Proje şehit vere vere yürüyor - Hasan Pulur

Terörle mücadelenin başladığı günleri düşünüyoruz, ne kadar da umutluyduk, çok büyük devlet adamlarının nutuklarını dinledikçe ne kadar heyecanlanıyorduk, hele hele “bu iş benim işim!” diye koskoslananları ciddiye aldıkça...
Baktık, her şey lafta kalıyor, akan kanın yerde kaldığı gibi. Her şehit cenazesini “şehitler ölmez, vatan bölünmez!” diye uğurladığımızdan beri.
Bir de “terörle bir yere varılmaz” palavrası yok mu?
Terörle bir yere varılmazmış...
Öyle sanın!
Ha, bir de, önce “Kürt sorunu!” diye başlayıp, sonunda “Milli birlik ve kardeşlik projesine” dönen fiyasko yok mu?
* * *
Hem de ne ne fiyasko!
Habur sınır kapısının taşları şahittir.
Adamlar giyinip kuşanıp gelmiş, sınır kapısında “geçici mahkeme” kurulmuş, “pişmanız!” deseler proje yürüyecek ama, adamlar “bizi buraya Apo gönderdi!” diyor başka laf etmiyorlar.
* * *
Oysa ne hazırlıklar yapılmıştı, her kesimden “malumlar” bir araya getirilmiş, milli birlik ve kardeşlik projesi uygulamaya konmuştu.
Daha doğrusu öyle sanıyorlardı
İşin başında da İçişleri Bakanı Prof. Beşir Atalay vardı.
Beşir Atalay, saygın bir bilim adamıydı, ondan çok umutluydular.
Her umut yeşermez ki!
Sayın Bakan ne bekliyordu ne çıktı?
Habur’a gelenleri bıraksalar, Ankara’ya kadar yürüyüp Çankaya Köşkü’ne çıkacaklardı, gaflet uykusundan çabuk uyanıldı.
Lakin Beşir Atalay projesinden vazgeçilmedi.
Geçen gün gazetelerin sayfalarında kayboldu, bir lafı vardı:
“Milli birlik ve kardeşlik projemiz bütün bu kışkırtıcı eylemlere rağmen devam edecektir.”
* * *
Sayın Atalay bu lafı söylediği gün üç şehit vermiştik.
“Şehitlik” sanki otomatiğe bağlandı, bir gün asker, bir gün jandarma, bir gün astsubay, bir gün subay!
Milli Birlik ve kardeşlik projemiz yürüyor...
Böyle mi?
* * *
Şehitlerden Onbaşı Onur Karakuş bakın ölmeden birkaç saat önce facebook’taki sayfasında neler yazmış:
“Burası ne cennet ne harikalar dünyası. Burası insanların sustuğu, mermilerin konuştuğu, güllerin yerine barutun koktuğu, ırmakların yerine kanların aktığı, kuşların uçmaya, kurtların yaşamaya korktuğu Gabar dağlarının tam ortası. Şırnak Beytüşşebap’tır burası. Batıda şafak sayanların değil tezkereye bir gün kala şehit olanların yeri.”
Milli Birlik ve Kardeşlik projesini şehit Onbaşı Onur Karakuş’a ithaf edelim bari, “Bu projeyi anlayamadan, bunları yazdılar ve şehit oldular” diyor.
* * *
Sayın Başbakan, hiç olmazsa bir tarih veriyor, yüreklere su serpiyor:
“Sabırla bu işi başaracağız. Bu mübarek ramazan gecesinde, ramazana hürmeten biz şu anda sabrediyoruz. Ramazanın bitiminden sonra bilesiniz ki bu ülkede barışın miladı bu barışın ayı ile beraber, bu dayanışma ayı ile birlikte çok daha farklı olacak.”
Bekleyelim, hiç olmazsa gün veriyor, buna da şükür.
Öncekiler, kahve falına bakar gibiydiler:
“Üç gün mü desem, üç ay mı desem, üç yıl mı desem...”

Hasan Pulur/Milliyet

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget