Ne için ölüyor bu çocuklar? - Kurtul Altuğ

Güç geçmiyor ki; vatan evlatlarını terör şehit etmesin.
Gün geçmiyor ki, acılı analar, babalar evlatları için gözyaşı dökmesin.
Dağlarda ölenler, bebelerini, eşlerini eşsiz bırakanlar soruyorlar:
“-Evlatlarımızı niçin şehit veriyoruz?”
Bunu bana sormuyorlar!
Devlete soruyorlar.
Hani anaların gözyaşları dinecekti, hani artık bayrağa sarılı cenaza törenlerine devlet büyükleri ellerini göğe açıp komutanlar saf tutup: “Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak” demeyeceklerdi? Hani kardeşlik ve huzur gelecekti?

Memleketin ahval-i adiyesi haline gelen bu cenaze törenleri sürüp gidiyor.

İşte size son haberlerden sadece biri:
“Beytüşşebap yakınlarındaki 1′nci ve 2′nci köprü mevkii arasındaki Ayvalık bölgesinde bu akşam saatlerinde görevden dönen askerlere PKK’lı teröristler tarafından pusu kurularak uzun namlulu silahlarla ateş açıldı. Askerlerin anında karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Çatışma sürerken, bölgeye başta Beytüşşebap olmak üzere çevredeki birliklerden takviye asker sevkedildi.
BİRİ YÜZBAŞI 3 ASKER ŞEHİT
Saldırı sırasında biri yüzbaşı, 2′si er olmak üzere 3 asker şehit oldu, 3 asker de yaralandı. Pusu kuran teröristlerin askeri aracın geçişi sırasında önce roketatarlı saldırı düzenledikeleri ve ardından uzun namlulu silahlarla ateş açtıkları belirtildi. Teröristlerin roketli ve uzun namlulu silahlı saldırısında araçta bulunan biri yüzbaşı,ikisi er 3 asker şehit olurken, 3 askerin de yaralandığı belirtildi.”
Peki devlet nerede? Peki Genelkurmay’ın yeni çiçeği burnunda Başkanı ne işle meşgul? Ya siyaset erbabı liderler? Hani o konuşunca mangalda kül bırakmayan iktidar ve muhalefet?
Yaklaşık 1996′dan bu yana 30 bin şehidimizi toprağa verdik. Yaklaşık bir o kadar da gazimiz eksik uzuvlarıyla “Vatan Sağolsun” diyorlar.

Ey ahali siz de hiç utanma kalmamış, çocuklarınızın kanının hesabını neden sormaz, neden korkar, sessiz kalırsınız?

YAŞAM DEVAM EDİYOR MU?
Bundan önce 13 şehit verdiğimizde ana muhalefet ancak tatilini yarıda kesti ve gelip birilerine iki söz söyletti. Belli ki iktidar iki önemli işle meşgul! Suriye’ye ABD zılgıtı çekmekle ve Somali’yi Cumhurbaşkanı ve Başbakan eşleriyle ziyaeret edip, aç insanların derdine deva olacaklar! Ya bizim yoksullarımız, ya ramazan bayramını yoksulluk ve yokluk içinde karşılayacaklar? Daha önemlisi Sayın Başbakan İstanbul’u olimpiyatlar için hazır olduğunu ilan etti bile.
TRT Murat Karayılan yakalandı diye kara bir yalan ortaya atıyor. Devleti zorda bırakıyor.
Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’sunda mayınlar patlıyor, bombalar atılıyor ve uzun namlulu silahlar kullanılıyor. Onlara karşı duracak acaba hangi kuvvet olacak? Hazırlanan Polis gücü mü, strateji ve savaş eğitimli moralsiz ordu mu? ABD sıkıştırıyor ki “Suriye üzerindeki baskıyı arttırın”. Ne zamandan beri Clinton bizi yönlendiriyor, yoksa biz bağımsız bir ülke olmaktan mı çıktık?
İşte PKK ile müzakere masasına oturmanın ve gırtlağına kadar borç batağında olmanın sonuçları.
Bilanço ağır: Hem ekonomik yönden, hem dış politikadaki kararsızlık nedeniyle. Hasdal‘da yatanlar bu musibetleri bizden ırak tutan komutanlara yenileri ekleniyor. Liste daha da uzayacak gibi. Muhalefet sessiz, iktidar komşularıyla sorun yaratmakta meşgul ve yakında kapıda Kıbrıs sorunu karşımıza çıkacak. Hiç kuşkunuz olmasın ki Yunanlı’lara Türkiye, yardım elini dostluktan uzatıp, doğalgaz boru hattı ödemelerini erteletmedi.
“Memelektimizin manzarası 19 Mayıs 1919 dan daha vahim değil” demişti. Anıt büyüklüğündeki Paşamız. Asıl doğruları o değil, onu oraya acele getiren Özkök Paşa olmuyor mu? Tüm bu manzaraya bakarak, TSK’lerin mecali kalmadı diyenlere inanmak da yanlış. TSK’leri her zaman kendisini çabuk toplar ve Atatürk devrimlerine sahip çıkar diye düşünmekten sakın vazgeçmeyin.
Laiklik gitti, irtica kimilerine göre yokmuş, ama tarikatlar iktidarın göbek bağı. “Allahın Basını” sözü rahmetli Metin Toker‘e aittir. 1960 yıllarında söylenen bu söz şimdi anlam kazanmıyor mu? Medyaya bakın! Ne demek istediğimi anlarsınız!

Ülkenin hal-i pür melali karşısında elbette bağrı yanık anasını kurtaracak birileri çıkacaktır. Naşka ne umudumuz kaldı ki?

Şimdi soru benden:
“Neden öldürülüyor bu çocuklarımız?”
Sakın bana Vatan için demeyin. Artık inanmıyorum bu sözlere!..

Kurtul Altuğ/AYDINLIK

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget