İşte müthiş bir Türkiye gerçeği! - Mustafa Mutlu

Her ilin bir “protokol” listesi vardır. Resmi törenlere, davetlere, kutlamalara ya da karşılamalara katılan il yöneticileri, bu protokol listelerine göre sıraya girer.

Gaziantep’in protokol listesi de şöyle:




***


1) Vali

2) TBMM üyeleri

3) Garnizon Komutanı

4) Büyükşehir Belediye Başkanı

5) Cumhuriyet Başsavcısı

6) Adalet Komisyonu Başkanı

7) Bölge İdare Mahkemesi Başkanı

8-10) Rektörler.

11) Baro Başkanı

12) Rektör Yardımcıları ve İlde Fakültesi Bulunan Dekanlar

13) Vali Yardımcıları

14) İl Hukuk İşleri Müdürü

15) İl Jandarma Komutanı

16) İl Emniyet Müdürü

17) Polis Meslek Yüksek Okulu Müdürü

18-20) Kaymakamlar

21-23) İlçe belediye başkanları

24) MİT Bölge Başkanı

25) Ağır Ceza Mahkemesi Başkanları

26) İdare Mahkemesi Başkanı

27) Vergi Mahkemesi Başkanı

28) Cumhuriyet Savcıları

29) Adli ve İdari Yargı Hâkimleri

30) Noter Odası Başkanı

31) Noter Odası Yöneticileri

32) AK Parti İl Başkanı




***


Bu liste devam ediyor ama gerisini yayınlamıyorum.

Çünkü buraya kadar olan bölüm bana yeter...

AKP İl Başkanı kaçıncı sırada?

Otuz iki...

Siz öyle sanın!

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in Gaziantep Valiliği’ni ziyareti sırasında AKP İl Başkanı Ahmet Uzer birinci sıraya geçmiş!

Diğer zevat ise; listeye uygun bir şekilde onun solunda yer almış!




***


Sakın AKP İl Başkanı Ahmet Uzer’e kızmayın, onu eleştirmeyin...

Çünkü o, fiili gerçeği protokol gerçeğine dönüştürmüş sadece!

“Bu kenti ben yönetirim arkadaş, herkesin amiriyim. Benden habersiz kuş uçmaz Gaziantep’te” demek istemiş!

Gaziantepliler değil, “Bay 32 Numara”nın soluna geçmeyi kendilerine yediren ilk 31 utansın!

Sessiz kalmışlar, tepki göstermek bile gelmemiş akıllarına...

Bunun için utansınlar...

Peki; utanırlar mı?

Tabii tabii...




***


İşte size bir Türkiye gerçeği!

Koskoca devlet erkânı bu halde!

İster ağlayın, ister bu sayfayı kesip, yelpaze yapın...

Bu sıcaklarda en azından biraz olsun serinlersiniz!




***


TASARRUF!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin il başkanlarıyla yaptığı toplantıda vatandaşlara ekonomik kriz döneminde nasıl davranmaları gerektiğini anlatmış:

“Diyelim ki iki seçenek çıktı önünüze... Bir araba, bir de satın almak istediğiniz bir ev... Arabayı almayın diyorum. Sizin için israf olur. Evi alacaksınız, kiradan kurtulacaksınız. Bence bu dönemde lüks bir eve de girme... Verim ekonomisinin gerekliliği bunu ifade ediyor!”




***


AKP‘liler kaygılanmasın; Başbakan bu sözleri her biri lüks, hatta havuzlu villalarda yaşayıp beşer, onar arabası bulunan kendi partisinin yöneticilerine değil, biz sıradan vatandaşlara söyledi...

“Sıradan” olmayan tüm vatandaşlar, özellikle AKP‘liler alıştıkları lüks içinde yaşamaya devam edebilirler!




***


GÜNÜN SORUSU

İngiltere’de yaşayan Türkler, yedi kente yayılan yağmaya karşı birleşmiş ve oturdukları mahalleri sopalarla, döner bıçaklarıyla savunmuş... Sorum ayrılıkçılara:

Sizce Londra’da yaşayan o insanlar evlerini korumak için bir araya gelirken neden, “Sen Kürt’sün ben Türk... O Sünni, bu Alevi” diye kamplaşmayı akıllarına bile getirmediler?




***


Beşiktaş’taki ciddiyetsizlik!

“İnternet Andıcı” davasında hakkında yakalama kararı çıkartılan emekli Orgeneral Hasan Iğsız dün sabah avukatı ile birlikte Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi‘ne gitmiş...

Yaklaşık yarım saat adliye bahçesinde bekletilmiş...

Sonra birisi avukatına demiş ki, “Şimdi gidin, öğleden sonra gelin!”

Onlar da denileni yapmış...




***


General ya da değil...

Bir mahkeme, bir şüpheli hakkında yakalama kararı verince kolluk kuvvetlerine düşen tek görev vardır:

Görüldüğü yerde gözaltına almak!

Ama bizimkiler, kendi ayağı ile gelen sanığı gönderiyorlar!

Lütfen düşünün; ya Hasan Iğsız, sokakta avare avare dolaşmaya “mahkûm edildiği” o beş saatte bilinmeyen birileri tarafından kaçırılsaydı... O zaman, “Teslim olmadı” diye hakkında işlem yapılmayacak mıydı?




***


Görünen köy kılavuz istemiyor; Beşiktaş Adliyesi birilerinin babalarının çiftliğine döndü!

Tamam kardeşim; yetkiniz var, ama yasalarda yazdığı kadarıyla!

Hakkında yakalama kararı bulunan bir sanığı dalga geçer gibi, “Şimdi git iki saat sonra gel” diye geri gönderme yetkisini size hangi yasa veriyor?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı’na soruyorum:

Sayın Başsavcım; bu ne ciddiyetsizliktir?

Mustafa Mutlu/VATAN

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget