Adalete vücut çalımı at, yandaşa kağıt fabrikası kapat!

Sen yoksun, “mevcut değilsin” demek istediler. Hayır demek istemediler. Açıkça “biz yüksek yargıyı da dinlemeyiz, yüksek yargının aldığı kararı da biz ortadan kaldırırız” dediler.
Kuvvetler ayrımı yok.
Kuvvetlerin tekliği var.
Tek olan da biziz dediler.
“Bütün kuvvetleri yani yasama, yürütme, yargıyı” tek elde topladıklarını uzun zamandan beri tavırlarıyla, attıkları adımlarla, çıkardıkları yasalarla, mağduriyeti; tehdit, şantaj ve korku aracı haline getirerek “muhalefeti de din ile ezmeye çalışarak” anlatıyorlardı.
Aydınlar anlıyordu.

Halkı uyardılar.
Halk geç uyanıyor.
Hukukçular da uyardılar.
Hukukçulara da dönüp; siz Kemalistsiniz, laiksiniz, askeri vesayet sempatizanız diye küçümsemeye kalktılar.
Haşim Kılıç da mi Kemalist?
Hani Anayasa Mahkemesi “AKP irticai faaliyetin odağı olmuştur, kapatılmalıdır”  kararı almasına rağmen iktidar partisini kapanmak yerine “para cezasıyla” kurtaran oyu veren Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, neticede bir vicdan muhasebesi yapmış olmalı ki, “siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz” diye 73 milyon insanın duyabileceği şekilde bağırdı.

Xxx

Haşim Kılıç da aydın oldu.
Vicdanı var ki, toplumu aydınlatmak ihtiyacını duydu. Eski Yargıtay Başkanı Prof. Dr. Sami Selçuk da; “Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun yapısı nedeniyle; Adalet Bakanı’nın kurulun başkanı olmaya devam etmesi ve Adalet Müsteşarı’nın da Kurul üyesi olmayı sürdürmesiyle yargı beklenen bağımsızlığı kazanamadı” diyerek toplumu aydınlatıcı konuşmaları sürekli olarak yılmadan, bıkmadan, korkmadan yaptı fakat Haşim Kılıç, “siyasetin yargıyı kuşattığını” gördü ki, “izin vermeyeceğiz” diyor.
İnşallah, izin vermeyecek!
Fakat gece yarıları var.
Gece yarıları ne olacak?
Gece yarısı, millet uyurken, Meclis’te iktidar partisi milletvekilleri hırsız gölgesi hızıyla “torba yasanın” içine bir madde sokup, geçirdiler. Bu madde ile yüksek yargı Danıştay’ın usulsüz, hileli, kirli gördüğü için “satışlarını iptal ettiği Seydişehir Aliminyum Tesisleri ile Balıkesir SEKA kağıt Fabrikası” ile ilgili kararını ortadan kaldırdılar. Yargıyı kuşatan siyaset, yargı kararlarını da ortadan kaldırabilecek tek kuvvet oluverdi.

Xxx

Yargı kararı yok sayılacak.
Başbakan ile Bakanlar; “Biz bu satışı doğru bulduk, devam” diyecekler. Böylelikle adaletin, “iptal edilsin Balıkesir SEKA fabrikası devlete geri verilsin” dediği fabrika; gece geçirilen bu torba yasa maddesiyle Başbakan Tayyip Erdoğan’ın yakın arkadaşı ve aynı zamanda gazete patronu Albayraklar’ın sahipliğinde kalmaya devam edecek.
1800 dönümlük arazisi var.
185 lojmanı bulunuyor.
Sosyal tesisleri mükemmel.
1 milyon 100 bin dolara (İstanbul’da bir daire fiyatına) 2003 yılında Albayarklara satılmıştı. Adalet satışı iptal etti, siyaset ise “adaletin verdiği kararı ben tanımam” maddeli yasa çıkarttı. “Siyasetin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceğiz” diyen Haşim Kılıç, umudumuz oldu.

(uyan borusu)

Köprü yıkılmıştı!

Filyos Çayı üzerinde köprü ortasından çatlayıp yıkılmış Çaycuma Belediye Başkanı’nın dedesi ile yeğenin de içinde bulunduğu 15 vatandaş nehrin sularında boğulup yok olmuş, cesetlerine bile ulaşılmamıştı. Köprü yıkılınca anlaşıldı ki, “beton köprüye makyaj yapılmış”  çökeceği önceden belli olduğu halde önlem alınmamıştı. Bu cinayetin sorumluları ne oldu?

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget