Bugün 19 Mayıs. Kutlu olsun. Başbakan ve 24 Bakan’ın hepsine birden Bakanlar Kurulu deniliyor. Bakanlar Kurulu, toplandı karar aldı. Onaylasın diye Cumhurbaşkanı’na gönderdi.
Cumhurbaşkanı onayladı.
19 Mayıs “Ulusal” bayramdı.
19 Mayıs “Resmi” bayram yapıldı.
Onu “Ulusal Bayram” olmaktan çıkartıp, “Resmi Bayram” ilan ederek cüceleştirmek istediler. Sıradan bir resmi gün yaptılar. Buna niçin ihtiyaç duydular?
19 Mayıs’ı sevmiyorlardı.
“Baldır -Bacak Bayramı” diyorlar, zorlama bir beden gösterisi olarak kabul ediyorlar, gösterilerini tesettüre aykırı buluyorlardı.
Onu sopa olarak görüyorlardı.
Bir nedeni olmalı
Her 19 Mayıs töreninde, yurdun her yanında “stadyumlarda kız öğrencilerle erkek öğrenciler toplu olarak beden hareketleri yapınca” bu sanki dindar, muhafazakar olan ve içlerinde Atatürk’ü ve devrimlerini benimseyemeyenlerin de bulunduğu kesimin başına vurulan bir sopaydı.
Güç oyunu bozar.
İktidar gücünü ele geçirdiler.
Sopa olarak gördükleri 19 Mayıs’ı alıp bu kez Cumhuriyet’i ve onun devrimlerini benimsemiş olan “laik kesimin” kafasına vurulacak bir sembol haline dönüştürdüler.
Xxx
19 Mayıs, ister “spor aracılığıyla gençlere birey olarak toplum içinde anlam kazandırmayı ve bu yolla toplumsal dayanışmayı yükseltmeyi” hedeflesin isterse de “sporu araç olarak kullanıp bir millet inşa etme seferberliği” olarak görülsün, bunda yanlış olan ne?
Kötü, çirkin, ayıp olan nedir?
19 Mayıs ilk kutlanmaya başlandığı günlerde halkın gönlünde herhalde; Türkiye’nin bağımsızlığı, halkın özgürlüğü, vatanın birliği, bölünmezliği, bütünlüğü ve laikliğin (dini devlet yönetiminden uzak tutmak ve böylece dini kurnaz politikacının, din bezirganlarının istismarından kurtarmak) gelmesini temsil ediyordu.
19 Mayıs bir kaldıraçtı.
Ulusal bilinci yükseltmekti.
Bunda ne kötülük var!
Ulusal bilinci yükseltmeyi “başlarına inen sopa olarak” görmenin ne anlamı var?
Xxx
Zaten ciddi tarihçilerin belgelere dayanarak yazdıklarına göre ““sporu araç olarak kullanıp bir millet inşa etme ve toplumun dayanışma gücünü yükseltmek” için ilk “İdman Şenliği” ya da “İdman Bayramı” kutlamaları Cumhuriyet’ten önce Osmanlı yıkılamadan önce 1916’dan sonra yapıldı. Balkan Harbi’nin ağır yenilgisinden sonra topluma “Türkün Gücü her şeye Yeter” morali vermek ve bu bilinci gençler arasında yükseltmek için o sırada dünyada ilk izci teşkilatını kurmuş Harld Parfitt adlı bir İngiliz Enver Paşa tarafından İstanbul’a davet edildi. Selim Sırrı Tarcan da onun yardımcısı yapıldı.
İzci teşkilatları kuruldu.
O yıllarda gençler, askeri disiplin düzeni içinde askeri güce yardımcı olan sivil örgütler içinde yetiştirilme seferberliğine girişildi. Bu seferberliğin sembolik görüntüsü ise “İdman Bayramı” oldu. Cumhuriyet kurulunca Selim Sırrı Tarcan, Beden terbiyesi Başmüfettişi oldu. Bu kez 19 Mayıs toplumda milli bilinci yükseltme seferberliğinin sembolüne dönüştü.
Bunda ne kötülük var?
19 Mayıs’ı cüceleştirdiniz.
Başınız göğe mi erecek?
(uyan borusu)
Tam 2 ay oldu
Tayyip zengini
4 işadamı buhar oldu!
Size yeni bir haber sunayım: 7.7 milyon Euro teklif vererek “çipli pasaport ihalesini” kazanan Fransız Gemolto firmasının sözleşmesi iptal edildi. Kamu İhale Kurumu (KİK) Yönetim Kurulu üyeleri TÜBİTAK’tan gelen raporu inceleyerek bu Fransız şirketinde defo buldular ve ihaleyi iptal ettiler. Çok iyi de bundan tam 2 ay önce 19 Mart günü “Tayyip Erdoğan dönemi zengini 4 işadamı Kamu İhale Kurumu’ndakilere rüşvetler-hediyeler-para dolu çantalar vererek “devlet ihalelerine fesat karıştırmaktan” aranmaya başlamışlardı. Gizleniyor savcıya ifade vermeye gelmiyorlardı. 2 ay geçti sanki 4 işadamı ve bu “fesat karıştırma dosyası” buhar oldu.
Yorum Gönder