Arap Baharı Aldatmacası - Hikmet Çetinkaya
Neoliberalizm Irak’ta ve Afganistan’da aradığını bulamayınca, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde “iç çatışma” yoluyla hayata geçirilirken adı da kondu:
“Arap Baharı”
Güneydoğu’dan gelen şehit haberleri... Yüksekova, Şemdinli, Silvan ve Diyarbakır kırsalında kurulan mayınlı tuzaklar, silahlı PKK militanlarının Bitlis ve Hakkâri’deki kanlı eylemleri...
Silvan, Yüksekova, Bitlis, Hakkâri saldırısının ardındaki gerçekler iyice araştırılmadan, bir sonuca ulaşmak olanaksız.
Yandaş medya Silvan’ı bu süreç içinde çok iyi kullandı. Başbakan Erdoğan’ın Kuzey Kıbrıs’ta Rauf Denktaş’ın yıllardır söylediklerini yinelemesi, milliyetçilik temeline dayalı politikalarla MHP’yi köşeye kıstırması neoliberalizmin amacı doğrultusundadır.
***
Reşadiye saldırısını unuttuk...
O saldırıdan sonra bizim yandaş medya ve liboş tayfa, bu olayı Ergenekon’a bağlayıp şöyle yorumlar yapmıştı:
“Bu işin bir ucu Kandil’de, öteki ucu Silivri’de.”
Bu tür oyunlar sık sık gündeme geliyor...
PKK’nin yaptığı eylemlerin arkasında Silivri’nin olduğu halkın kafasına sokulmaya çalışılıyor.
Oysa Habur’da çadır mahkemeleri kuranlar bunlar değil mi?
Siyasal iktidar, bir yandan Habur’da çadır mahkemeleri kuruyor, PKK militanları askeri giysileriyle şov yapıyor, kimsenin sesi soluğu çıkmıyor, Türkiye’de “demokrasi ve özgürlük” şarkıları söyleniyor.
Unutkan bir toplum olduğumuzu sık sık yineliyorum...
Çadır mahkemelerinde yargıçlara PKK militanları ne demişti anımsatayım:
“Önderin buyruğuyla geldim Türkiye’ye... Pişman filan da değilim...”
***
Bunlar olurken Hizbullah militanları 10 yıllık tutukluluk süresini doldurduktan sonra “tekbir sesleriyle” zindandan çıkıyor, bir hoşgörü ortamı içinde bir yerlere gidip sonra ortadan kayboluyorlar.
Bir yandan İmralı’da Öcalan’la müzakereler sürerken öte yandan MHP’nin altını oymak için “Kürt-İslam sentezi” bölgede siyasal iktidarın seçim aracı olarak kullanılıyor 12 Haziran seçimleri öncesi.
İktidarın borazancıbaşıları AKP’nin yüzde 50’yle tek başına iktidar olmasından sonra, eli kanlı PKK’nin mayınlı, bombalı, silahlı kanlı eylemleri Silvan’da “dönüm noktası”nı oluşturuyor.
13 şehit...
Birer birer şehit düşen Mehmetçiğimiz, polisimiz önemli değil sanki!
İşte tam o sırada gündeme getirilen konu önemli:
“Bu işi asker beceremiyor, polisi devreye sokalım!”
***
Aslında bir ayrışma ve çatışma ortamı yaratmayı, emperyalist güçlerin Irak’ta ve Afganistan’da yapamadığını, Libya’da deneyip başaramadığını, şimdilerde Suriye’de olup bitenleri Türkiye’ye bulaştırmayı hedeflemiş olanlar bu işten kârlı çıkmayı bekliyorlar.
Bakıyorum son aylarda bölücülük filan derken işin içine solculuk hatta komünistlik gibi kavramlar girdi, Stalinist gruplar olduğu yazılıp çizilmeye başlandı.
İlginç bir durum!
Tıpkı soğuk savaş dönemlerini anımsatıyor insana...
Köktendincilik almış başını gidiyor.
İş çığrından çıkmış...
Hizbullah, El Kaide, Taliban’ın salt Güneydoğu’da değil, Ankara, Adana, İstanbul, Gaziantep, Bursa, İzmir gibi kentlerde de örgütlendiğini yapılan polis operasyonlarından anlıyoruz.
***
Gülnar’ın Büyükeceli beldesinde nükleer santral yapımına karşı 700 çevre gönüllüsü gösteri yapıyor bu arada...
Neoliberalizmin çanak yalayıcıları bu tür eylemleri komünistlik olarak görüyor, o santralı Ruslar yapacak olsa bile.
Güvenlik güçleri Hopa’da olduğu gibi onlara da acımasızca saldırıyor...
Olup bitenleri kaygıyla izliyorum...
“Arap Baharı” aldatmacasına sakın ola ki kanmayın...
Benim korkum Türk-Kürt; Sünni-Alevi çatışmasına taban hazırlayan emperyal güçlerin, “Arap Baharı” eylemlerini Türkiye’ye sıçratmasıdır...
Hikmet Çetinkaya/Cumhuriyet
Yorum Gönder