İptal Başvurusu - Işık Kansu

Lideri, anneler gününü Hazreti Muhammed’in sözüyle kutlamaya özen gösteren CHP’nin, 4+4+4 yasası için Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı iptal başvurusunu okuduk.
Okulları medreseye, öğretmenleri hoca efendiye, öğrencileri de hafıza çevirmeyi amaçlayan yasa için CHP, iptal istemini “şekil” yönünden yapmış.
Dilekçeye göre, yasanın çıkarılış sürecinde muhalefet dışlanmış, yasama egemenliğini oluşturan iktidar-muhalefet dengesi sürdürülemez ve katlanılamaz ağırlıkta bozulmuş, yasama enerjisi gereksiz tüketilmiş. Ülke, iktidar kadar, muhalefetin de ülkesiymiş. Ortak ulusal sorunlarla ilgili temel ve diğer ivedi yasalarda, uzlaşma arayışı denenmeye değer ve çözücü bir yöntemmiş. Bu yasa, hukuku yalnızca bir araç gören, onun üstünlüğünü içine sindiremeyen, sadece gücüne güvenen bir “patolojik zihniyet”in ürünüymüş.
41 sayfalık başvuru dilekçesinde, yasanın, laikliğe de aykırı olabileceğine ilişkin yalnızca tek bir tümceye rastladık:
“Kanun, ihtiyaca ve istikrara hizmet görüntüsü içinde iç hukukumuzu ve Cumhuriyetin ‘demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti’ olma özelliğini tahrip eden ‘talihsiz bir yasama girişimi’dir.”
Cumhuriyeti ve CHP’yi kuran kadrolar; “Tevhid-i Tedrisat Kanunu”nu henüz ulusal Kurtuluş Savaşı’nın dumanları tüterken, Ankara Güvercin Sokak’taki bir evin Maarif Vekâleti’nin Ankara Kalesi’ne bakan bir odasında, gaz lambası altında yazmışlardır. O yasa, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarını ümmilikten (kör cahillik) kurtarıp uygarlığa ulaştırmak, yeni kuşakların özgür ve bağımsız olabilmeleri için öngörülen laik-bilimsel eğitim için atılan ilk adımdır.
Ve bugün CHP, Türkiye’nin yönünü ortaçağa çeviren bir yasanın içeriğini bile bile es geçip “şekil”, “usul” gibi suya sabuna dokunmayan gerekçelerle iptalini istiyor!
Aklımıza ne geliyor biliyor musunuz? Atatürk’ün, idarei maslahatçıların devrimci olamayacağına ilişkin sözü...
Umudumuz Arttı
Ardahan’daydık. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’ne katıldık. Cıvıl cıvıl gençler gördük, umudumuz arttı. Öğretmenler tanıdık, gelecek kaygımız azaldı. Dostlarla bir olduk, bu topraklarda toplumcu ateşin yanmaya devam edeceğine inancımız pekişti.
Tekel 75. Yıl YİBO öğretmeni Perihan Erdoğan’ın öncülüğünde öykü yarışmasına katılan köy çocuklarının gözlerindeki ışıltıya tanık olduk. Kaymakamın son anda yer vermemesine karşın “Bayro’nun Listesi” adlı oyun ile tiyatroyu, gülmeceyi Çıldır ilçesine taşıyan meslek yüksekokulu öğrencisi Deniz Dark ve arkadaşları; Pelin Parlak, Hediye Akın, Murat Özkaya, Kervan Aktaş, Demet Aktemur, Uğurcan Arpaçay, Candan Çağlak, Ahmet Aydın, Özlem Mandallı, Okan Korkmaz, Murat Özkan, Aykut Yılmaz, Yalçın Akgül, Gürkan Özkan’ın becerileri ile övündük.
Alper Akçam’ın metnini yazdığı “İnayet Turizm” adlı oyunu, üniversite öğrencileri Ardahanlı Erkan Çimen ile Diyarbakırlı Murat Fidan sahneye koymuştu. Oyuncuların hepsi de öğrenciydi: Tuba Alan, Alev Gümüş, Sedat Hanoğlu, Durak Dündar, Adem Şahin, Öznur Çelik, Ömer Faruk Yıldırım, Selin Rençber, Kübra Demir, Benhur İlkay Alan, Baran Morkoç... Düşündürdüler, güldürdüler, epeyce de alkışlandılar.
23 Şubat İlköğretim Okulu’ndan öğretmen Cevdet Deli’nin öğrencileri ve Ardahanlı şair Erbay Kara’dan şiirler dinledik. Deniz Dark, Suat Yılmaz, Ozan Livaneli, Alper Çoban, Benhur İlkay Alan’dan oluşan Grup Zemheri de yöreden türküler, şarkılar söyledi; eğlendik.
Sarıçam fideleri diktik, Dursun Akçam’ın adı orman olsun diye... Köyü Ölçek’te düğüne gittik; kadın-erkek, çoluk çocuk halay çektik.
Dursun Akçam Kültürevi, Alper Akçam’ın öncülüğünde, Ardahan’ın olgun, uygar, güler yüzlü, birlik ve dirlik sağlayan çatısı olmuş. Değerlerimizi, okulumuzu, yurdumuzu köhne kılmak isteyenlere inat.
19 Mayıs Farkı
Tarih 19 Mayıs 1966. Yer Ankara 19 Mayıs Stadyumu. Türkiye Milli Talebe Federasyonu Başkanı Yücel Akıncı konuşuyor:
“Kurtuluş Savaşı bir istilacı kuvvetle bir müdafaa savaşı olarak değerlendirilemez. 19 Mayıs tarihi, dünyada emperyalizmin sömürdüğü, ezdiği milletlerin nasıl kurtulacaklarının örneğidir. Yani bir devrin sonu ve hümanist bir devrin başlangıcıdır.
Kara düşünceden medet uman, onu himaye edenler Türkiyeci olmayan kuvvetlere bel bağlayanların Anadolu Kurtuluş Savaşı’nda da nasıl hareket ettiklerini hepiniz bilirsiniz. Bugün Türkiye’de çarpışan düşünce Anadolu Kurtuluş Savaşı düşüncesi ile o zamanın hilafetçi düşüncesidir. Zihniyetler aynıdır, siyasi ortam aynıdır.”
Bugünden bakıldığında Akıncı’nın çizdiği tabloda pek bir değişiklik yok. Tek bir farkla:
Stadyumda değil böyle konuşmak, hani neredeyse 19 Mayıs’ı kutlamak bile yasak!

Başkan
Başkanlık sistemi için anayasa değiştirmeye gerek yok. Fiilen uygulanıyor zaten.
Futbol kupasının nerede, ne zaman verileceğine de başkan babamız karar veriyor.

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget