Bu çete; darbeci Kenan Evren'in ruhunu taşıyor.
'Asın, vurun, öldürün, yok edin!' diye çığlıklar attılar.
'Fenerbahçe'yi asmazsanız UEFA bizi mahveder!' diye korku pompaladılar.
Organize işler polisinin işbirlikçisi gibi çalıştılar. O organize polisin el altından sızdırdığı idam fermanını 'Belge' diye yazdılar.
Organize polisten, özel yetkili savcıdan özel belgeler alıp bunu AKP muhaliflerini yok ettirmek üzere yayımlayan polis gazetecisi Şamil Tayyar; bu operasyonu Ergenekon işine dahil ettirmeye bile kalkıştı.
Fenerbahçe düşmanları; Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'ün spor işine neden el attığını hiç sorgulamadılar. Suçlananların; masum olabileceğini hiç düşünmediler.
Savcıdan ve polisten daha şiddetli bir 'Asın!' havasına girdiler.
Bu işin önderliğini iktidarın emrindeki yandaş medya yaptı.
Kimse; 'Yahu bu iktidara ait basın, Fenerbahçe'ye hücum ediyor; acaba işin bir de siyasi boyutu mu var?' diye düşünmedi.
AKP'li vekiller; bakanlar; 'Fenerbahçe'den kazandığı kupayı geri almak için,'ince ayarlı çalışmalar' yapıyoruz!' dediler de kimse 'Siyasetçinin açıkça taraf olduğu bu operasyon hukuksal olamaz.' bile diyemedi.
İktidarın açık yandaşı medya gibi; Haber Türk'te, Doğan Medya'da Fenerbahçe'yi linç ettirecek yayınlar yapıldı. Bu medya organlarının spor sorumluları açıkça savcı olup ceza kestiler.
İŞTE SİZE KARAR
Bu yandaş medya ile sözde merkez medya; savcının ve özel polisin tek yanlı; sadece telefon konuşmalarına dayanan uyduruk iddianamesini abartarak, şişirerek Fenerbahçe'ye ağır cezalar verilmesi için didinip durdular. Eski TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar; Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'ne gitmesini engelleyerek kulübe en az 45 milyon Avro zarar verdi.
Geldiğimiz noktada; dosyaları inceleyip şüphelilerin ifadelerini da alan ve maçları, gözlemci raporlarını dikkate alan Etik Kurulu; Fenerbahçe'yi ve onun başkanı Aziz Yıldırım'ı suçsuz buldu.
İş bu kadarla kalmadı. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) da dün açıklanan raporunda Fenerbahçe'nin ve Aziz Yıldırım'ın şike yapmadığına karar verdi.
Fenerbahçe mali yönden muazzam zarara uğradı ama asıl 11 aydır uğradığı insafsız saldırı ile yaşadığı psikolojik ve sosyal linç ne olacak?
Fener düşmanı çete acaba özür dileyecek mi?
Ama onlardan bunu beklemiyorum. Çünkü onlar; polis gazetecisidir; siyasetten esen rüzgara göre yön değiştiren bu kuklalara sadece acıyorum.
EY ÖZEL YETKİLİ MAHKEME!
Siz ki, özel yetkili savcının sadece telefon konuşmalarına dayanan iddianamesini kabul ettiniz.
O konuşmaların bile çarpıtılarak yorumlandığını hiç önemsemediniz.
Daha da kötüsü; futbol maçının sonuçlarını etkileme iddiasını 'silahlı çete' kurulduğuna çeviren iddianameyi kabul ederek; sizi hiç ilgilendirmeyen bir davayı yürütmeye başladınız.
Sanki sadece Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım suçludur; anlamında baştan bir kabul içine girdiğiniz; verdiğiniz ara kararlardan anlaşılıyor.
Futbol maçlarını inceleyen bu iki kurulun verdiği 'Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım suçsuzdur.' kararından sonra toplanıp da 'Bu dava bizim özel yetki alanımızda değildir.' anlamında bir karar alacak mısınız?
Eğer; bu işe kanunu zorlayarak el koyduğunuzu; yanlış bir davayı yanlı belgelerle yürüttüğünüzü anlar ve ona göre bir karar verirseniz; biz de sizin tarafsızlığınıza inanacağız. Yoksa; tarihe sıkıyönetim dönemi mahkemelerinden bir mahkeme gibi geçeceksiniz ki bunu hak etmediğinizi kararınızla göstereceğinize de inanıyorum.
TRABZON HÜZNÜ
Sevgili Trabzonlular! Sizi, Fenerbahçe düşmanlığı ile oyalayıp kandırdıklarını acaba fark etmekte misiniz?
Ve; Fenerbahçe ile mücadele etmeyi savaş çıkarmaya çevirmenin Trabzonspor'a büyük zararlar verdiğini görebiliyor musunuz?
Ben; Trabzonspor-Fenerbahçe dostluğunun geliştirilmesi için iki tarafa da itidal tavsiye ediyorum.
Pazar gecesi çıkan olayların sorumlusu ise; o maçı yöneten o hakemdir.
Hakem; sahadaki şiddete izin vermeseydi; seyirci Zokora'yı taklide kalkışmazdı.

Yorum Gönder