Ağır bir korku geldi, sıcak gündeme oturdu. Türkiye; isyancılarını sindirmek için “kitlesel katliamlara yönelen” komşusu Suriye’nin lideri Esad’a karşı “yapma-etme-demokrat ol- halkın seni istemiyorsa iktidardan çekil” diye diklenirken acaba “Böl ve Yönet’in Maşası” durumuna mı düşüyor? Bizim Başbakan ile Cumhurbaşkanı altlarından iktidar kayıp gitmesin korkusuyla “Böl ve Yönet’in Maşası olmaya mı” zorlanıyor?
Göstergeler kötü.
Görüntüler kara.
Maşa olmak soysuzluk.
Türkiye’ye yakışmaz.
Sanki bizim Başbakan ile Dışişleri Bakanı ABD’nin ittirmesi, yönlendirmesi, dolduruşa getirip omuz sıvazlamasıyla Suriye’deki yönetime karşı dikleniyorlar.
ABD’li komutan geliyor.
Bu tanıdık bir general.
Türk askerinin başına Kuzey Irak’da çuval geçirilmişti ya işte bu komutan o zaman Irak’taki ABD ordusundan sorumluydu.
ABD’li bu general ağırlanıyor.
Ankara’da dikkatle dinleniyor.
Söyledikleri not alınıyor.
ABD Dışişleri Bakanı geliyor.
“Esad’ın kulağını çekin” diyor.
Söyledikleri başımız üstüne!
Obama’dan telefon geliyor.
“Sabrınız taşsın” diye uyarıyor.
Bizim Başbakan da “Sabrımızı taşırma Esad” demesi için Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu’nu Suriye’ye gönderiyor.
Xxx
“Böl ve Yönet” fotoğrafı geldi bizim ülkemizin de içinde bulunduğu Ortadoğu coğrafyasına yeniden yerleşti. ABD ve AB, bizim coğrafyamızdaki “Arap Baharı başkaldırışlarında” hep isyancıların yanında yer aldılar.
Bir tek İran direniyor.
Bir tek İran’ı bölemediler.
Türkiye’de Kürtler ile Türkler’i de bölmenin sınırına iyice getirdiler. İran halkı henüz birbirine düşmedi ama önce Irak sonra Yemen, Libya, Tunus, Mısır’dan sonra 850 kilometrelik sınır komşumuz Suriye’de, ABD ile İnglitere’nin burnunu sokacağı şekilde karıştı.
Suriye de bölünecek.
Esad’ın da kulağı kesilecek.
Usturayı Türkiye’nin eline tutuşturuyorlar. Türkiye ne zamandan beri “komşularının kulaklarını keserek böl ve yönetçilerin piyonu durumuna düşen ülke” oldu?
Niçin olsun?
Üç-beş sıcak dolar için mi?
Soyluluk bunun neresinde?
Xxx
“Suriye meselesi bizim iç sorunumuzdur” diyen Başbakan ile Cumhurbaşkanı’nın alacağı kararlarla Türk Ordusu’nun Suriye topraklarına girmesinin “uluslar arası hukukta” bir karşılığı var mı?
Dünya ABD’den ibaret değil.
İngiltere’den de ibaret değil.
Dünya’ya ne diyeceğiz?
Önce ABD’li komutan geldi, sonra ABD Dışişleri Bakanı geldi, Başkan Obama’dan da telefon geldi, ABD Ankara Büyükelçisi zaten her akşam iftar soframızda; böl ve yönetçiler istedi biz de Suriye’ye Mehmetçik gönderdik mi diyeceğiz?
Göstergeler kötü.
Görüntüler kara.
Maşa olmak soysuzluk.
Suriye bataklık.
KUTU
(Uyan Borusu)
Rantıçı’ nın
iftar vermesi !
O kadar din hocamız var. Hepsi okumuş, din profesörü olmuş bilge kişiler. Çok sayıda da yüksek bilgi sahibi dini öğütçümüz(vaaz) bulunuyor. Benim bulduğum rakama göre ilahiyat mezunu doktora yapmış din profesörleri, din hocaları ve dini öğütçü sayımız 150 bini geçmiş durumda. Fakat bugüne kadar hiç birisi “Rantçının verdiği iftar yemekleri helale mi girer harama mı” sorusunu masaya yatırıp topluma aydınlatıcı bilgi vermediler. En son İstanbul Umraniye Belediyesi, 100 bin inanmışa iftar yemeği verdi. Bu propaganda kokan iftar yemeklerinin paralarını belediyelere ve devlete iş yapan müteaahitler, işadamları, ranttan kazananlar ödüyor. İslama göre “rantçının iftarı helal mi” dir? Ümraniye Belediyesi’ne 100 bin kişiye iftar yemeği çıkartacak parayı veren şirketler kimdir? Bunların belediyelerden ve devletten aldıkları işler nedir? Hadi halkı kandırıyorsunuz, tövbe tövbe Allah’ı da mı aldatacaksınız?
Necati Doğru
Yorum Gönder