Bombanın yolculuğu bu kadar kolay mı? - Mehmet Faraç

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesindeki patlamada ölen PKK’lılar var ya?.. İşte onlar sözde “Suriye’den patlayıcı ve silahlarla birlikte kaçak yollarla Türkiye’ye giriş” yapmışlar!..
Tamam anladık, Suriye’ye düşmansınız, Esad’ın sonunun da Kaddafi gibi olmasını istiyorsunuz...
Hadi diyelim bu teröristler de son aylarda eyleme geçen tüm PKK’lılar gibi Suriye’den yurda girdiler!.. İyi de devlet neredeydi?..
Sınırı tutan askerler, sınır boyundaki ilçelerde görev yapan polisler, kaymakamlar, emniyet müdürleri, valiler ne yapıyordu acaba?..
İyisi mi başka tuhaflıkları yazmadan Emniyet’in Pınarbaşı’ndaki patlamayla ilgili açıklamasının dikkat çekici noktalarını sıralayalım:
“- PKK ile bağlantılı olduğu ileri sürülen bir Suruçlu, sınıra giderek iki teröristi karşıladı.
- Gaziantep’ten satıldığı belirlenen bir araç Urfa’ya getirildi ve 2 terörist patlayıcıları otomobile yerleştirdi.
- 2 PKK’lı sabaha karşı mobese kameralarının bulunmadığı bölgeleri kullanarak Suruç’tan ayrıldı.”
Evet bitmedi... Sonra bu teröristler sözde iki kontrol noktasını da atlatarak Gaziantep- Kahramanmaraş- Kayseri güzergahını kullanmışlar ve Pınarbaşı ilçe merkezine ulaşarak karakola intihar saldırısı düzenlemişler!!!
20 yılı aşkın süredir terör örgütleriyle ilgili araştırmalar yapan, analizler ve kitaplar yazan biri olarak yalnızca şu soruyu sormak istiyorum; “Hem de bu dönemde, bu kadar kolay mı?..”
Suriye’deki kaos nedeniyle güvenlik birimleri sınırda teyakkuz halindeyken, İçişleri Bakanı “PKK daha kötü eylemler yapabilir” diye uyarırken, terör örgütü Amanoslar kampından istediği an şehre inip saldırırken bu kadar kolay mı?..
Sorunun yanıtı “evet” ise terör tehdidinin çok vahim düzeye geldiğini söylemek zorundayız!..
Çünkü bu kadar rahatlık varsa, hiç kuşkunuz olmasın en az 5 tane daha bomba yüklü araç yollarda seyir halindedir!..

Evet... evet bu kadar kolay...

