Bugün 19 Mayıs.
17 Mayıs gece: Mesleksel alışkanlıkla TV’lerde ana haberleri izliyorum.
Saat 18.45. Show TV. Yılların eskittiği “anchorman” Ali Kırca’nın haber bülteni.
“Düğün sahiplerinin elini kolunu bağlıyordu” diye başlıyor haber.
“Bundan böyle; türbanlı, sakallı, cüppeli, sarıklı, takkeli vb. gibi çağdaş olmayan kıyafetlerle düğünlere gelenler de orduevlerine girecekler” diyor.
Ali Kırca’nın yorumu: Devrim!
Saat 19.00. Kanal D. “Anchorman” Mehmet Ali Birand’ın ana haber saati.
Aynı haberi ayrıntılarıyla izleyicilerine duyuran Birand da, Kırca’nın yorumuna katıldı: “Devrim gibi”.
Dün sabah: Bütün gazetelerde MSB’nin “Orduevleri, Askeri Garnizonlar, Sosyal Tesisler Yönetmeliği”ndeki değişiklik içeren haberin başlığı, orduevlerinde artık türban, cüppe, sarık, takke serbest!
Ortak üç ses: Birand-Kırca ve manşetinde “Orduevlerinde devrim” diye yorumlayan dinci Akit!
Yaşasın karşıdevrim! Kahrolsun devrimler!
***
Erkek seslerine kadın sesleri eklendi.
Atatürk’ün çarşaftan kurtardığı, erkekle eşitliği, seçme seçilme haklarını bahşettiği kadınlar neredeyse zil takıp oynayacaklardı ekranda.
Dört Bir Taraf programında Nazlı Ilıcak’la Nagehan Alçı, gerine gerine birbiri ile yarıştılar yönetmeliği övmekte.
Biri aldı sazı eline, eski yönetmelik “çağdışıydı” dedi. Öteki değişikliği “çok hayırlı” buldu.
Karşıdevrimin daha sonraki aşamasında türbanlı, sarıklı, cüppeli hâkim, doktor, öğretmen neden olmasın demeye hazır her ikisi de!
***
Bugün hangi 19 Mayıs’ı kutluyor Türkiye?..
Atatürk’ün ulusal savaşı başlatmak amacıyla Samsun’a çıktığı 19 Mayıs’ı mı?
Yoksa dokuz yıldır aşama aşama adını ve eserlerini silmeye çalıştığı Atatürk’ün bu ülkeyi sarıktan, türbandan, çarşaftan, takkeden, tekkelerden, tarikatlardan, cemaatlerden, şeriat softalarından kurtaran devrimlerine RTE’nin karşıdevrimlerini mi kutluyor Türk halkı!
Karşıdevrimin son aşamasında: Bu iktidar: 19 Mayıs’ları anlamına yaraşır biçimde kutlanmayı engelledi.
Orduevlerindeki çağdaşlık anlayışını yok eden yönetmeliği uygulamaya koydu.
RTE’nin yönettiği karşıdevrim sürecinde; laikliğin, öğretim birliğinin, hatta dil, şapka devrimlerinin içerikleri de biçimsellikleri de darbe üstüne darbe aldı.
Dün orduevlerinde de kılık kıyafet karşıdevrimini uygulamaya aldı.
Sıra geldi; bir zamanlar Atatürk’ün ordusunun “çağdaş olmayan kıyafetler” diye, orduevlerine, garnizonlara girmelerini yasakladığı türbanlı, takkeli, cüppeli, sarıklı kişilerin TBMM’ye milletvekili sıfatıyla teşriflerine!
Bugün 19 Mayıs.
Utanmasalar, sıkılmasalar TV’lerde köşe başlarını tutanlar: “yaşasın karşıdevrim ve karşıdevrim ustası RTE” diye haber ve yorum yapacaklar!
***
İki soru:
MSB (Bakan İsmet Yılmaz) kıyafet yönetmeliğini RTE’nin bilgisi, hatta emri olmadan hazırlayıp Resmi Gazete’de yayımlayabilir mi?
RTE, geçen günlerde baş başa üç saat görüştüğü Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’in olurunu ve onayını almamış olabilir mi?
Elbette hayır!
***
Bir zamanlar Genelkurmay Başkanı Org. Doğan Güreş’in, “Başbakan Çiller tak diye emrediyor, şak diye yerine getiriyorum” diyen ünlü sloganı, yıllar sonra yine gündemde…
…ama ne yazık ki karşıdevrim uygulamalarıyla yürürlükte!

Yorum Gönder