Bir Pazar Günü - Cüneyt Arcayürek

Ne Fransa’da, Yunanistan’da, Sırbistan’da, Ermenistan’daki seçimler, ne de artık kimilerine, CHP’ye eleştiri kıvamını aşan RTE’nin yaptığı konuşmalar, iki büyük derbi maçını gölgeledi.
Geçen TFF sonradan adı süper finale çevrilen play-off sistemini icat etmese, rakiplerine 9 puan fark atan GS; önceki haftalar 2011-12’nin şampiyonluğunu kutlayacaktı.
GS’nin Beşiktaş’la 2-2 berabere kalmasından, FB’nin Trabzon’u anasının ak sütü gibi helal bir galibiyet kazanarak 3-1 mağlup etmesinden sonra, GS İkinci Başkanı Dürüst, isyan ve öfkesini, haklı olarak, “Bu oyun sezon başından beri kurulmuştu, biz de bunun figüranı olarak hizmet ettik” diyerek dile getirdi.
Bu gerçek bir yana.
Pazar gecesi oynanan maçlar Türk futbolunun başka yönlerini, kimilerinin gerçek yüzü ve kimliğini ortaya çıkarması açısından önem taşıyor.
Pazar günü Trabzon’da yaşananlar, hiç kuşku yok futbol tarihimize kara bir gün diye yazılacak.
***
TV’lerde kulüpleri ve taraftarların öfkesini çekmemeye özen gösteren, ne şiş yansın ne de kebap örneği yorumları bir yana bırakalım.
Trabzon’da yaşananları Cumhuriyet spor sayfasında gerçeği yansıtan manşetiyle iki sözcükle özetledi:
“Cehennemden FB çıktı!”
Diğer gazeteler de Trabzon’daki maçın 90 dakikasını, maç öncesi, maç sonrası yaşanan dramatik olayları yansıtıyor.
Dört sayfa ayıran Hürriyet: Pis zenci dediği için ceza yiyen, hatta maç öncesi elini uzatan Emre’nin kasıklarına tekme vuran Zokora’nın hareketini “hadım etmeye yönelik” diye irdeleyen Erman Toroğlu’nun saptamasını manşete almış: “Adam öldürmeye teşebbüs!”
FB’li Semih’in, devre arası olayları ayırmaya giderken “Görmüyor musunuz güvenlik elemanları bize saldırıyor” dedi diye, Trabzon Başkanı Sadri Şener’in “ağır küfrettiğini” söylüyor.
Akşam gazetesi manşette “Şener’in küfrünü öğrendik” diyor: “Tabii s..eceğiz sizi!”
***
Hürriyet’in üçüncü manşeti: “FB’yi taş da tekme de durduramadı.”
Ayrıntılara göre maçtan sonra FB’liler “öfkeli kalabalıktan” polis sayesinde kurtuldu. Camları kırılan otobüsün şoförü “Ben canımı sokakta bulmadım” diye görevi terk etti. FB’liler havaalanına iki polis otobüsü çevresinde koruma arabalarıyla gidebildi.
Milliyet: GS sallandı ama puan kaptı. Fener gerilim filmini zaferle kapadı. Süper final cumartesiye kaldı.
Aykut Kocaman’ın yorumu: “Oyun dışında nefret, şiddet, öfke, her şey var!”
Vatan: Savaşın galibi FB.
Hakem Kamil Abitoğlu’nun hakemliğini sorgulayan başlık: “Düdük bile utandı.”
FB’ye alana giderken silah doğrultuldu.
Posta: Sahaya yabancı madde yağdı. Maç sık sık durdu. Ancak FB durmadı.
Sözcü: Cehennemden cennete.
Diğerleri maç sonuçlarını veriyor, süper final Saracoğlu’na kaldı diye ortadan başlıklarla idare ediyorlar...
Hakem Kamil Abitoğlu’na gelince; inanılmaz hatalar içeren yönetimi birkaç köşe yorumluyor. Yazılarında; Tayfun Bayındır, “Vukuatları saymakla bitmez”… Ömer Üründül, “Cinayetin adı” diyor.
***
Cumartesi günü FB galip gelir, GS puan hesabı geride kalırsa; yine şampiyon olacağını, Trabzon’un ise süper finali üçüncülükle noktalayacağını söylüyor.
Her iki takım da TFF’nin şike konusundaki kararlarını bir an önce, hatta cumartesiye kalan final maçından önce açıklamasında ısrar ediyor.
Neden? Zira FB’nin şike yaptığını kabul edecek olan TFF’nin; FB’nin 12 puanını silmesini bekliyorlar...
Böylece GS şampiyon, Trabzon da gerilerden ikinci olacak!
Pazar günü izlenen olayları takım tutmaktan bir an olsun vicdanlarımızı azade kılarak yorumlar ve eğri otururken doğruyu konuşmayı yeğlersek:
Acaba diyorum; bir takımın başkanı, yöneticileri ve taraftarlarıyla büyük sıfatını taşıyabileceğini ve dört büyüklerin varlığından ancak o zaman söz edilebileceğini içerecek olası bir yorum, yine öfkeyi, hiddeti çağrıştırır mı?

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget