Balbay’ın ‘Denizleri’ - Hikmet Çetinkaya

Duyguların köreldiği, intikam, öfke, kin, nefret tohumlarının boy verdiği bir dünyada yaşamak zor...
Zor demokrasiyi, özgürlükleri içine sindirmek...
Demek ki bugünleri beklemişler, bir zaman dilimi içinde hep bu zulmü ve baskıyı yaşama geçirmek için kafa yorup düşünmüşler.
Gün onların!
Özgürlükler onların!
Sözde halk adına yapıyor gibi gözüküyorlar, ama amaçları belli:
Gerçek aydınları, yurtseverleri, solcuları, devrimcileri ezip geçmek, onları yaftalayıp zindanlarda çürütmek, kendi ideolojilerinde olmayanları sürüm sürüm süründürmek...
Yaşamı, sevdayı, tutkuyu, aşkı, umudu, sevinci unutturmak...
Ulusal Bağımsızlık Savaşı’nı unutturmak, Aydınlanma Devrimi’ni tarihin çöplüğüne atmak.
Çiçekler kadar masum çocukları kendi ideolojileri doğrultusunda yetiştirip “dindar nesil” aldatmacasıyla “kindar” kuşaklar yetiştirmek...
***
Zaman zaman umutlarımızı yitiriyoruz yaşananlar karşısında...
Zamanın izniyle bağırıp tırmanırken bir dağın yamaçlarında, vaktin rüzgârıyla buluşuyoruz.
Yılgınız!
Kaygılıyız!
Göllerin sularını döndüren bir el arıyoruz, yıldızlı gökyüzünün çalacağı saati beklerken.
Thamos’un düşlerini anlatmasını beklerken, zamana yakalanıyoruz ansızın...
Türkümüzü söylüyoruz, Deniz’ler gibi zincirlerimizle.
Seviyoruz yaşamı, mücadeleyi ne denli yılgın ve umutsuz olsak bile...
İlkyazın sürgün verdiği mavi bir günün sabahında İstanbul’dan Ankara’ya giderken, son gölgelerini düşünüyorum hayatın.
Bolu’yu geçince bir kır kahvesinde, yemyeşil olmuş ağaçların yapraklarının kımıldanışı, özgürlüğün sesini getiriyor bana.
Elimde Mustafa Balbay’ın ve Nedim Şener’in kitapları...
***
Balbay 1160 gündür Silivri zindanında tutuklu, Nedim ise bir yıla yakın tutuklu kaldı...
Biri içeride, diğeri dışarıda...
Balbay’ın son kitabı “Denizlerin Davası - Halit Çelenk Anlatıyor” (Cumhuriyet Kitapları).
Halit Ağabey’i 90 yaşında sonsuzluğa uğurladık...
O bizleri seyrediyor gökyüzünden...
6 Mayıs 1972’de idam edildi Deniz, Yusuf ve Hüseyin...
Halit Ağabey üçünün de avukatıydı...
Hukuksuzluğun derinliğine nasıl inilir?
Balbay demir parmaklıklar arkasında yazdı bu kitabı...
Hukuk adına 40 yılda aldığımız yol ne kadar?
Günümüze ışık tutuyor.
Nedim Şener, “Baba Seni Neden Oraya Koydular?”da (Doğan Kitap) gerçeklerin tutuklanamayacağını, bir gazetecinin kendi doğruları yolunda yürürken asla ödün vermeyeceğini anlatıyor...
Zindanda yatanlar duyguları yoğun yaşar...
Solcular, sosyalistler, devrimciler 12 Mart ve 12 Eylül’de ne duygularını sattılar ne düşüncelerini...
Sonra ne olduysa oldu, birden dönekler çıktı ortaya...
Egemen güçlere tutsak, vahşi kapitalizmin güler yüzü küreselleşmede hayat bulan hainleri tanıyorsunuz...
***
Emperyalizmin amacı solu ve devrimcileri darmadağın etmekti ve bunu başardı...
Sol neden yükselemiyor, sosyalistler niçin bir araya gelemiyor? Sosyal demokrat bir parti olduğunu söyleyen CHP niçin sermaye-emek çelişkisini öne çıkaramayıp birbirini yiyip bitiriyor?
Yılgınlığımız...
Ürkekliğimiz...
Sevgimizi çoğaltmamız gerek “kindarlara” inat...
Var mısınız, yok musunuz?
Açıkça söyleyin!
Zamanın da izniyle oynayıp konuşan çocuklar görüyorum Ankara’ya geldiğimde...
Karl Krolow’un ırmak kıyılarındaki mavi tebeşir evlerini düşünürken, sesleniyorum size:
“Çiçekler kadar temiz çocukların özgürlük türkülerini duyuyor musunuz Türkiye’nin dört bir yanından gelen? Ey, Aydınlanma Devrimi’nin getirdiği değerleri tarihin çöplüğüne atmak isteyenler!.. Ey, emeğin örgütlü gücünü yok etmeye çalışanlar!.. Sesimizi duyuyor musunuz?”

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget