Suriye bizim bakiyemiz imiş! - Emin Çöleşan

SEVGİLİ okuyucularım, bir hükümetin başı düşünün ki, komşu bir ülke için inanılmaz laflar söylüyor. Son söyledikleri şöyle:
“Suriye’de akrabalık ilişkilerimizin de olduğu birçok kardeşimiz var. Orası aynı zamanda bizim eski bakiyemiz olan bir toprak. Orada Türkmen kardeşlerimiz de var. Onun için orayı iç işlerimiz olarak görebiliriz.”
Bu sözlerini medyadan öğrenince bir kez daha dedim ki “Tamam arkadaş, bu şahıs ya hiçbir şey bilmeden konuşuyor, ya da herkesi kandırmaya kalkışıyor.”
Şu sözlere bakınız, koskoca bir ülkede hükümetin başı olan bir şahıs bunları söyler mi! Suriye bizim eski bakiyemiz olan bir toprakmış.
“Bakiye” sözcüğünün tam anlamını çıkarmak için Ferit Devellioğlu‘nun Osmanlıca-Türkçe Sözlüğü’ne baktım. Aynen şöyle yazıyor:
“Bakiye: Daimi,kalıcı. Artık, artan, geri kalan.”
Tayyip‘in Türkçesi hem bozuk, hem de yeterli değil. Herhalde bu sözü söylerken “Suriye bizim eski toprağımızdır” demek istiyor. Yani “Bu eski toprağımıza karışmak bizim iç işimizidir” demeye getiriyor.
Biraz tarih bilgisi olsaydı, helen yakın tarihimizi biraz olsun bilseydi, böyle bir gaf yapmazdı. Evet, Suriye bizim eski toprağımızdır. 1917 yılında Birinci Dünya Savaşı’nda Irak’la birlikte elimizden çıkıp gitmiştir.
Bu mantıktan yürürsek Ortadoğu’da bugünkü Suudi Arabistan, Katar, Yemen, Irak, Ürdün, İsrail gibi ülkelerin tümü bizim toprağımızdı.
Bunlara geçmişte bizim toprağımız olan Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Bosna Hersek, Makedonya, Sırbistan, Arnavutluk gibi daha nice ülkeleri eklemek mümkün.
Sen bugün bu ülkelerden herhangi birine “Bizim bakiyemizidir” diyebilir misin?
Dersen onları “aşağılamış” olursun, kıyameti koparırlar.
Uluslararası ilişkilerden habersiz olan bu şahıs, inanmazsa bir denesin!
***
Varsayalım Suriye bizim bakiyemiz, eski toprağımızdır ve sen daha düne kadar sarmaş dolaş olduğun Esad‘a ABD‘den gelen direktif doğrultusunda posta koymaya başlamışsın.
İyi de, aynı biçimde bizim bakiyemiz olan Irak’a karşı ne yaptın? Türkmen kardeşlerimiz dersen, orada fazlasıyla var. Hem Saddam, hem de bugünkü Kürt yönetimi onları allak bullak etti, sürdü, dağıttı, idam etti, çoğunu yok etti. Kerkük, Musul gibi kentler artık Türkmen kenti olmaktan çıktı.
Dahası, PKK Kuzey Irak’ta üslenmiş durumda. Her gn şehit cenazeleri kaldıran bir ülkenin başbakanı, her nedense Irak için ağzını açamıyor…
Çünkü Irak, ABD’nin denetimi ve koruması altında.
ABD bizimkine diyor ki “Tayyip, Irak’a dokunma. Orada benim petrol çıkarlarım büyük. Ama Esad’ın üzerine gidebilirsin çünkü ben onu da Saddam gibi devirip İslamcı rejim kuracağım…”
Evet, Tayyip Suriye’ye posta koyuyor çünkü ABD, Sünni çoğunluğu yöneten Alevi Esad rejimini devirip yerine İslamcıları getirmek istiyor. Aynen Libya’da Kaddafi’ye oynadığı oyun gibi!
ABD, Irak’ta milyonlarca Müslümanı öldürürken Tayyip ses veremiyor! Irak’ta Türkmen kardeşlerimiz yok edilirken sus pus olmuştu!
PKK bize Kuzey Irak’taki Kandil Dağı üslerinden saldırıken, biz her gün şehit cenazesi kaldırıken, oradaki Kürt yönetimine ağzını bile açamıyor!
Bugüne kadar “Irak bizim işimizidir” demedi, diyemedi.
Onun mantığından gidersek, Irak da aynen Suriye gibi bizim “Eski bakiyemiz” değil mi? Hem de zararı bize doğrudan dokunmuyor mu?
Bir ülkenin dış politikası yabancı güçlerin emir ve hizmetine girmişse, olacağı işte budur.

Emin Çöleşan/SÖZCÜ

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget