Düşündüm de “Ülkemizin Allahı” Recep Tayyip diyorum vesselam! Demiş.
Evet, demek ki bir ben böyle düşünmemişim diye mutlu oldum doğrusu. Sayın Otyam benden daha cesur yazmış.
Eh, yalan da sayılmaz yani. Zira hiçbir kurum, kuruluş başbakanın isteklerine karşı gelemez durumda kalmış, adeta onun kulu, kulları durumuna gelmiş.
Tayyip Erdoğan elindeki erki öylesine acımasızca kullanıyor ki; artık ona içine şeytan karışmış tanrı demenin daha doğru olacağı kanısındayım.
10 senedir astığı astık, kestiği kestik derler ya, işte öyle yönetiyor Türkiye’yi.
Allah kullarına bu kadar merhametsiz davranmazken Erdoğan’da acıma duygusu körelmiş, yirmili yaşlarda gençlerimizi bilerekten ölüme gönderiyor.
“Yürü ya kulum” dediği zaman yandaşlar Karun kadar zengin oluyorlar ve emrinden çıkmadan biat ediyorlar, gazabına uğrayanlar ise ya Silivri’de ya da Hasdal’da esaret hayatı yaşıyorlar.
****
Şu bir ayda üst üste gelen acı haberlerle milletin içi yanarken Afyonkarahisar’daki cephaneliğin patlaması ile25 şehit haberi de oradan geliyor. Kahroluyoruz… Bir buçuk ayda 60 dan fazla fidanını şehit veren (Dün yine Şemdinli ilçesinde çıkan çatışmada 2 askerimiz şehit oldu, 7 askerimiz yaralandı.) millet olarak tahammülümüz kalmadı. Haklı olarak hata mı, ihmal mi, sabotaj mı diye ülkeyi yönetenlerden ve genelkurmay başkanından hesap soruyoruz.
Elbette soracağız. Köpürsen de, böbürsen de sormak hakkımızdır Sn. Başbakan.
Ölen çocuklar bizim çocuklarımız. Şehitlerin arasında hanginizin çocuğu var?
Diyorsun ki: Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.
İşte biz de dilsiz ve şeytan olmadığımızı kanıtlıyoruz. Neden sinirleniyorsun?
*****
Cephaneliğin patladığı veya patlatıldığı zaman başbakan ortalarda görünmeyip susuyor, birkaç gün sonra da önüne gelene verip veriştiriyor.“Olayı aydınlatmaktan ziyade kurumlara karşı linç hareketi var. Medya ve muhalefet, bir kişinin hatasını kurumun hatasına dönüştürüyor. Kurum personelinin moralini kırmaya yönelik bu girişimler en hafif tabiriyle sorumsuzluktur, alçaklıktır” diyor.
E pes vallahi!
Bu milleti güdülecek davar mı sanıyorsun ey başbakan?
Kendi beceriksizliğini, hatalarını görmek istemeden, sorgulayan halka alçak, şerefsiz nasıl diyebiliyorsun?
Şerefsizdir, alçaktır kelimeleri ağzında sakız oldu sanki. Bunları lütfen söyleme artık sayın başbakan zira ucu sana da dokunuyor.
“Bir zamanlar sağda solda dolaşarak” Benim BOP başkanı olduğumu söylüyorlar. Bunları söyleyenler ispatlayamazlarsa namussuzdur, şerefsizdir. Bu kadar açık ve ağır konuşuyorum.” Demiştin.
Sonra videoya alınmış sözlerin günlerce Ulusal Kanalda yayınlandı ve halen gösteriliyor.
“Hani büyük Ortadoğu projesi var ya Kuzey Afrika’dan Kafkaslara kadar genişletilmiş, biz işte bu projenin eş başkanlarından biriyiz. İşte biz verilen bu görevi yapıyoruz.” Diyorsun.
O zaman kendi kendine Bop eş başkanlığını itiraf etmiş olmadın mı?
Bir başbakan kendisini nasıl bu duruma düşürür?
****
Diyorsun ki kurumların morali kırılıyor.
Kimde moral bıraktınız ki sayın başbakan?
Günlerdir PKK ile baş edemediniz, Türkiye bir alev topuna döndü. Gün geçmiyor ki bir şehit haberi gelmesin bir yerlerde bombalar patlamasın.
Askerin komutanlarını tutsak ettin, bilerekten ordumuzu çökerttin ve bu hale getirdin.
Askerde moral mi bıraktın da şimdi bizlere tafra atıyorsun?
Tutsak komutanların dışında ki komutanlar bizzat senin ağzından emir çıkmazsa düşmana saldıramaz duruma getirildiler. Allah’ın düttür ettiği dağ başlarındaki baraka misali karakollarda düşmanın saldırısı üzerine emir bekler konuma geldiler. Böyle savaş olur mu ya?
Bu ülkede askeri lojmanların önünden bir PKK’lının ölüsü geçirilirken bayrağımız indiriliyorsa bunun hesabını sormayacak mıyız?
CHP milletvekilleri Apaydın Kamplarına, GATA’ya giremiyorlarsa onlar senin emrindeki asker değiller, bizleri temsil ediyorlar. Bu konuda beceriksiz davranmışlarsa ki bence öyle, oraları birbirine katar girebilirlerdi ama ne yazık bunu yapmıyorlarsa, hem onlara hem de bu yasağı getiren hükümete hesap sormayacak mıyız?
