinden yararlanarak, Türkiye’yi çok boyutlu bir lojistik sistemin merkezi durumuna getirmekte kararlıdır.
Marmaray tamamlanıp Asya demiryolları Avrupa hatlarına bağlanınca, uzun demiryolu taşımacılığı yerine adı üstünde büyük “feri-bot”larla, yani raylı gemilerle yük trenlerini ülkeden ülkeye denizyoluyla taşıma dönemi açılacak. Türkiye’nin o aşamada da bu amaca uygun elektronik sıralama, yükleme ve yollama sistemleriyle donatılmış limanlar kurarak Avrupa’da Rotterdam ve Hamburg’un oynadığı role benzer rol üstlenmesi gerekecektir.
Şimdiden, çağdaş liman yönetimi modelleriyle ve bütün denizcilik kuruluşlarının katılacağı eşgüdüm mekanizmalarıyla o günlere hazırlanmak gerekmez mi?

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget