Türkiye’nin gündeminde neler var yoğunluklu olarak?
Bu sorunun yanıtı tek değil...
Pek çok sorunla iç içe yaşıyoruz. Atanmayı bekleyen onca öğretmen var. Seslerini duyurmak için sosyal medyayı kullanıyor öğretmen adayları.
Medyaya bakıyorum, tek satır haber yok...
Son günlerde çocuklara dağıtılan “süt” konusu tartışılıyor.
Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu’na saldırırken onu küçümseyen sözler söylüyor, öte yandan konuyu polise taş atan çocuklara getirip olayı PKK’yle özdeşleştiriyor.
İktidar ve muhalefet...
Türkiye’nin önünde bir sürü sorun var.
Ortadoğu kaynıyor, Suriye’de yaşananlar insanı düşündürüyor.
Mısır, Libya, Tunus...
***
Tahrir Meydanı’nda demokrasi ve özgürlük isteyen yüz binler, seçim sonuçlarından memnun mu? Libya’da NATO katkısıyla Kaddafi’yi deviren Müslüman Kardeşler’in desteklediği aşiretler, çöl insanına demokrasi ve özgürlük mü getirecek, yoksa “şeriat düzeni” mi?
Rusya ve Çin, BM’de Suriye’ye yaptırım kararı çıkmasını engelleyince Beşşar Esad’ın gidici değil kalıcı olduğu anlaşılmadı mı?
Bugün İran, Suriye’nin yanında yer alırken İsrail olup bitenleri dikkatle izliyor, Lübnan Hizbullahı’nın aldığı tavır karşısında düşünmeye başlıyor.
“Hizbullah’ın Suriye rejimini desteklemesi bizim aleyhimizedir...”
Mustafa Kemal Erdemol, Suriye’ye gitti, izlenimlerini Cumhuriyet’te uzun uzun anlattı. Suriye’de sosyal yaşam sürüyor. Geceleri her yer açık. İnsanlar geziyor, eğleniyor.
Türkiye, Suriye’de yaşanan kanlı olaylarda taraf oldu. Şam büyükelçimizi geri çekti. Suriye’de Türkiye’ye ve özellikle Başbakan Erdoğan’a büyük bir tepki var.
Erdoğan’ın bir süredir muhalefete, medyaya, muhalif gazetecilere karşı aldığı tavır bunun göstergesi olmasın.
***
Türkiye laik demokratik bir hukuk devleti değil midir?
Demokratik bir hukuk devletinde farklı sesler olacaktır.
Bunu için de Başbakan ve hükümetin, TSK’nin eleştirilere hoşgörüyle yaklaşması gerekir.
Kimse kimseye parmak sallayamaz, özellikle TSK, gazetecilere, beğenmedikleri yazılardan ötürü muhtıra veremez.
Kimse Türk ordusuna saldırmıyor...
Bir dönem orduya toz kondurmayanlar, hatta “asker gelsin bizi kurtarsın” diye uluorta konuşanları tanıyoruz yakından.
Bunun yanı sıra tüm TSK’yi “darbeci” olarak görüp yerden yere vuranları da.
Şimdi bakıyorum, onlar da askerle birlikte muhalif yazarlara parmak sallıyor.
Eğer Türkiye demokratik hukuk devletiyse konuşacağız, yazacağız, tartışacağız...
İdeolojilerimiz farklı bile olsa demokrasi ve özgürlükler bağlamında sesimizi yükselteceğiz.
Bunda gocunacak ne var?
***
Başbakan Erdoğan başkanlık sistemini Türkiye’de yaşama geçirmek için çabalarken giderek hırçınlaşıyor.
Bana göre başkanlık sistemi Türkiye’de çoktan hayata geçmiş...
Şampiyonluk kupasının Galatasaray’a, Fenerbahçe’nin Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda verilip verilmemesinin gecenin bir saatinde Erdoğan’a sorulması, Başkan Aziz Yıldırım’ın hâlâ Metris zindanında yatması sizleri hiç düşündürmüyor mu?
Nedir bu olup bitenler?
TBMM Başkanı Cemil Çiçek tutuklu milletvekillerinin tutukluluk hallerinin kaldırılması için çabalarken ne oldu da Erdoğan şöyle konuştu:
“Kararı yargı verecek!”
İyi de MİT Müsteşarı Hakan Fidan için bir gecede yasa çıkaran AKP hükümeti değil miydi?
Türkiye bir dönemeçten geçiyor...
Avrupa’da sol partiler ivme kazanıyor, Türkiye’de ise yerinde sayıyor.
***
Suriye’yle ipler kopmuş, İsrail’le kopmuş, Irak’la kopmuş, İran’la kopma noktasına gelmiş.
Türkiye’de yoksul daha yoksul, varsıl daha varsıl olmuş.
Acı ama gerçek, bir sadaka toplumu yaratılmış...
Fotoğraf böyle gözüküyor dışarıdan bakınca...
Başbakan Erdoğan, başkanlık için kolları sıvamış harıl harıl çalışıyor.
Peki, bu sistem Türkiye’de tutar mı?

Yorum Gönder