****
Her yıl 9 Eylül’de İzmir’in Yunan işgalinden kurtuluşunun yıldönümünde göndere bayrak çekilmesi bir gelenek haline gelmişken bunu neden, niçin yasaklarsın? Kimlere mesajdır bu?Milli bayramları silmeye çalışmanın bu milleti sindireceğine daha çok bayrağına, vatanına sahip çıkma hırsına götürdüğünün, farkında değil misin sayın başbakan?
Ben bu yasağı duyunca gülmüştüm çünkü biliyordum ki gâvur İzmir dediğin efeler diyarı İzmir’e senin yasakların vız gelecektir. Ne oldu? Milleti sokağa döktün ve bayrağımız usulüne uygun olarak göndere çekildi.
Bayrağımız bizim için kutsaldır çünkü o bayrak dalgalandığı müddetçe vatan bizimdir. Rengini bu vatan uğruna can veren ecdadımızın, şehitlerimizin al kanlarından almıştır. Şehit verdiğimiz müddetçe onlara saygı olarak şanlı bayrağımız penceremde her zaman dalgalanacaktır ve onu oradan ancak düşmanım beni yenerse önce öldürür sonra indirebilir haberin olsun ey başbakan.
****
Bir önceki yazımda Hasdal ve Silivri’de olası bir yangında bunca vatansever ne olacak demiş ve o kilitleri kırmak, hepsini özgürlüklerine kavuşturmak istediğimi söylemiştim.Şimdi Ergenekon ve Balyoz davasının yapıldığı Silivri cezaevi yerleşkesinde görevli bir infaz koruma memurunun çok bulaşıcı ve öldürücü hanta virüsü nedeniyle öldüğü ortaya çıktı.
Bu bulaşıcı hastalık oradaki tüm vatanseverlere bulaşırsa bunun diyetini vermen çok zor olur sayın başbakan.
Sn.Necdet Özel için Yani 40-45 yılını bu ordunun değişik kademelerinde hizmet ederek geçirecek, ondan sonra da gelip Genelkurmay Başkanı olacak bir insana, sen kalkacaksın utanmadan, sıkılmadan ‘Hükümete yalakalık yapıyor diyeceksin, diyorsun.
İyi güzel de tutsak ettiğin onca general, muvazzaf asker, aydın uzaydan mı geldiler Türkiye’ye ha? Kendi sözlerinle öylesine çelişkiye düşüyorsun ki sn. başbakan artık sana ne diyeceğimi şaşırdım vallahi.
****
İşinize gelmeyen şeylerin üzerini ne kadar örtmeye çalışsanız Sn. Başbakan, gerçekler uzun müddet saklanamıyor. Sn. Kılıçdar0ğlu yaptığı araştırma neticesinde Afyonkarahisar’daki patlamanın yüzde 99 sabotaj olduğu iddiasını ileri sürdü. Buna göre patlamanın cep telefonuyla gerçekleştirildiği düşünülüyormuş.Bu korkunç patlamanın büyük bir olasılıkla sabotaj olabileceğini asker olmamama rağmen ilk anda ben de tahmin etmiştim. ABD nin koruması altında olan PKK’nın Türkiye’yi kan gölüne çevireceğini TBMM’deki uzantısı olan BDP liler söylememişler miydi?
Halen tehditlerine devam etmiyorlar mı?
Bak Sayın Erdoğan BDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili olarak yargıya 'gerekeni' yapması için talimat verdiğini söyledin ve "Parlamentoda da gereği neyse onu yapacağız"dedin.
Böylece Türkiye’de Allahtan sonra en büyük güç olduğunu da kendi ağzınla itiraf ettin. O zaman mahkemelerin uzadığı polemiklerinden vaz geç, daha fazla beddua alma Silivri ve Hasdal kapılarını açtır. Onca vatanseveri ailelerine geri ver. Senden inayet dilenmiyorum. Çünkü onların suçsuz olduklarını en iyi bilen sensin. Bu vatanın o insanlara ihtiyacı var hatta şu anda senin bile ihtiyacın var zira vatan elden giderse ne şanın, ne saltanatın kalacaktır. Sadece yaptıkların dünya tarihine kara bir leke olarak geçecektir. Artık yeter zulümün bu millete yeter diyorum. Şehit haberi ve PKK ile barış sözlerini duymak istemiyoruz. Nereden inceldiyse oradan kopsun, sen yeterki Hasdal, Silivri kapılarını aç ve zafer nasıl kazanılırmış gör. Bırak askerimiz şanına layık savaşsın.
Tünay Süer
Not: Sevgili okurlarım evde badana tadilat vardı. Badanacıyım diyenler tesisatçı çıktılar ve evi batırdılar sonunda kaçtılar. Tabi bana çok iş düştü geri kalan badanayı ve yağlı boyayı kendim yapıyorum. Şimdi dinlenmek için paydos ettim ve sizlere oldukça uzun yazarken de dinlendim.
İşler beni bekliyor.
Sevgiyle kalın…

Yorum Gönder