Yok yok... Ben şimdilik eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu’nun “Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu ölmedi” iddiasının üzerinde durmayacağım...
11 yıl istihbarat ve terör şube müdürlüğü, 9 yıl da il emniyet müdürlüğü yapan bir bürokratın elbette deneyimleri vardır...
Ancak konuyu Hizbullah’a getirmemizin nedeni Orakoğlu’nun iddiaları değil.
Pınarbaşı’nda ölen PKK’lıların eylemiyle ilgili sorduğumuz “bu kadar kolay mı” sorusuna yanıt bulabilmek için çok çarpıcı bir bilgiyi aktarmakta yarar var:
Kuruluşundan yıllar sonra, 1990-2000 yılları arasında Güneydoğu ve Batı kentlerinde yüzlerce insanın ölümünden sorumlu tutulan Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu, tam 20 yıl boyunca aranmasına rağmen ne hikmetse bulunamamıştı!..
O yıllarda, Hizbullah’ın adı ne kadar ürkütücü ve gizemliydiyse lideri Velioğlu’nun varlığı da sır gibiydi!..
Oysa Kuzey Irak’ta bile arandığı söylenen Velioğlu, Güneydoğu’da elini kolunu sallayarak dolaşıyordu!.. Bazen Mardin’de karakola 600 metre mesafedeki hücre evinde bazen de karayollarında!..
Evet, yanlış okumadınız karayollarında... Hem de bir dönem Habur’dan tankerlerle yakıt ticaretinin güzergahı olan Gaziantep - Şırnak arasındaki İpek Yolu üzerinde...
Peki, Velioğlu nasıl bu kadar kolay ve rahat dolaşabiliyordu?..
İnanamayacaksınız ama Velioğlu, makam aracı haline getirilmiş bir tankerle dolaşıyordu. İçi özel olarak tasarlanan tankerin havalandırması ise dikkat çekmemesi için alttan yapılmıştı.
İşte akaryakıt kaçakçılığının doruğa ulaştığı o yıllarda, Velioğlu’nun aracı da, binlerce tankerin seyir halinde olduğu Güneydoğu’da dikkat çekmiyordu!!!..
Dönemin Gaziantep Emniyet Müdürü Ali Kalkan ise Velioğlu’nun 17 Ocak 2000’de Beykoz’da öldürülmesinin ardından şu açıklamayı yapmıştı:
“Bu aracın duyumunu almıştık. Ancak operasyon başladığında tanker ortadan kaldırılmış. Uzun süren çalışmamız sonunda tankeri bir kapalı garajda bulduk. Gaziantep’te ortaya çıkardığımız silahlar da bu tankerle taşınmış.”
Sizce terör örgütü liderlerinin tankerlerle dolaştığı bir ülkede, 3 PKK’lının Urfa’dan Kayseri’ye ulaşmasını sorgularken “Bu kadar kolay mı” sorusunun bir anlamı kalmış mıdır?..

Suikast zamanı!..

Evet, PKK’nın askeri kanadı HPG, her ne kadar son bombalı saldırıdaki hedefin Pınarbaşı’ndaki emniyet binası olduğunu öne sürse de, oradaki eylem bir intihar saldırısı değildi!..
Araç, El Kaide yöntemiyle intihar saldırısı gibi değil, PKK yöntemiyle her zamanki gibi hedefin önüne park ettirilerek havaya uçurulabilirdi! Tıpkı daha önce Diyarbakır ve Ankara’da olduğu gibi...
Panik yaparak Pınarbaşı emniyetini hedef almak zorunda kalan iki militanın Kayseri ya da Ankara’da sansasyonel bir eyleme gittiği olasılığı ağır basıyor!..
Bir suikast girişimi de ihtimal dışı değil!.. Yalnızca araçta susturucu silahlar bulunmasından yola çıkmıyoruz, PKK’nın son yıllarda suikast tipi eylemleri yoğunlaştırması da kuşkuları artırıyor.
Güneydoğu’da 4 imamın öldürülmesi... Doğubeyazıt Savcısı Hakan Kılıç’ın şehit edilmesi...
Doğubeyazıt’ta cami imamı Mehmet Uzun’un geçen hafta katledilmesi ve son olarak Muş’ta bir astsubayın evinin önünde sırtından vurulması eylemleri de gösteriyor ki, PKK çatışmadan çok suikasta yoğunlaşacak.
Örgüt intihar saldırısı eylemlerini Tunceli’den İstanbul’a, bombalı araç eylemlerini Diyarbakır’dan Ankara’nın göbeğine taşıdığı gibi, Yüksekova’da 8 polis ve uzman çavuşun öldürüldüğü suikast eylemlerini de büyük kentlere taşıyabilir...
Kehanette bulunmuyoruz... Zaten “kahin” gömleği de ancak polislikten gazeteciliğe atlayanlara yakışır!..
Çünkü örgütün eylem hareketliğine yönelik yoğun gözlem bile, şiddet güzergahın nereye uzanacağını göstermeye yetiyor!..
İnanmazsanız tam da Hatay’da 3 subayın şehit edildiği gün bu köşede yer alan “Aksi noktada kaos” başlıklı yazıyı bir kez daha okuyun!..

Yorum Gönderme

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget