Recai Birgün isimli tanık! - Emin Çölaşan

SEVGİLİ okuyucularım,adam önceki gün Ergenekon duruşmasına çıktı ve Prof.Dr.Mehmet Haberal aleyhine tanıklık yaptı! Kim bu adam?
Rahmetli Bülent Ecevit’in koruması Recai Birgün.Aile onu o kadar sevdi ki,sonra DSP’den milletvekili seçtirdi.
Peki bu şahıs mahkemede neler söyledi,söz hakkı olmayan,üç yılı aşkın süredir tutuklu olan Haberal için neler dedi?
Şimdi geçmiş yıllara kısaca bir göz atalım.Yıl 2002 Mayıs.Başbakan Ecevit hasta.Yürüyemiyor,konuşamıyor,kafasını toplaması mümkün olmuyor.Allah kimseyi o duruma düşürmesin.
Devletin en önemli toplantılarına katılamıyor,dolayısıyla başbakanlık yapamıyor.
Günün birinde Başkent Üniversitesi Hastanesi’ne yatırılıyor.Orada gerekli tedaviye başlanıyor ama işin bir de perde arkası var.O günlerde konuyu araştırıp gündeme getirmiştim.
Hastanede görülüyor ki,Ecevit çok kötü beslenmiştir.Evinde sadece kurabiye,börek,çörek gibi hamur işleri yiyip çay içmektedir.Rahşan Hanım’la birlikte eve kapanmışlar,içeri hiç kimseyi almıyorlar.Devlet onlara bir hemşire vermiş,hemşireyi de eve almıyorlar,polis kulübesinde oturtuyorlar! Eve temizlik veya yemek yapmak için gelen kimse yok.Karı koca sadece çay içip hamur yiyorlar.
Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi başlayınca,bu kötü beslenmenin sonuçları görülüyor.Dış dünyadan öylesine habersizler ki,bir gün odaya tepsi içinde yemek getirildiğinde,karpuz da var.Aylardan mayıs! Rahşan Hanım doktorların yanında eşine sesleniyor:
“Aaaa Bülent,bak karpuz çıkmış.”
Sadece bu kadar değil! Doktorlar ve hemşireler,rahmetlinin “Vücut bakımını” da yapıyorlar.Tırnakları kesiliyor,bedeni özel ilaçlarla temizleniyor ve ten rengi ortaya çıkıyor!
Devletin başbakanı bakımsızlıktan acınacak durumda.Bunların tamamını,o günlerde bütün ayrıntılarıyla yazmıştım.
***
Recai Birgün isimli koruma polisi bundan yaklaşık bir buçuk iki yıl önce Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’e gidip ifade verdi.Benim yazılarımı da kendisine belge olarak iletti…
Ve önceki gün duruşmada tanık olarak dinlendi! Peki ne söyledi?
Eğer Başkent Hastanesi’nde yatmayı sürdürürse,Ecevit’e “İş göremez raporu” verilecekmiş! O yüzden hastaneden çıkarmışlar,eve başka doktor getirmişler.
(Ecevit ailesi bu sırada eve yine hiç kimseyi sokmuyor,doktorlara bile kapıyı açmıyordu!)
Peki kimden duymuş bu iş göremez raporu söylentisini?
Hatırlamadığını söylüyor ama söylenti varmış!
Plan çok açık ve net!.. Haberal hoca şöyle suçlanacaktı:
“Ecevit hükümetini düşürmek istiyordu!.. Bu yüzden hastanesinde iş göremez raporu verdirecekti!..”
Belge var mı? Yok!.. Tanık var mı? Yok!..
Plan yerine otursaydı,arkası şöyle getirilecekti:
“Haberal Ergenekoncu ya!.. Ergenekon çetesi Haberal’dan Ecevit’in bu yolla düşürülmesini istiyordu!..”
Bunları utanarak yazarken,rahmetlinin o günlerdeki görüntüsü yine aklıma geliyor.Yürüyemeyen,konuşamayan,kafasını toparlaması mümkün olmayan bir başbakan! Bir kat merdiven çıkamıyordu eve başbakanlık binasına onun için özel asansör yaptırılmıştı!..
Onu  hastanesinde tedavi ettirip beş yıl daha yaşamasını sağlayan ve şimdi mahkemede kendisi ayakta duramayan sağlığı bozuk Prof.Dr.Mehmet Haberal,sadece bu nedenle hapishanede çile çekiyor…
Ve Recai Birgün isimli koruma,şimdi mahkemeye çıkıp Türkiye’nin bu dünya çapındaki hekimi hakkında konuşuyor!
Ne diyeyim?
Ayıptır,yazıktır,günahtır,el insaf,Allah’tan kork !

BU GAZETE
Burada bazen gazetelerin satış rakamlarını veriyorum. Sizler Sözcü okuyan insanlarsınız. Hepinize çok büyük saygı duyuyorum. Ekleri olan, her gün kupon kestirip armağan dağıtan renkli yandaş-magazin gazetelerini okumak yerine 40 kuruş verip bu gazeteyi alıyorsunuz.
Sizler bu ülkede Atatürk ilkelerinin, Cumhuriyet rejiminin savunucusu yurtsever ve yürekli insanlarsınız.
Bu gazete başkalarının yazmadığı, yazamadığı haberleri korkmadan gündeme getiriyor.
Taş gibi sağlam, ödün vermeyen, korkmadan yazan köşe yazarları bu gazetede. Bazıları iktidarın hışmına uğrayıp kovulmuş!..
AKP iktidarının bu gazeteye alerjisi var.
Ancak açık söyleyeyim, bizim gazeteyi en dikkatle okuyan da onlar. Yazılarımızı sözcük sözcük, altını çizerek okuyorlar. Özellikle onların avukatları! Hiçbir Sözcü okuru bizim yazılarımızı onlar kadar dikkatli okuyamaz. Niçin?..
Acaba neresinden, hangi cümlesinden dava açarız hesabının peşindeler!
Medya korkutulmuş, sindirilmiş, ele geçirilmiş durumda. Korkak medya patronları, kendi parasal çıkarları nedeniyle iktidarın emrine girdiler ve o doğrultuda yayın yaptırıyorlar.
Onurlarını yitirdiler.
Yandaş-yalaka medya dediğimiz işte bunlar. Gazetecilik mesleğinin onurunu iktidara satanlar.
***
Bugün size, geçen haftanın gazete satış rakamlarını ileteceğim. Bunlar dün açıklanan resmi rakamlar. Okuyunca Sözcü’nün yerini ve değerini daha iyi anlayacaksınız.
Ek vermeyen, kupon kestirmeyen Sözcü, Türkiye’nin dördüncü büyük gazetesi.
Satış rakamları şöyle:
Magazin gazetesi, kuponcu Posta 450 bin.
Yandaş, magazin, kuponcu, bir zamanların amiral gemisi (!) olan Hürriyet 400 bin.
Yandaş, magazin, kuponcu Sabah 341 bin.
Bunların tamamı her gün bir sürü ek veriyor.
Sözcü 253 bin. (Eksiz ve kuponsuz, sadece gazete.)
Yandaş, magazin, kuponcu Habertürk 228 bin. (Habertürk’e 25 bin fark atıyoruz.)
Yandaş Miliyet 126 bin.
Vatan 92 bin. (Milliyet’e 127 bin, Vatan’a 161 bin fark atıyoruz.)
Cumhuriyet 52 bin, yandaş Taraf 50 bin, Aydınlık 53 bin, yandaş Radikal sadece 27 bin.
Bu listeye iki yandaş gazetenin satış rakamlarını da eklemek gerekiyor. Zaman ve
Türkiye.
İlki, bir milyondan fazla satış gösteren yandaş gazetesi. Oysa bayi satışı sadece 21 bin! Bir milyondan fazla gazeteyi her gün Türkiye’nin dört bir yanında beleş dağıtıyorlar.
Aynı durumda bir de yandaş Türkiye gazetesi var. 128 bin satıyor görünmesine karşın bayi satışı sadece 9 bin!
***
Basın piyasası, satış rakamlarını şişirmek ve bu sahtecilikle daha fazla reklam alabilmek için her türlü hileye açık. Örneğin Sabah, Star, Akşam gibi çeşitli yandaş gazeteler marketlerde, İddaa bayilerinde ve çeşitli yerlerde beleş veriliyor ve bunlar satış rakamına ekleniyor. Gidin Kiler marketlere, isterseniz 20 adet Star gazetesini alıp evinize götürün!
Sevgili okuyucularım, size geçen haftanın ortalama satış rakamlarını verirken, bu piyasada Sözcü’nün saygın yerini bir kez daha vurgulamak istedim.
Bu kurtlar sofrasında, medya patronu olan yandaş para babalarının karşısında hilesiz hurdasız, eksiz kuponsuz, beleş dağıtımı olmayan, ülkemizi karanlığa sürükleyen bir iktidarın karşısına aslanlar gibi dikilmiş yürekli bir gazete.
Hiç kuşkunuz olmasın, bir süre sonra önce 300 bin’i de bulacağız ve gerisi çorap söküğü gibi gelecek…
Çünkü arkamızda sizler varsınız, gücümüzü sadece sizlerden, bu ülkenin yurtsever, Atatürkçü insanlarından alıyoruz.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget